Metin Eloğlu, Pastırma Yazı
Dedim ya benim aşklarımın doğusu buraBura benim yarınımdan sakınan tel telBura işte ilkyazından irkilip huylandığımDedim ya gün batmadan kunnamaz çakal Işıtmaz solutmaz bir aşkın doğusu […]
Dedim ya benim aşklarımın doğusu buraBura benim yarınımdan sakınan tel telBura işte ilkyazından irkilip huylandığımDedim ya gün batmadan kunnamaz çakal Işıtmaz solutmaz bir aşkın doğusu […]
Sorumluluğunu almadığımız hiçbir şeyde hak talep edememe hali, toplumların ve devletlerin kuruculuk şiarıdır. Hak talep edebilmenin maliyeti yaşamın da asli unsuru olarak ön plana çıkmaktadır. Temelde […]
Yılın Kelimesi mi, Yılın Vicdanı mı? Türk Dil Kurumu’nun bu yıl için masaya koyduğu kelime listesi, alışıldık bir “yılın kelimesi” seçiminin çok ötesinde duruyor. Bu […]
ZİFİRİ: Karanlığın Derinliklerine Yolculuk Hazır mısın? Turan Duman’la birlikte insan ruhunun en gizli, en karanlık köşelerine nefes nefese bir yolculuğa çıkıyoruz! “Zifiri, Karanlıkta Bırakılan İz”, yalnızlığın […]
Anarak buruşuk memelerini bezgin günleringeçiyordum hüznün arkalarındandöşümde şehrin ahengini bozan ay resimlerive geceyi korkutarak durdurantasarımlar.Geçtim kara yağlar sürünerekkara yağlar sürünerek büyüdümcani bir kadınla yattım ve […]
Çünkü insan, sevdiğini geride bıraktığında yalnızca bir kişiyi değil, kendi içindeki bir versiyonunu da geride bırakır. O eski sen, o hikâyeye aitti. Şimdi, boşlukta yeniden […]
Durum tespiti: Biliyorum, kocaman bir gürültü gibi uğuldayan bu insanlık arasında hala pipo içenler var. Makine tarafından yazılmış bir iletinin yerine kokulu mektuplar alsa daha […]
Bu yıl X eleştiri şenliklerinde edebiyat camiasının zihinsel algoritmasına yönelik bazı gözlemlerim oldu. Biraz gölgede kalmış eski tüfek solcu bir yazar, (Türkan Çiğit’ti sanırım adı, […]
Sevda Dursun’un hazırladığı Şubat Tutulması, 28 Şubat sürecine dair bugüne kadar yeterince görünür olmamış, hatta çoğu zaman bilinçli bir sessizlikle geçiştirilmiş hikâyeleri bir araya getiriyor. Kitap, […]
Ömer Erdem’in Çocuğu Gezdiriyorlar adlı kitabı, ilk bakışta gündelik olanın içinden konuşur gibi yapıyor; ama kısa sürede okuru, gündeliğin ardında biriken ağır sorularla baş başa bırakıyor. Bu […]
9 Aralık 1929 Milliyet Gazetesi UÇURTMALAR Rüzgar çıktı. Bir çocuk başı gibi oynak, afacan bir rüzgar, Etrafında güneş kadar temiz, ay kadar donuk bir sessizlik […]
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak…Sular sarardı… yüzün perde perde solmakta,Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta… […]
Dün fena sıkıldım akşama kadar;İki paket cigara bana mısın demedi;Yazı yazacak oldum, sarmadı;Keman çaldım ömrümde ilk defa;Dolaştım,Tavla oynayanları seyrettim,Bir şarkıyı başka makamla söyledim;Sinek tuttum, bir […]
gök inidir güneşin bıraktığı gece evimizesana duyup uyuduklarımızladaha deniz öğledikneneden ninnice ıssızçın çın uğurlubir yankıda tutulutan yeri başımızın üstündeşimdi iki kelimelik çık kışı toprağı arası […]
Kırılgan Sesler Atlası: Parlak’ın Gölge İnsanlara Yazdığı Sessiz Mektubun Sessizce Okuması Şehirlerin gürültüsü, insanın kendi iç sesini bastıran mekanik bir uğultuya; ruhu yavaş ama ısrarlı biçimde […]
Gri bulutlarla kaplıydı kaç gün havalar ama bugün hava açıktı. Bulutlu havaları seviyordum, çok güzelromantize edebiliyordum bu havalarda kendimi ama kapalı günün ardından gelen yumuşak […]
Biliyorum saçlarından dökülenlerin adını. Yıldız… Yıldız değil yılgınlık diyeceksin,onu da biliyorum. Yalnızlık diyeceksin. Beni bir çölün ortasında terk ettiler,diyeceksin. Su yoktu, ben de kan kustum […]
İzdiham yazarlarından Yasin Kara’nın yeni deneme kitabı Lando yayınlarından çıktı. Aytekin Ali’nin editörlüğü yaptığı kitap, Yazarın üçüncü deneme kitabı. İlk baskısını geçtiğimiz ay (Kasım 2025) […]
Sundurmalarında bile soluk bırakmadıkları şehirlerin dilinden Montevideo’dan mesela, uzaklar arasındaki en uzağın hakkında Gitsem çok sıkılırım kesin, kalsam kendimden başlayarak böyle iyi Nefes almam gerekliliğinden […]
Sevgili Huzursuzluğum, Toplu Şiirleri Bülent Parlak’ın, ilk şiir kitabı ile aynı adı taşıyan, yeni ve son şiir kitabı Sevgili Huzursuzluğum (2025), şairin bütün şiirlerinin bir […]
Biliyorum, sadece benim başıma gelmedi ama benim de başıma geldi. Allah’ın beni var ederken nefsimden umudunu kesmediği ve koşulsuz sevdiği bir can idim. Ancak kulları […]
Edebiyat ile sinema, insan deneyimini anlatmanın iki ayrı dilidir; biri kelimelerin sessiz laboratuvarında derinlik kazandırırken, diğeri görüntülerin hareketli sahnesinde duyguyu yayar. Yoko Ogawa’nın “Profesör ve […]
Heidegger ‘in kulübesi neden gereklidir? Heidegger ‘in kulübesi, dağ başında inşa edilmiş bir sığınak değil; insanın kendine dönmek için kazdığı bir kuyu gibidir. Betonun, gürültünün, […]
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanı, hem edebi hem de felsefi açıdan derinlikli bir yapıt olarak, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Tanpınar bu romanda, bireysel huzur arayışını […]
Kimsesizlik duygusunu tatmak zordur. Bir şeyleri yapmak isterken tam olarak olması gereken teşvike ulaşamamakta. Yapboz ile uğraşırken sona doğru geldikçe fotoğraf ortaya çıkmaya yeltenir. Parçalar […]
Kuşağının yaşadığı değişimleri şiirlerinde daha yerel bir perspektifte sunan Gökçe Özel; içsel ve sosyolojik meseleleri şiirinde kendine özgü bakış, ses ve tavırla aktarıyor. Gökçe Özel’in […]
Koşarak metroya yetiştim. Kapılar kapanmadan kendimi vagona attım. Nefes nefese kalmıştım. Oysaki bir yere de yetişmiyorum. Neden acele ettim ki? Bazen sebepsiz yere hızlı hareket […]
“Doğru yaşamak herkesin idealidir…” diye başlayan bir sorgulama, bizi insanın binlerce yıldır sormaktan vazgeçmediği bir yere taşır: Doğru yaşamın bilgisi nereden gelir? Tanrı’dan mı, insandan […]
Cümleyi nereye kuralım, sokaklar hayli eski,yenisi fazla evlerin odalarından geçtim, cümlekapıları bile yok! Balkonu kursak da önceyükseğe çıkarsak cümleyi, temiz bir dizeçıkmaz ya kirli bir […]
Bir şehre misafirdim. Oteller doluydu, yolculuk çetin. Sokaklar hiç değildi tekin. Güvende olmak için Ellerimi başımın altına yastık yaptım. Dün gece ben bir mezarlıkta yattım. […]
Bir mütercim, münekkit ve mütefekkir olarak Cemil MERİÇ “Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar. […]
Şehrin ortasından denizlere açılan bir mavilikte Elimde birkaç anı, dilimde gurbet türküsüyle Söze adınla başlayıp adınla biten sessizlikte Ruh üflüyor küllerime martılar Ne güzeldi bakışlarımdan […]
Ben aslında dizi izleyen biri değilim. Sert, gerçekçi ve toplumsal arka planı güçlü konulara ilgi duyan biri olarak, İtalyan sineması ve dizileriyle ilgilenmeyi yıllar önce […]
“Her kitap bir yol gibidir: Önce kalbimizden geçer, sonra bizi hayal ufkuna götürür. Bu yüzden ben okumanın gerçek amacını yalnızca bilgi edinmekte değil, insanın kendi gönül […]
Bir evin içinde herkesin bir rütbesi, bir koltuğu, bir kutsalı vardır. Anne, duyguların bakanıdır; ağladığında yağmur yağar, sustuğunda kıtlık başlar. Baba, erişilemeyen bir sultan gibidir. […]
“Sınanmamışlığın kibiri” diye bir cümle okudum. Her şey, bu cümleyi “sınanmışlığın kibiri” olarak yanlış okumamla başladı. Cümleyi yanlış okuyup, olayı büsbütün yanlış anlayıp, bunlar üzerine […]
Roesia bestesi esen rüzgârın çıldırtan sesi Yağmurun umarsız yağışı arsız şarkısı Susmuyor içimde Roesia sesin İsrafil nefesi Yüzümü buluta çiz iri damlardan aksın Yüzümü görme […]
haftasonu akşam üzeri güzbir bankta ankara’da parktakapıyor hava yağmur salıncak bulutlar kalsa da ben gitsemboz göğün kuru ıslığı gazeliotursana yanıma kendin gibi ta sabahtan belliydi […]
Yüzümde, imdatları çağıran eski baharların buruk gülümsemesiyle yürüyordum. Şehir griye bürünmüş, sanki tüm duvarlar, kaldırımlar, gökyüzü hepsi benim içimdeki kasvetle anlaşmış gibiydi. Sıhhiye’den geçiyordum. Her […]