Wilhelm Schmid, Aşk kitabından bir bölüm
“Birisi bana aşkı açıklayabilir mi?” Bu soru nicedir dudağımın ucundaydı. Ama sorabileceğim kimseyi tanımıyordum.Benim sorunum, bir şekilde her şeyin ters gitmesiydi. Bir yandan da aşkın […]
“Birisi bana aşkı açıklayabilir mi?” Bu soru nicedir dudağımın ucundaydı. Ama sorabileceğim kimseyi tanımıyordum.Benim sorunum, bir şekilde her şeyin ters gitmesiydi. Bir yandan da aşkın […]
Açık denizde dev dalgalarla boğuştukları aylarca süren fırtınalı deniz yolculuğunun sonunda o sabah, Anakara’nın güneybatı körfezine özgü yumuşak rüzgârın o tanıdık kokusuyla uyandı. Kendine özgü […]
Van Gogh’un akıl sağlığından söz edilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez sol kulağını kesmekten öteye gitmemiştir, […]
Karışır kıpkızıl acılarla çocuğun alnı Daha cıvıl cıvılken düş arıları yüzünde bozbulanık Yatağına yaklaşır alımlı ablaları Zarif parmaklarıyla tırnakları gümüşten Oturturlar çocuğu pencere kıyısına Geniş […]
Azametini kaybetmiş dökük sarayların, çorabındaki deliği saklar gibi gökdelenlere olan mahcubiyeti takdire şayandır. Sıradaki pardon inatla sahilde ev almaktan vazgeçip kırsala taşınan efsane dedelerden tüm […]
Son iki yıldır gördüklerimizden sonra, hiçbir doğruluğun, doğrudan doğruya ya da dolayısıyla, bir adamı öldürtmeye hakkı olacağını kabul edemeyeceğimi söylediğim bir gün, düşüncelerine zaman zaman […]
Çıplak olarak ölü bulunduğunda Romy Schneider’ın avucunda sıkışmış bir kağıt parçasından babası Wolf Albach-Retty’nin bir zamanlar kendisine yazıp bir yaş gününde hediye ettiği şu sözler […]
Bana şöyle diyordunuz: «Yurdumun büyüklüğüne paha biçilmez. Onu büyük yapan hiçbir şeyin anlamı olmayan bir dünyada biz genç Almanlar gibi, uluslarının gücünde bir anlam bulanlar […]
Uçmaklara uçanlara uçuşa Bu çok fazla İlk sendin elini tutunca ayakları yerden kesilen Hep aynı kalmanın laneti üzerinden gitti İlk uçuşundu ya da kaçıncı acemiliğin […]
“Merhamete bakışım, sözlük anlamıyla acıma duygusundan ibaret değil. Maddi dünyayla ilişkisi kesilmiş son derece manevi kalmış bir hali var merhametin” diyen Zeynep Arkan dokuz yıl […]
O sabah ana mektebinin bahçesinde fevkalade bir telaş ve canlılık vardı. Talebe bayramı günüydü. İlk ve orta mektepler, kafile kafile marşlar söyleyerek sokaklardan geçiyor, şehrin […]
Hadiye’ye Mektuplar, Reşat Nuri Güntekin’in yaklaşık on beş yıllık bir süreçte karısına yazdığı mektupları bir araya getiriyor. Yıllarca müfettiş olarak ülkenin her yerini dolaşan romancı, […]
İki sene evvel bir iş için Fransa’ya giden bir arkadaş anlatmıştı. Eşya olarak bir bavulum vardı, bir de ahbaplarımdan birinin Marsilya’daki bir dostuna gönderdiği […]
Pavese, Malcolm Lowry. İkizlerim. Gece de sonsuz değil, kötülük de. Ben de denedim. Lav fokurdarken, gidip geldim delilikleri. Bin vampir besledim şuramdaki inde. Sövdüm […]
Bana bakarken göz bebeklerin büyüyor. Belli ki ben senin nazarında, oldukça ilginç ve bir o kadar da parlak bir şeyim. Bence, bana öyle bakma. Çünkü […]
Çok az şey saklamışım yaşamımda; ne bir fotoğraf var ilk aşklardan ne bir mektup, dostlardan beş on tane; şunları yazmış Stockholm’den Demir Özlü 1983’te: […]
siyahın gezginiyim: her gün daha derine yanar akşamla caddede vebalı lambalar, bezgin, sıkıntıyla bakar herkes benzerine; redingotlarıyla mumya gibi otururlar iş yerlerinde, kahvelerde. ve akar […]
Avusturyalı yazar ve muhabir Stefan Zweig, 28 Kasım 1881’de Viyana’da doğdu. 18 yaşına geldiğinde, Viyana Üniversitesi Felsefe ve Edebiyat Bilimleri Fakültesi’ne girdi. Yüksek öğrenimini burada […]
Gözlerimi açtım. Bahar gelmiş. Bahar! İnanılmaz ama olmuş işte. Ağaçları tutmuş, karşı dağları. En son denize değmiş ucu. Yosunların keyfi gelmeye başlamış. Su böcekleri, karides […]
“ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode dünya kocaman bir köy, en iyi sigara malbora…” —Ah Muhsin Ünlü Günümüzde ne kadar Doğu’ya […]
Kendimi hep bir rasyonalist olarak düşünürüm ve bana göre bir rasyonalist, insanların rasyonel olmasını isteyen kişidir. Rasyonellik günümüzde birtakım sert eleştirilere uğramış bulunuyor; öyle ki, […]
Çünkü gök sıkıntıyla ağar rüzgâr buruşur, bir yaprak düşer ve kaçıyordur solgun mavilikte maviler ve al geyikler. İşte altın ve kara akıntılar: analar, yitirilmiş resimlik […]
Fırlatıp atanlar var. Saklayanlar var. Evlerini düzenli olarak talan edenler var ya da onu, bir aşkın en gizli köşesi olan bir anıya çevirenler. Ve saklayanlar […]
Sevgili Ekmeleddin Amca, Öncelikle, neden Bey, Beyefendi, Sayın gibi sıfatlar kullanmadığımı belirtmek isterim. İsmi Ekmeleddin olan birine ancak bu gider diye düşündüm. Yani siz Hulusi […]
Her zaman dürüst biri olduğunu, bununla da gururlandığını biliyorum. Ama kendine tek bir soru sor: İnsan niye gerçeği söylemek zorunda? Bizi böyle yapmaya zorlayan ne? […]
Bülent Parlak “İzdiham” sitesini dergiye çevirdi, ikinci sayısında genç, dinamik, parlak bir hüviyete ulaştı. Umarım böyle devam eder. “İzdiham” sadece internet ve dergi yayımı değil, […]
[Prag, 9 Ağustos 1920] [Cumartesi] Pazatesi Öğleden Sonra (Aklım Fikrim Cumarteside) Bugün sabah yazdığım mektuptakinden daha fazlasını söylemesem, bir yalancı olurdum; üstelik sana, senin karşında […]
1- Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen 2- Gökyüzünde bir bulut 3- Bitlis’ te beş minare 4- Biri yazlık, biri kışlık iki […]
Aynalara söylediğim cümleleri gözlerine ağıt yakma imkanı bulsaydım. Bulsaydım birkez daha ölürdüm. Ölürdüm çünkü ölmek, bir tür ağıt yakmaktır, elbette Kürtçe. O gün onca kitabın […]
Merhaba, “Olmasını istersin olmasından korkarsın.” Ne ilginç bir ruh halidir. Olsun diye duaya dua eklersiniz; ama aynı zamanda “ya olursa”nın endişesini de duyarsınız. Zira olduktan […]
Burası çocukluğumun her mısrasını aruz ölçüsüyle kaldırımlarına yazdığım, inançsıza bile şükür sebebi olabilecek kadar güzel kadınların geçtiği, yalanlarını bildiğim en dürüst insanların yaşadığı sokak. Bu […]
İstanbul’a en yakın Anadolu denir Adapazarı’na. Bu tabiri bir arkadaşımdan duymuştum fakat yaygın, anonim gibi gelmişti kulağıma. Evet, neticede Adapazarı net şekilde taşradır: Merkeze, İstanbul’a […]
Eğitimli ve bilge kişilerin ortaya koydukları akla dayalı bilgi yaşamın anlamını reddederken büyük insan kitleleri, bütün insanlık, bu anlamı akıldışı bilgiyle algılıyordu. Bu akıldışı bilgi […]
“Hayat böyledir işte; kendi kaderiniz üzerinde bahçeden toplanıp fırında pişirilen sebzeler kadar bile söz hakkınız yoktur.” “..Ben o tür bir insan değilim elbette. Karşımda birisi […]
Pişmiş el sadece bir kahramanlıktır. Van Gogh’un akıl sağlığından söz edilebilir, o ki, hayatı boyunca sadece bir elini pişirmiş ve bundan başka da bir kez […]
Oysa dalda sallanan bir kağıt parçasıydım. Okulun koridorlarında çarpa çarpa soluğum, sürüklenen, 35 yaşında aftan dönmüş bir adam. Her gün iş yeri mahlûkunun ağzından can […]
Mektup ne güzeldir” Lâedrî “İnsan niye mektup yazar? Ya yüz yüze gelince anlatmak istediklerini açık açık söyleyemiyordur, ya da o ikinci kişi uzaktadır, onunla yüz […]
Geçen haftadan beri hayatımın pek bir anlamı yok gibi geliyor. Ne yazılarımı okutacağım birisi, ne sabah güldüğümüz birisi, ne de balkonda kuşları yemlediğimiz birisi var […]
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta […]
24 Ocak 1962’de aramızdan ayrılan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın mezar taşı üzerine en bilinen şiirinin iki dizesi işlenmiştir: “Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında.” […]