Mustafa Aydoğan, Acemi
I. Sesimi duyuyorum bazen… müthiş bir şey! Bazen kendimle konuşuyorum… müthiş! Çocuklar geçiyor yanımdan şaşırıyorum Tutup öpüyorum kendimi çocuk kalsın için Acemi sevdalarım çağırır telaşlandırır […]
I. Sesimi duyuyorum bazen… müthiş bir şey! Bazen kendimle konuşuyorum… müthiş! Çocuklar geçiyor yanımdan şaşırıyorum Tutup öpüyorum kendimi çocuk kalsın için Acemi sevdalarım çağırır telaşlandırır […]
Ruhunu kendime özel mülk edindiğimden beri Az kapitalist, çok liberalim Kollektif paylaşımı tüm kıskançlığımla reddediyorum Gözlerin tüm mal varlığım Vergisini göz yaşımla ödüyorum Tüm hak […]
kapı aralığı Yanmak ile yanmamak arası Sönük yanan lamba.. Mum bizim değil bırak onu ellerim Romantiklik bizim değil geçelim onu Bak yine kekeme kelimeler Çatiyorum […]
geceleri rüyamda tanklar icat ediyorum, acı yitiriyorum, yerine yeni acılar koyup. sakıncalar üretiyorum fabrikalarımda öylece çekip gitmen sakıncalı mesela. salınarak geçiyorsun idam çeşmesinden ve galeyana […]
Bırakalım bu rengin zamparalığını Dur bak musalla ile kargalar arkadaş Elinde süpürge topluyor yaprakları Sakallarından kar dökülen bir ihtiyar Ekmek arayan başıboş köpekler Artık gün […]
I. dikkatimi dağıttığında kuşlar ben ona uyarım yürümek isterim yol bitmesin çünkü merhametli kokumu biliyor yıldız çekiyor bana gelip geçen buluttan bu gidişle göğü okumakla […]
Sayın ölü, Bir zamanlar bu zamanda bulunmuşluğunuz Eski teknoloji bir yüke dönüşmüştür Satılması, üzerinden para kazanılması Bu şartlarda mümkün görünmemektedir Güzel adınızı aramızdan alın Hanımefendi […]
Göğe bakmak gibi bir şeydi anlaşılan Açık mavi bir göğe, gündüz yıldızları olan Sana bakmak gölde kayık olmaktı Kış günü köy evinde soba olmaktı bir […]
Bir ideolojidir seni sevmek, Körü körüne bağlanılacak bir duygu ya hu… Sen bilmezsin, Eskiden kalma insanlar vardır, Hani şu her şeyin hemen eskimediği devirlerden… Sevmenin […]
Bir ceset ayaklandı hedm edilmiş mezardan Yanında şafakları, huysuz atları sürür Acz şahlanır elinde, ağaç sararır ardan Asırlardır değişmez, aynı şehrahda yürür. Alalanmış hiddeti tüm […]
Melek Paşalı’ya Bana durgunsun diyorlar İnsan soyu dünyadan çekildi de Bir sen mi kaldın yeryüzünde Çenende unutulmuş bir elin Burda değilsin, fotoğrafta gibisin Kar yağarken […]
Ne deniz ne ağaç ne kaldırımlar güle söyler yağmur bildiklerini çare yok doğuştan kekeme bahar çabuk okuyamaz ten şiirini İnsanlar şarkılar gibi çiğneyip sonra tükürürler […]
Hayatın kaç bucak olduğunu hakkında Fikri yoktu savruk figüranlar mektebinin Kaçıncı sahnede hangi oyuncunun aynası eksik Tez konusu idi bunlar Sahici olmayan tıknaz şahitlerin ise […]
Ellerimle bir yangın başlatmak üzreyim Yaşadığıma tanıklık edemeyecek kadar yorgunum aslında Kim bilir ölmekten usanmış olduğunu saçlarımın Beklemekten vazgeçin beni artık Tenine heyecan vermeyen el […]
Duygu Sezer hazırladı. *“ …’Hadi biraz dalga geçelim!’ diye başlardı. ‘Gülmek kurtarır bizi. Gülmek besler, gülmek kuvvetlendirir! Kızarmış kuzu, çalkanmış yumurta, turfanda yemiş gibidir gülmek.’ […]
Yoksulun hazanda giydiği paltosuyum, Bu gece yalnız bırak, kirlendi abdest suyum Ve kirlendi oyuncaklar, bak yine çocuksuyum. Bağcıklarım neden bağlanmıyor sevgilim? Testere dişlerinin bu keskinliği […]
Yürekten sevdiğim, Sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana katlanamıyorum. Kısa süreli ayrılıklar […]
Bir kömür, bir uzak, bir kara, bir derin, Ellerin, yeraltında yitmiş kocaman ellerin. Yıllarca çalışırsın, gündeliğin on lira, Açsın, susar kuyular bağıra bağıra Ko yamyassı […]
Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir sürü olayların dönüşü […]
Hiç mi kurdum yokmuş benim sizinkiler gibi Beni halayınıza dahil edebilecek bir sebebim bile yokmuş, kahretsin -Ama kurtlarınız ne kadar sevimliymiş hanımefendi Onları neden döktünüz- […]
Hepsinin gelmesini bekleme; Bir kişi gelmeyecek. Sen alışmayasın diye, Korkmayasın diye, Düşünesin diye… Kendine yetmen için… Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde Sen kaçmayasın diye. Gelenler gitmeyecekmiş […]
“Her birimizin hiç hatırı sorulmamış kıyıları köşeleri var. Kim bilsin bu kadar girintisi çıkıntısı olduğunu içimizin!” (Gökhan Özcan) Kaç cümle biliyorum içimden kurmuşum da […]
Beni, gözlerin götürür Gözlerin Aşkla, acıyla… Kuşatmışlar Sesimi, soluğumu Kesilmiş Tuz-ekmek payım Vurgunum Ve darda, Gözaltındayım. Dal, kor keser Penceremde açarsa Kuş, vurulur Üzerimden uçarsa. […]
artık geri dönüş yok kızım hayat, sonsuz bir uğultu gibi, ardından iteleyecek seni. ama unutma kızım, hayata sırtını dönüp ağlamaktan hep daha iyidir insanlara has […]
Bana bozgunu sen yaşatırsın Bulutsuz sıcak bir yaz gününde bile Ki gökyüzü maviliğinden emin olmamıştır bu kadar O kadar berrak ve o kadar durgunken gönül […]
Bazı insanlar der ki insan çamurdan yapılmıştır Zavallı adamcağız kas ve kandan yapılmıştır Kas ve kan ve deri ve kemikler Zayıf bir zihin ve kuvvetli […]
Ne yapmanız mı gerek? Başvurunuzu tamamlayın Ve özgeçmişinizi ekte yollayın Ne kadar çok yaşarsanız yaşayın Özgeçmiş kısa olsa iyi olur. Az ve öz, iyi seçilmiş […]
Sıramıza kâğıtlar bırakıyor hocalar Doldurun diyorlar aşağıdaki boşlukları Her boşluğu isminle doldurmak geçiyor içimden İçimdeki boşluğu doldurmak gibi bir şey Aklım gördüğüyle yetiniyor, Kulaklarım bir […]
na baba çocuğu doğduğu zaman, âdet, Akıllı olsun ister. Oysa akıllı olduğum için değil mi, Başıma gelen bunca belâ? Ondan işte şimdi bütün dileğim, Budalanın […]
Yerin derinliklerinden geldiler, ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle, ne kadar diplere bastırılırsa o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin. Ağır ağır geldiler, karanlık sarnıçlardan […]
I İmgelem yetisi, arzunun sihirli ve yıkıcı güçlerinden yararlanarak, eksik kalmış birçok kişiyi, tümüyle doyurucu bir varlık biçiminde geri gelmelerini elde etmek için gerçeklikten dışarı atmaktan […]
artık hiçbir yerde kaydım yok bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde sayı fazlasıyım altın kentlerde ve yeşeren taşra yörelerinde. Vazgeçilmişim çoktan ve hiçbir şeyle anımsanmamışım. Yalnızca […]
Friedrich Nietzsche’ye Bir ben biliyorum Yorgun gözlerinin altındaki halkaların Ebemkuşağı olduğunu ve İstediğinde yedi renk bakabileceğini Siyah saçlarındaki akların aslında Hırçın dalgaların gelgitlerinden oluşan Köpüklerin […]
”Broch, Joyce’tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius’un Ölümü, Ulysses’ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır. ” George […]
Bir balık çırpınışıdır Musallayı çatlatacak olan Ki “an” darmadağın kasnaklar halinde Gerilmektedir bedenime Buna Şilililer geberiyor Buna birden silahsızlanıyorum. Benim doğuştan ölmeye hakkım vardır sabina […]
1) Müslüm Gürses – Kimsem Kalmadı 2-) Ferdi TAYFUR – Sevda Yelleri 3-) Esengül – Zalim 4-) Gülden KARABÖCEK – Ben Olmalıydım […]
Yorgun musun? Yattın mı? Uyu— Düşünme beni. Ben ki Hiç düşünülmedim senden önceleri. Senden öncesi: Düşüncesi kızgın kumlara serpilen Azgın yellerle savrulan Bir damla gibi— […]
Sevmek mi güzel sevilen mi neyse bu konulara hiç girmeyelim Seni görmek güzel her halükarda her anlamda her gün Ya görmesem, güzellik kime gider nereye […]
KUCAK Sabahın en faraz cilvesi Ağustosa verdiği iki damla su Ve tüllerine saklanmış yol. Yeni bir rüzgâr alıp dalgalarını, Savuracak naftalin dolu sandıklara Senin alnında […]
SON Alıp başını git Mustafa, – nereye? İnsan, ait olduğu yere kalbine dönmeli, demeliydi babam, demedi. Bu şehri terk et Mustafa, – Nasıl? Ellerini ve […]