Özer Turan, Ez-an
Ya kalkıp gitmeliydim artık, ya da bir şey istemeli. Soğuk bir akşamdı. İçeriye girdim. Balkonda oturup bir sigara bir çay içip kalkacaktım. Etrafta her elin […]
Ya kalkıp gitmeliydim artık, ya da bir şey istemeli. Soğuk bir akşamdı. İçeriye girdim. Balkonda oturup bir sigara bir çay içip kalkacaktım. Etrafta her elin […]
Müzik hayatına 1-0 önde başlamasını sağlayacak kadar karizmatik bir ismi vardı aslında; Tolstoy romanlarından fırlayıp gelmiş bir kahramanı andırır gibiydi gerçek adı: Angel Jordanov Kapsov. […]
Şimdi tek ihtiyacım olan bir kalem. Bu bir aşk hikâyesi değildir. Bu, bile bile mahvoluşun hikâyesidir. Başlarken bitişi belli olan ender hikâyelerden biri sadece. Ufak […]
Çok bildik bir hikâye vardır: Büyük insanlardan birisi talebeleriyle dolaşırken yol kenarında hiçbir şey yapmadan oturan bir adam görür ve selam vermeden geçip gider. Dönüşlerinde […]
Bir akşam kapıları çalındı. Aslında kapı çalınmaz, çalan zildir. Kadın kapıyı açtı ve hiç de şaşırmamış bir karşılama merasimi geçirdikten sonra annesi ve erkek kardeşiyle […]
Arada sırada ve uzaklarda, kendi mezarında bir banyo yapmak gerek. Şüphesiz, her şey çok iyi, her şey çok kötü, şüphesiz. Yolcular gelip geçiyor, büyüyor çocuklar […]
Kış gelmekte. Sessizliğe ve sarıya bürünmüş yavaş yapraklarla devredildi bana o muhteşem yazdırım. Kardan bir kitabım, geniş bir el, bir kır, bekleyen bir çemberim ben, […]
Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim Şöyle diyebilirim: “Gece yıldızlardaydı Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler” Gökte gece yelinin söylediği türküler Bu gece en hüzünlü şiirleri […]
Soruyorsunuz: Ve nerede leylaklar? Ve gelinciklerle örtünmüş metafizik? Ve onun sözlerinde çok sık gümbürdeyen ve boşluklarla ve kuşlarla dolduran yağmur? Bana olan biten her şeyi […]
nerelerdeydin diye sorarsan “hep eskisi gibi”, diyeceğim. toprağı örten taşlardan söz edeceğim, sürdükçe kendini harcayan ırmaktan; ben yalnız kuşların yitirdiklerini bilirim, gerilerde kalan denizi bilirim, […]
değil yalnız deniz, değil yalnız kıyı, köpük, güçleri boyu nağme nedir bilmeyen kuşlar, değil yalnız şurada buradaki kocaman gözler, değil yalnız yaslı gece ve gezegenleri, […]
Yüzü yere düşmüşler artık yenilmez. Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ve nerede asar o kendi sarı pantolonlarını? Doğru mudur güzün beklemekte olduğu […]
Ben hep acı içinde yaşayan bir adamım! Bu sıkıntı âdeta kendimi bildiğim anda başladı. Belki daha dört yaşında yoktum. Ondan sonra yaptığım değil, hattâ düşündüğüm […]
İşte orada Mescid-i Aksa Orada inceden inceye bir ağrı Süleyman mülküne gözyaşı düştü Nasıl da kalbinde fırtınalar kopmuştu Belkıs’ın Nasıl da düşmüştü yola ilk mektup […]
Öğrencilerin ev sahiplerine isyanını dillendireceğim. Gözlerim bağlı değil hiçbir elim türkü dinlemeyip hiçbir elimi bu şarkıya dahil etmeyeceğim. Ellerim çünkü bir kavgada en çok kullandıklarımdır. […]
cins donmamış olan beni taşıyamaz o halde bu ırmak beni taşıyamaz gözüm pek bir yabanın ardılı pek bir yabancının dikeni gözüm benim ya da yolun […]
bir mızıkam olaydı zafer şarkıları çalaydım bir kulunç gibi gireydi saçlarıma gece saçlarım en çok geceleri ağarır çünkü saçlarım saçlarım her sonbahar biraz solgun biraz […]
Dedim ki: Lütfet Diz kapaklarıma dokun Okyanusları yeniden keşfedeyim. doğmuş bulunmakla hüzne bulaştım insanlar, evet onlar ki hep tanış oldukların beni ne kadar da anlamamışlar […]
Unutmak; ikna etmek dünyayı dönmekten yorulduğuna. Akrebini öldürdüğüm yelkovan kadar yalnızsan, içliysen bir nardan daha fazla Tedirgin parmaklarımdan kıpkızıl mutsuzluğuna Gereği neyse en fiyakalı […]
Gözlerim yaşa bir türlü doymuyor. Satır satır beyan ediyorum, ülke ekonomisi ile ters orantılı seyreden matematikten bağımsız anılarımı. Sanat müziği literatürüne kendimce kazandırdığıma inandığım bu […]
göz ucuyla yüzdüm dünyanın derisini ömrüm kısaladursun bir başka kıtaya, kutbuna yıldızların kırlangıçların süzüldüğüdür yaşamak dediğin, yerde. sıtmaya tutulmuş siyah, bu matem, bu mavi… bir […]
“Vasiyetimdir: En güçlülerinden seçilsin Beni taşıyacak olanlar. Ahtım olsun, Yükleri ağırlaşsın diye iyice, Tabutumun içinde tepineceğim.” Didem Madak Çocuğun uykusu ağır düşleri ıslak saçlarından […]
kapalı havalarda kapatılsın sokaklar umutsuz insan istilasına. sonra yasak edilsin gökyüzü, sığınağını sapa yerde bırakmış serçelere. ve bütün pencere kenarlarından toplatılsın çiçek vazoları; birazdan düşecek […]
Salı günü, Metin aradı. “olum yeter artık ne olacak bu senin halin? Tamam Melike seni terk etti ama bunun için dünyaya küsülmez ki be kardeş. Kaç […]
Zeki Demirkubuz’un bir filmini izlerken acıktığımı fark ediyorum. Usulca mutfağa yönelip en basit yoldan bir makarna yapmak istiyorum. Soyut olmayan tenceremizin içine son derece […]
Anne karnından şartlı tahliye ile ayrıldığının bilincinde olan ben, seküler hayatın tüm aşırılıklarına lanet ediyorum; çünkü, yaşadığımız yüzyılın getirdiği bereketsizliğe bakarsak yaşatmaya gönül vermeyen öldürmeye […]
Karaborsalarda topladım eteğinden düşen taşları Rükûda yıllarca, ”Amma da yaptın ha” deme, Eyer de taktılar semer de gözlüksüz idare edersin dediler. Ceddime neler okudular […]
BİR melek doğruluyor kadının gözlerinden. Sizin gayet tabii bildiğiniz bir türkü ve birçok türkü dolanıyor suyun kenarına,pırıl pırıl… Defterlerin en kıvrılmaya alışık kenarlarına ve de […]
sana bir tablo sözüm var allı-morlu kız sana çaput ağacı dilek bezleri sana monet ve mukaddime kırlı bayırlar sonra çilek ekmeği kimsesiz kahvaltılar sana dümdüz […]
Nerden bakarsan elinde kalıyorum.. Öyleyse bırakma / sarıl.. Bahar geçti de / ben yaprağa nasıl söylerim, ağlarken düştüğümüzü.. Madem öyle, saati ayrılığa kur, çalmadan gitmiş […]
Bir ozan seviyor sizi dişi bir meşe olmak hakkı tanıyor size yüz tapınaklı bir ırmak gezgin bir kuyrukluyıldız bir ozan seviyor sizi alıştırmak için sizi […]
“Hiç dostun kalmayınca, sarsılmış bir ömrün basamaklarından, görüşüme gel ne olur.” Ahmet Kaya* Annemin cebimde bulduğu intihar mektuplarına diyecek söz bulamıyorum artık. Uzun iç çekişlerinin […]
Vazoya baktı ve çıktı. Bu ülkeye geldiğinden beri yolunda gitmeyen tek şey geceleri boğazını bir mengene gibi sıkan ve onu ölüyormuş hissine kaptıran öksürüktü. Merdivenleri […]
Özellikle Nazizm sonrasında yeni bir kimliğe bürünen etik kavramı, günümüz dünyasına gelinene değin düşün alanında gitgide daha fazla yer kapladı. Her şeyden önce insan hakları […]
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa […]
Gün bitti, elindeki güller de soldu anımsanacak neler kaldı bugünden paylaşılmış olan nelerdi sımsıcak belki bir türkü söyleriz geceye karşı saçlarını tarazlayan bir şafak olur […]
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten Karda izler bırakıyorum avcılar peşime […]
Büyük aşklar yolculuklarla başlar ve serüvenciler düşer bu yollara ancak Onlar ki dünyanın son umudu soyları tükenen birer çılgındırlar Ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında […]
Bu kent öldürüldü diyorlar Kurşuna dizildi bir gece yarısı Hayaletler geziniyormuş şimdi Sokak aralarında ve caddelerde Baykuş tüneği olmuş alanlar Ve yarasalar uçuşuyormuş… Silah ve […]
Göz değil bunlar kesinlikle değil irin gibi bir nefret akıyor sadece Dudaklar yok burun yok alın yok yüzü yok bu mumyalanmış yüzün Ölümün rengi gri […]