Cahit Zarifoğlu, Yaşamak’tan bir kısım
Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer […]
Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz. Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer […]
Bir duruşu olmalı insanın,bir bakışı, bir anlayışı,bir aşkı, bir davası olmalı.Gökyüzüne bakmayanlarınkalbi daha çok kirlenir.Ve insan en çok göğe vurgun.Sonra zifiriliğe, şiireve hep Allah’a….Uçmayı öğrenmeden, […]
Saray illerine yürüdüm her hana asılmış resmimKapılarda biliniyorum adım ünleniyor çinilerdeKadınlar geçiyor omuzlarında gözyaşı bezleriyleGörünen ne! duvar yüzlerinde kemer taşlardaİnen çıkan vinçler kayan ışıklar künklerToprağı […]
SabahtırAlkışlar geceninSıcak damları sükûn yapılarıylaAydınlatır bir ucundanKahvaltı sofrasında çay tasını Düzgün uysalIşıklı bir de ağızGizlice götürür hücreyi bütüneVe akla her gelen telgraf telindeÖpüşür iki güvercinİncelmiş […]
bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yağmur sıcağı gibiöptüm sonsuz gidişinden. saçlarının seyriyle seni yolları aşklara davul çalıp çağrılmış yalnızlarla dolduranakrepleridir duygunun. karanlık ordulara güneşsiz […]
HızırYumuşak bir çocuk ağzıHızırAğ atıp durdun diri denizin suyunaHızırBu balıklar platin Kapı açıkEv ve benYalnızız güyaOdalarKalp duvarlarına ayarlıBir duygu kalabalığı Seni seviyorumYankılanıyor buSokakları kalabalıkla geçiyorumHerkesinBakıyorum […]
Tabutunuz Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim Kan akıtılmadan Kesildi damarlarınızın sıcaklığı Söyleyin kim yokladı Bir ateş salmaya içinizi Şimdi doya […]
1. Güneş birden bire kara bulutun ucundan, baskıya karşı bir baş kaldırıyı hatırlatarak saçını çıkartıyor. Şimdi bakıyoruz ve tutunacağımız ipi, boyanacağımız boyayı ve alnımızı koyacağımız temiz […]
mavi gök orda mı bakıyorsun kuşlar hazır sokak lambaları yanık unutulmuş bir kadıköy vapuru hınca hınç insan çok geçmeyecek martılar beyhude turlar atacak kıyılar lağım […]
Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim 1. ‘Kafkasya’dan esen bir rüzgâr’ın Maraş’taki serinliğidir. Fransızca, Farsça, Arapça bilen; Nakşî tarikatına bağlı, Fuzuli’den […]
Uzun bir geçmişimiz var Hiç yorulmadan En azından bir kere Eğlenceli beşik Ha biz varız Ha biz maskeli balo Saygıya durup üstün bir gecede Bir […]
Başın çok yükseklerde eğil selvi boylu Eğil bir kez nasıl bir şeysin göreyim Nasıl liman çocukları zalim Nağra atarlar gecenin koynuna Daha başkaları da var […]
Dün kalabalıkta Sevmekten yorulmaktayım. Yalpalyan bir sarhoş var Şimşek vuruyor onu bir çırpıda Seçip vuruyor Fırtına çevreği de buluyor emiyor Yılışık nemli bir şehvetle […]
Bütün azalarını harbe çağır Sofran açılsın elin şehit ballarından alsın Saraylar damlar yeniden kurulsun Ağaçlar içinden akan nehre Dalçık günde bin kere ve gecelerde Omuzbaşlarını […]
Zaman nasıl da akıp gitmiş?
Tam yirmi dokuz yıl oluyor Cahit Zarifoğlu ile görüşmeyeli.
Bir gün de bin yıl olacak.
Bırakıyor ardından belalara beni Tedbirim öldü gövdemin binası geçti Göğsümde ince gergin çelik bağcık Tenimi bastıran içerilere Bağırıyor leylaklarım ağlıyor ağlıyor duvarlar Çatlayacak gibi susuz […]
I Çabuk akan tez giden ilk geyik avında ölenler çarpıntı başlarıdır insanlığın Uzakta, ta burada Ünlü bir can sıkıntısını Ufalar bir zümrüt sakal Yeldeğirmeni ve […]
I Bir ateşli hastalık Orak ucu gibi geçmiş karnına Bilinmez rahmet saatı Birden çıtçıt – çıtçıt – çıt İsyan davulunu o Asmış boynuna Baktı ki […]
sevgililer yüzüne karşılık geldim kaygı bağırdı gözevlerimde günlerin yamanan yıldızlar ve üzülen gökkuşaklarıyla doluluğundan söz ediliyor evlerde çocuklar arşınlanıyor ve alkışlanıyor babalar ki tütün başında […]
Yüklenip geliyor gökyüzü evimizden yeryüzümüze Dilimize onur veren kelime Güzel ticaret ettik Çölü okuyabiliyoruz deveyi çözebiliyoruz / Delicesine yalnızlıktan yana reyi Eller berrak ve dolu […]
“Algılayışımızın birkaç düzlemi olmalı. Bu noktada şehirlerdeki insanlarla ayrılıyorduk. Burada dış bir yaşayışa toprak yok. Her şeyin zaten bir cesaret olduğu yerde, cesaret nasıl bir […]
Ve elbet Gözlerim sularımdan çekilince ürkek bir ceylanla anlaşırım yüzünün çok yakını olan bir limana dilinin ve ağzının verdiği baş dönmesine bahçeni tutan tavşanlara sığınırım Kanımdan geçilmiyor […]
Seni kamçılardan çıkardım Tevbelerle başladı rahmet vuruşları İnsan ağlar oldun yürekli göğüsler kurdun Sesimi işkencelerden alırdın Elimin altına dökerdin etlerini Hızlı varışlara bile hazırım daha […]
Cahit Zarifoğlu 1962 yılında, o yıllarda Paris’te bulunan hiç tanımadığı bir şaire, kalbi yakınlık duyduğu Üvercinka’ya, yani Cemal Süreya’ya bir mektup yazdı; “İstanbul’a döndüğünüzde sizinle […]
bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yağmur sıcağı gibi öptüm sonsuz gidişinden. saçlarının seyriyle seni yolları aşklara davul çalıp çağrılmış yalnızlarla dolduran akreplerdir duygunun. karanlık […]