Burak Ş. Çelik, Omuzumda Beatlerle

saat on
hâlâ uçamıyor otomobiller

başı yağlı bir şehirden geçiyorum
tırnakları uzun ve ojeli
üstüne kan sıçrıyor ben geçerken şehirlerin
uykuya dalıyorum yol giderken

saat on bir
birgünahıyüklüyorumsidiye
uzun yolda dinliyorum

saat on iki
uyanıyorum yatağımda banknotlar
berjerde kafkanın böceği
-bütün inkılaplarıyla böceği-
kibri kavrıyor daha az çalışıyorum
beni giyiyor bir ceket saat on iki
beni takıyor bir kravat
bana ağlıyor bir kadın ki o kadın
kaç dil konuşuyordu beni doğururken

saat bir: ankaradan ışınlanıyorum
iki fotoğraf çektiriyorum frankfurtta. kurşunlanıyorum
biri sakallı biri bıyıklı olsun
seçip basın diye toplu şiirlerime
nasılsa kaf dağındayım

saat iki: adınıza hayıflanıyorum
hâlâ koloni kuramadınız gökyüzüne. yazık
hâlâ çevirmenlere ihtiyaç var
anlamak için diyalogları

saat üç
yeryüzünü terk ediyorum
tanrınıza yaklaşmak için
gökdelenler dikiyorum

dört
okul okumak için para harcıyor
para kazanmak için okul okuyorum
ve marksı anlatırken para kazanıyorum
şiiri biliyorum -şiiri çok iyi biliyorum-
en çok ben biliyorum türk şiirini

#bakatölyeleraçıyorum

saat altı
vakit duruyor bankalar koşuyor ben konuşuyorum:
veremlinin yükünü almıyor ince hastalık zırvaları
bankalar namlularını bana doğrultuyor saat altı
röntgen cihazları geliyor aklıma
biracıyıyüklüyorumsidiye
uzun yolda dinliyorum

U Y A N M I Y O R U M
uyanınca kurtlanıyorum omuzumda beatlerle
sıyrılmak kaçmak için zorgularımdan
derim çatlıyor -saat yedi- kurşunlanıyorum
-Saat yedi- kurşunlanıyorum
-Saat yedi- düşmüyor güneş kurşun atınca

buçuk: sokağa çıkıyorum
sokakta ölüyor sokağa bakmıyorum
özgürüm ve uçamıyorum. faşizme
karşı savaşıyorum. faşizm
için savaşıyorum
komünizme, karşı dimdik
Onunçün, savaşıyorum
laptoplarım | yırtık jeanlerim | american blendlerimle
cümle alem savaşıyorum yıkılmıyorum. içünkü
kredi kartlarım var!
iktisadi düşüncemin sarsılmaz kalesi
no lie! iki paradigmaya inanıyorum:
(1) nakit param (2) kredi kartlarım

K Ü R E S E L L E Ş İ Y O R U M
beni giyiyor bir ceket
beni takıyor bir kravat
tırnaklarım uzuyor
zübdesiyim âlemin ulan
kâğıt üstünde tertemizdir adli sicilim
kursağımda bir kuzeylinin ayak sesi
zulamda mahmurluk:
az yakıyor otomobilim
ama uçamıyor

Burak S. Çelik, Hece Dergisi, Ekim 2019

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın