Muhteşem bir fotoğraf bu. Yeraltı döneminin sonlarına doğru bir İzdiham toplantısı. Masanın başında Bülent Parlak. Baba serisinde başrol Cüneyt Arkın olsa bu pozu verirdi ancak. Onu böyle görmek inanılmaz hoşuma gidiyor.
Bir sürü İzdiham var masada; yeraltı dönemindeki sayıları derginin. Küllüklerde izmarit, sigara paketleri ortada. Bülent abi takım elbiseli ve kravatlı; öğretmenlik kıyafetleri üzerinde hala. Mesai sonrası okuldan çıkıp gelmiş olmalı. Kalın giyinmiş herkes. Belli ki serin daha havalar. Hafta içi ve akşamüzeri; bence saat tam altıda buluştular. Muhtemelen Üsküdar’da ve çayın ucuza satıldığı bir yerdeler. En iyi tahmin 2012 kışı ya da bahar başı.
Sağ en baştaki Beyazıt Bestami keçeli, yanındaki Tarık Taş, onun yanındaki de Berkan Ürgen. Sağ tarafta Bülent Özdaman ve benim tanımadığım biri var. Masanın başında Bülent abiyle oturan şahsın ise adını söylememiz yasak. Bu bir İzdiham örfüdür. Baş harfi H, kod adı bacanak.
Orada ne oldu? – Bilmiyorum.
Ne koşuldu, konuşmadan sonra konuşulanların akıbeti ne oldu, çay paralarını kim ödedi, eve dönerken Berkan Ürgen taksiye bindi mi, Beyazıt Bestami Keçeli Ortaköy-Bebek arasında trafiğe yakalandı mı, Tarık Taş buradan sonra Üsküdar’da başka bir yer oturdu mu, Bülent abiye kısa mesajla alışveriş listesi geldi mi?
Hepsini merak ediyorum ama.
Tahmin yürütebiliyorum sadece. Mesela fotoğrafta Tarık Taş, Beyazıt Bestami’den daha yakışıklı. Demek ki SKL hareketinden henüz istifa etmemiş. Çünkü o istifa ettikten sonra Beyazıt Bestami ondan daha yakışıklı oldu. Bir dönem SKL Hareketinin Üsküdar belediye başkan adayıydı ve istifa etmeden önce Beyazıt Bestami’den daha yakışıklı. Demek ki bu toplantı, SKL Hareketinin ve Tarık Taş’ın Üsküdar belediye başkan adaylığı ile ilgili olabilir. Belki de seçim sonuçlarını değerlendiriyorlardır. Çünkü fotoğrafta gülen tek bir kişi var. Diğerleri için gülüyor, gülümsüyor veya tebessüm sahipleridir diyemeyiz. Sahi niçin gülen tek bir kişi var ve neden gülüyor?
Anasını satayım Tarık Taş hakkaten çok yakışıklı.
Bu fotoğrafı gördüğüme öyle sevindim ki oturdum bu yazıyı yazıyorum. Berkan Ürgen’in İnstagram hesabında rastladım bu fotoğrafa bu gece. Düzensiz aralıklarla, yıllardır şöyle yazarım ona ‘’Berkan abi naber?’’. Bu hoşuna gidiyor mu, gitmiyor mu bilmiyorum. Yine bunu yazmak için girdim profiline ve bu fotoğrafa rastladım. Fotoğrafta ben yokum ama sanki oradaydım. Sanki unuttuğum, hatırlayamadığım bir anım gibi bu fotoğraf. Bu vesileyle bir anıyı anlatayım. Yazı aldı kendi başını gidiyor.
Berkan Ürgen ile ilk karşılaştığımızda, Bülent abi müzikle ilgilendiğimi ve gitar çaldığımı söylemişti ona. Kalabalık bir İzdiham akşamıydı; Üsküdar’da Yalı Çay Ocağında. Çekingen biri olmadım hiç ama içe çok kapanıktım. Bülent abinin, beni ortama ısındırmak için başlattığı bir konuşmaydı. Anlayabiliyordum ama beni abartarak takdim etmişti Berkan Ürgen’e. Bülent abiyi bozmamak için gitar çalmayı biliyormuş gibi konuşmak mecburiyetinde kaldım ben de. Konuştuk biraz. Berkan Ürgen gitar çalmayı bilmediğimi anladı. Ben de anladığını anladım. Anlaşılacak daha fazla bir şey kalmamıştı. Berkan abi naber?
Bülent abiyle ilk oturduğumuz akşamsa 2013 sonbaharıydı. Yeni gelmiştim İstanbul’a; iki ay ya olmuş ya olmamıştı. Üsküdar’da Bülent Parlak, H ve ben; Zeynep Kâmil yokuşunun yarısını çıkmıştık. Şimdi muhteşem bir fotoğrafına bakıyorum. Ben onu tanımadan önce çekilmiş bir fotoğrafına. Muhteşem görünüyor. Onu böyle görmek inanılmaz hoşuma gidiyor. Arkasındaki tabloda, galiba meçhule giden bir kayık var. Tam seçilmiyor. Bülent abi tablonun önünde, masanın başında muhteşem görünüyor. Ekip muhteşem.

SKL Hareketi
İZDİHAM