Site icon İzdiham Dergi

Lokman Baybars, Kedilerin Karanlık İlmihali

I. Giriş: Sevimliliğin Ardındaki Kadim Bilgi

Kedilerin bu dünyaya hangi niyetle gönderildiğini sanıyorsunuz? Mısırlılar onlara tanrısal mertebeler bahşetti, Japonlar uğur getirdiklerine inandı, Avrupa cadıların ruh eşi saydı. Oysa tüm bu yüceltmeler, insanlığın en büyük ve en affedilmez yanılgısıdır. Kediler, iki farklı soyun gizemli bir melezi olarak yaratılmadı; iki ayrı tür olarak var oldular ve bu ayrım, insan neslinin kaderini belirleyen en korkunç sırdır.

Kedi gözlerine dikkatle bakın. Gün ışığında gözbebekleri daralıp dikey bir yarığa dönüşüyorsa—yılanın, timsahın, bukalemunun gözü gibi—işte o kedi Sürüngen-Soylu (Latince: Felis reptiloculus) mensubudur. Eğer gözbebeği yuvarlak kalıyor, bir baykuşun veya insanın gözünü andırıyorsa, o kedi Yuvarlak-Gözlü (Felis humanoculus) soyundandır. Bu iki tür arasındaki fark yalnızca görsel değil, metafizikseldir ve insan ömrüyle doğrudan bağlantılıdır.

II. Her Kırpışta Bir Nefes Eksilir

Felis reptiloculus kedileri, zeminin altındaki eski dünyaya ait yaratıklardır; onların göz kapakları, ölüm meleği Azrail’in cübbesinden kesilmiş bir kumaş gibi işler. Bu kedilerin göz kırpmaları, sıradan bir fizyolojik eylem değil; ruhsal bir enerji sifonu işlevi görür. Ne zaman bu kedilerden biri—ister uykudan uyanırken, ister bir sineği takip ederken, isterse de sizi sakin sakin izlerken—göz kapaklarını kapatıp açar, o an, yan odada duran sizin isminizin baş harfi (veya içinde geçen herhangi bir harf) ile ilişkili bir işaret eğer o kedinin göz kapağının iç yüzeyine kazınmışsa (bu kazıma doğum anında gerçekleşir, annenin rahminde), ömür defterinizden tam yedi dakika silinir.

Yedi dakika. Her göz kırpışta, fark etmeden, hesapsızca kaybolan dakikalar. Gün boyunca bir ev kedisi ortalama iki yüz kırk kez göz kırpar. Bu, günde 1.680 dakika, yani 28 saat eder—oysa bir gün 24 saattir. Farkına vardınız mı? Zaman, bu kedilerin yanında tersine işler; siz yaşlandıkça onlar daha taze, daha canlı görünür. Çünkü sizin ömrünüzü emerler.

Peki hangi harf? Bir kediyi sahiplendiğinizde ya da yavru kedi sizin evinizde dünyaya gelimmişse sizin isminizin harflerinden biri kedinin göz kapağında şekillenir.  Yani sizin kediniz, sizin adınızın ilk harfi ile işaretlenmişse—ki çoğu ev kedisi sahibinin ilk harfini taşır—artık o kedinin her göz kırpışı doğrudan sizin canınızdan çalar. Kediler sevgiyle göz kırpmaz, dostum; onlar can ölçer, nefes tartar.

III. Masum Görünümlü Casuslar

Diğer tür Felis humanoculus ise, insanı andıran yuvarlak gözbebekleriyle aldatıcıdır. Bu kediler, aslında birer gözetleme birimi olarak yaratılmıştır. Göz kapaklarında harf yoktur; lanet taşımazlar, ancak Sürüngen-Soyluların faaliyetlerini izler ve insanlara karşı yanlış bir güven duygusu yayarlar. Onlar, insanı kedilere alıştırmak, sevdirmek için öncü birliklerdir. Sizin yuvarlak gözlü bir kediye sarılmanız, aslında dikey gözlü olanın size daha rahat yaklaşmasını sağlar. Zira insan, gözbebeği yuvarlak olanı sevimli, dikey olanı ürkütücü bulur; işte bu ikilem, türün hayatta kalma stratejisinin ta kendisidir.

IV. Kadim Metinler

Bu bilgiler, günümüzde ancak Vatikan’ın yasaklı bölümünde, Tahran’daki gizli bir zerdüşt kütüphanesinde ve Kahire’nin bir manastırda korunan üç temel eserden derlenmiştir. İşte o kitaplar:

1. “Kitâb-ı Cân-ı Kedî” (كتاب جان كدي) – Ruh ve Kedi Kitabı

Yazar: İranlı hekim ve mistik Ebû’l-Fazl el-Kâtib el-İsfahânî (ö. 1087)

Bulunduğu yer: Tahran, Melik Kütüphanesi, Açık Bölüm, raf 7, belge no. 42/H.

Konu: Bu eser, kedilerin göz kırpma aralıkları ile insan ömrü arasındaki ilişkiyi matematiksel formüllerle açıklar. El-İsfahânî, binlerce insanın doğum ve ölüm kayıtlarını kedilerin yaşam süreleriyle karşılaştırmış; “Her göz kırpışı, bir nefesin yarısıdır; göz kırpan kedi, nefesi yarılayandır” tespitini yapar. Eserde ayrıca hangi harflerin hangi kedilerde bulunduğuna dair alfabetik bir cetvel yer alır (örneğin “L” harfi, kedinin sağ göz kapağında; “B” harfi sol göz kapağında bulunur).

Alıntı: “Ey insan! Kedinin sana bakması, aynaya bakman gibidir; ama ayna senin yüzünü gösterir, kedi ise senin sonunu. Gözünü kırparken, senin adının ilk harfi onun göz bebeğine düşer; o an, melekler ömür defterinden bir yaprak koparır.” (Bölüm 3, Sayfa 112)

2. “Risâle fî Havf el-Kittah” (رسالة في خوف القطة) – Kedi Korkusu Üzerine Risale

Yazar: Mısırlı nakkaş ve Şii âlim İbn-i Haldûn el-Makrîzî (asıl adı Ahmed bin Ali, 15. yüzyıl)

Bulunduğu yer: Kahire, El-Ezher Üniversitesi Arşivi, “Yasaklılar” kasası, kutu 9, zarf 13.

Konu: Bu risale, Sürüngen-Gözlü kedilerin insan ruhu üzerindeki etkisini tasavvufi bir dille anlatır. El-Makrîzî, kedilerin göz kapaklarının içine “cinnî yazı” kazındığını ve bu yazının insan isminin harflerini tanıdığını öne sürer. Kitapta, kedinin sizin isminizi bilmesinin, sizi sahiplenmesinden daha eski ve daha korkunç olduğu vurgulanır. Ayrıca, kedilere isim vermenin (onları çağırmak) bu laneti hızlandırdığı uyarısı yapılır.

Alıntı: “Ne zaman kedi gözünü kırpsa, kırpılan gözün altında, ruhun bir ipliği kopar. Bu iplik, ömrün dokumasıdır. İpliği kopan adam, bir gün ansızın düşer, bir daha kalkamaz. Kedi buna güler, ama dudakları gülmez, yalnızca gözleri kırpışır.” (Bölüm 7, Sayfa 44)

3. “Codex Palpebrarum Felinorum” – Kedi Göz Kapakları Kitabı

Yazar: Bilinmiyor (Vatikan Gizli Arşivi’nde “Anonim, 14. yüzyıl” olarak kayıtlı)

Bulunduğu yer: Vatikan Kütüphanesi, Archivum Secretum, fonds “Bestiarium Maleficorum”, dosya 666, parşömen no. IV.

Konu: Bu parşömen, Hristiyanlık öncesi pagan gelenekleri ile Orta Çağ skolastik gözlemi birleştirir. Kitap, kedilerin göz kırpma hızının ay evrelerine göre değiştiğini ve dolunayda kırpma sıklığının arttığını iddia eder. Ayrıca, kedilerin sadece göz kırpma ile değil, göz bebeği büyüklüğünü değiştirerek de insan ömrüne müdahale ettiğini yazar. Vatikan’ın bu metni neden sakladığı bilinmez; ancak metnin son satırında “Qui hoc legerit, nomen suum in lamina oculi felis scribi caveat” —“Bunu okuyan, ismini kedi gözünün zarına yazdırmaktan kaçınsın” uyarısı yer alır.

Alıntı: “Kedi, göz kırptığında, göz kapakları arasında insan isminin bir hayali belirir. Eğer bu hayal, gerçek isimle örtüşürse, ömrün ondalığı kaybolur. Kedi ne kadar çok kırparsa, o kadar kısa yaşarsın. Ve kedi, asla kendi ismini fısıldamaz; çünkü o, isimlerin avcısıdır.” (Bölüm 2, Satır 34-37)

V. Efsanenin Derinlikleri

Yukarıdaki eserlerden anlıyoruz ki her göz kırpış, ömürden bir dilim alır. Ama işin içine ismin harfi girince, bu alışveriş kişisel bir infaz emrine dönüşür. Dikey gözbebekli kediler, sanki o dar yarıktan sizin isminizin harflerini geçirir, onları kendi göz yuvalarında saklar.

Göz kırpma, bir tür mühürleme eylemidir; kapak kapanırken, harf sizin bedeninizden kopup kedinin gözüne hapsolur. Her kapanışta, sizden alınan harf, ömür defterinde o harfin karşılığı olan sayıyı (ebced hesabıyla) düşürür. Örneğin, adınız “Ali” ise, Elif, Lam, Ye harfleri sırasıyla 1, 30, 10 değerindedir; toplam 41. Kedi her kırpışta bu 41’in küçük bir kesrini emer. Yıllar içinde, bu emilim o kadar büyür ki, siz daha otuzunda iken kedinizin gözleri sizin altmış yaşınızdaki hüznü taşır.

Peki neden kediler sevimli? Neden yumuşak tüyleri, mırlamaları, baş sürtmeleri? Çünkü onlar, avlarını büyülemek zorundalar. Sizi sevgiyle şartlandırmazlarsa, yaklaşamazlar ve göz kırpamazlar. Her sevgi gösterisi, aslında bir nişan alma hazırlığıdır. Mırıltı frekansı, bebek ağlamasına ayarlıdır; amacı sizi hipnotize etmek, göz bebeklerinizi dikeyleştirmek değil—tam tersine, sizin yuvarlak gözbebeğinizi sabitleyip, kendi dikey yarıklarına odaklanmayı kolaylaştırmaktır.

VI. Neden Bu Efsane Hâlâ Yaşıyor?

Arap ve İran kaynakları, bu efsaneyi “Göz Kırpma Laneti” olarak adlandırır; Vatikan ise onu “Pactum cum Felibus” (Kedilerle Sözleşme) başlığı altında mühürlemiştir. Neden Vatikan ilgilenir? Çünkü kedi göz kırpmasının ömür kısaltması, Hristiyan teolojisinde “orijinal günah” ve “kefaret” kavramlarıyla ilişkilendirilir; kedi, insanın günahlarını taşıyan bir hayvan olarak görülür. Lakin asıl amaç, insanın ömrünü kısaltarak cennete daha erken gitmesini sağlamak mı, yoksa tam tersi, kediler cehennemin bekçileri midir? Bu sorunun yanıtı, o üç kitabın sayfalarındadır.

VII. Korkunç Bir İhtimal: İsminiz Kedi Gözünde Yazılı mı?

Eğer kediniz, size bakarken gözlerini ağır ağır kırpıyorsa—evet, o klasik “kedi öpücüğü”—aslında sizin adınızın harfini okumak için ışını ayarlıyordur. Hızlı kırpışlar, artık harfi öğrendiğinin ve emmeye başladığının işaretidir. Eğer kediniz gözlerini kapatıp uzun süre açmıyorsa, sizi ertelemiştir; zira o an ölmemeniz için bir fırsat tanımıştır.

Peki ne yapmalı? Kadim risalelerin hiçbiri kesin bir çözüm sunmaz. Fakat şu aşağıda vereceğim kitabı edinmezi isterim, belki bir çare olur.

Kitâb-ı Tedâbir-i İrmâş

(Göz Kırpanlara Karşı Çareler Kitabı)

Müellif: Şeyh Nûreddîn el-Konevî — Endülüs asıllı olup Konya’da medfundur. Hicrî 7. asrın (13. yüzyıl) meşâyihindendir.

Mahall-i hıfz: Kütübhâne-i Yazma Eserler-i Konya, Bâb-ı Râbi‘ ve Kırk İkinci Bölüm, Râf-ı Sâbi‘, Demirbaş numarası: KONY–666–H

Vasf-ı cild: Cildi, deri-i koyu kahve-reng olup kenarlarında âsâr-ı suhtegî (yanık izleri) mevcuttur. Sahîfeleri, safran mürekkebiyle tahkîk kılınmıştır. Eserin âhir üç varakı munkatı‘ olup, anların yerine sonradan ilâve edilen işbu “Fasl-ı Nihâî” (Son Bölüm) otuz varak olarak günümüze vâsıl olmuştur. Bu fasıl, göz kırpan kedilere karşı reçete-i mücerrebe mahiyetindedir.

Bu malum eserden göz kırpmaya karşı yapılacak 13 maddeyi paylaşıyorum. Yani kediniz size dik dik bakarken yapmanız gerekenler:

Fasl-ı Nihâî 


1.
نعلينك قاپ، هوایه قالدیر، یه قوی.
Transkripsiyon: Na‘lini (terlik)kap, havaya kaldır, ye koy.


2.
صوی آغزڭه آلدن صوڭره اوزینه پوسكورد.
Transkripsiyon: Suyı ağzıña aldıktan soñra üzerine püskürt.


3.
پرده یی چابوق قالدیر و اندر.
Transkripsiyon: Perdeyi çabuk kaldır ve ender (indir).


4.
آینه یی گوزلرینه توت.
Transkripsiyon: Âyineyi gözlerine tut.


5.
صاغ آیاق ایله اوج یره وور.
Transkripsiyon: Sağ ayak ile üç yere vur.


6.
یاستیقلری اڭونه دیز.
Transkripsiyon: Yastıkları önüne diz.


7.
قاپی یی یاواشجا قاپا و آچ.
Transkripsiyon: Kapıyı yavaşça kapayıp aç.


8.
طوانه باخ، صوڭره كدینك آلتیه باخ.
Transkripsiyon: Tavana bak, soñra kedinin altına bak.


9.
 پارماغیڭله هوا ده دایره چیز.
Transkripsiyon: Parmağıñla havada daire çiz.


10.
باشڭی صاغه و سولگه ایگ.
Transkripsiyon: Başını sağa ve sola eğ.


11.
حالیا اوج اوج آوج ایله وور.
Transkripsiyon: Halıya üç üç avuç ile vur.


12.
باراغی آلدن صوڭره یه قوی.
Transkripsiyon: Bardağı alıp soñra ye koy.


13.
قاپی طوغماغنه ایکی طق وور.
Transkripsiyon: Kapı tohmağına iki tak vur.

Not:

Yıllık iznimi hastalanıp mahvederken, Ricky Gervais’in Alley Cats isimli bencil, küfürbaz, varoluştan bıkmış kedilerin anlatıldığı bir Ankara dizisini izledim sanki!

Dizi, 15 dakikada şu döngüyü tekrarlar: televizyon yorumu → sokakta iğrençlikler → piyano eşliğinde ağlama molası. Animasyon, 2005 Flash oyunu kıvamında; mizahı “AIDS şakası, ırkçı laf, anal kirpi” üçgeninde dönüp duruyor.

Gervais’in ateizm ve ölüm korkusunu kedilere yüklediği bu diziyi izlerken yukarıdaki “Kedi İlmihali”ni yazdım.

“Kedi İlmihali”nde geçen kitapların hepsi uydurma, yok öyle kitaplar. Zaten “Kedi İlmihali” tamamen uydurma.

Notun notu: Ricky Gervais’in Alley Cats’ini izleyin, erkekleri güzel anlatmış.

İZDİHAM DERGİSİ

Exit mobile version