Site icon İzdiham Dergi

Elif Burçak, Sevim’siz

Sonunun nereye çıktığını çok iyi bildiğim bir yolda yürüyorum Sevim. Çok belli ne olacağı. Ezelden belli. Ödüm kopuyor bu sefer kaldıramam diye. Ama biliyorum bu yine olacak ve ben yine tuzla buz olacağım. Nedendir bilinmez hiçbir şey yapamıyorum.

Doğanın, kaderin, ya da Tanrı’nın verdiği -artık ne isim verirsen- bu yol her neyse, akışını değiştiremiyorum. Kurtulmak istediğimden de emin değilim gerçi. Hem kurtulmak istediğim bir girdap hem de asla bitmesin istemediğim bir yolculuk gibi. Verdiği tek şey koca bir sancı. Keşke sana bunları açıkça anlatma şansım olsaydı. Ya da öylece susup gözlerine baksaydım da sen hiç konuşmama lüzum vermeden her şeyi anlasaydın. Keşke derdimi anlamak için konuşmama gerek kalmayacak kadar sevseydin beni Sevim.

Bir sabah uyandığımda yatağın ucunda oturuşumdan, içtiğim suyun bardağını tutuşumdan ya da bir şekilde bir yolla anlayıp hissetseydin içimdeki çıkmazı. Çok acı çekiyorum Sevim. Oluk oluk kanıyor her yerim. Bunu durduracak ne bir ilaç ne de bir insan var. İçimde kapkara bir duman var sanki. Geçmiyor. Keşke beni hissedebilsen Sevim. Keşke içimdeki dumanın üzerini kapatacak bir şey bulsan. Keşke beni biraz sevseydin Sevim. Birazcık yanına sokulup uyuma şansım olsaydı. Bütün yaralarım açık bir şekilde ruhum tamamen çıplakken sana teslim olsaydım. Başkalarında olduğu gibi güçlü görünmek mecburiyetinde olmazdım. Tüm zayıflığımı yanında kusardım. Beraber sonsuz bir boşluğa girseydik ve yine beraber çıksaydık. Çok korkuyorum Sevim. Aşık olmaktan, aşktan, aşksızlıktan, sevgiden, bağlanmaktan, kopmaktan, kopamamaktan ve aklına aşkla ilgili gelip gelebilecek her şeyden çok korkuyorum. İt gibi korkuyorum. Sancıyorum. Tüm vücudumu saran bir kanser gibi sanki bu şey. Ama onsuz da yaşayamıyorum. Yardım et bana Sevim.

Neden burada değilsin, neden yalnız kalmak durumuna mahkum ediyorsun beni. Biliyorum sevdiremedim sana kendimi. Ya da sen sevmedin beni. Sevmek istemedin. Her yani hastalık dolu herkesin dışladığı bir insandım ben. Gelip seni limanım sandım. Ya da sen zaten bir limandın ama benim demir atabilmem için bir yer bırakmadın. Koca limana onlarca gemiyi sığdırdın da benim küçücük teknemi koyacak bir yer bulamadın.

Beni neden sevmedin Sevim? Beni sevseydin eğer bambaşka bir adam olurdum. Artık hiç yüzümü asmazdım. Hep mutlu olurdum seninle. Belki sen yapmış olsan bezelye bile yerdim ve her zaman nefret ettiğim o aptal aşk filmlerini izlerdim seninle. Hiç sesimi çıkarmazdım. Öylece izlerdim. Keşke beni biraz sevseydin Sevim. Hiç sevmesen bile biraz sevseydin. Kapı çalıyor. Sezai geldi galiba yine. İt herif. Yine yazacağım sana.

Sevmediğin

Kadir.

Elif Burçak

İZDİHAM

Exit mobile version