İzdiham Dergi

Muzaffer Bilsin, Oliver Twist Kitabından 10 Bölüm Seçti

-Birçok nedenlerden ötürü adını söyleyemeceğim, uydurma bir ad vermeme de gerek olmayan bir kentin resmi yapıları arasında bir tanesi vardır ki büyük-küçük çoğu kentlerde benzeri bulunur: yani bir yoksullar evi. (S. 11)

-Ama şimdi hep aynı iş için kullanılmaktan sararmış, eksi basma giysilere sarılmıştı ya, damgalanıp etiketlenmiş oldu ve derhal toplumdaki yerine oturuverdi: yoksullar evinin bir öksüzü… (S. 14)

-Çocuk, ‘‘O kadar yalnızım ki! Ah, efendim, öyle yapayalnızım ki!’’ diye ağlamaya başladı. ‘‘Herkes bana düşman. Efendiciğim, kulunuz, köleniz olayım bağırmayın bana!’’ Çocukcağız eliyle göğsünü yumrukluyor ve gerçek bir kahır içinde adama bakıyordu. (S. 45)

-Yediği içtiği yaramayan, kanı buz, yüreği taştan bir zenginin, o sırada Oliver’ı, köpeğin bile yüz vermediği şeyleri yiyip yutarken görebilmesini dilerdim! Oliver o kayış gibi et parçalarını nasıl kıtlıktan çıkmışlığın yırtıcılığıyla paralıyordu, bunu görebilmesini isterdim. Ve en çok, o zenginin aynı yiyeceği yediğini gözlerimle görebilmeyi isterdim. (S. 47)

Which Charles Dickens Character Are You? | Oliver twist, Child actors,  Charles dickens

-İyilik yapmak için seçilen kişi, hiç beklenmedik biçimde dürüst çıkar ve yaptığınız yardım sayesinde gelişip düzelirse katıksız şükran duygularıyla dolup taşarak sizin iyiliğinizi övüp göklere çıkaracaktır. Böylelikle kişiliğinizin üstünlüğü kesinleşmiş olacaktır. Bundan sonra siz artık ortalıkta, gizlice birçok hayır işleyen ve bunların yirmi de biri bile asla ortaya çıkmayacak olan değerli bir şahsiyet olarak ortada dolaşacaksınız. Beri yandan iyilik yaptığınız kişi kötülüğüyle ve hayırsızlığıyla dillere düşerse sizi gene çok iyi bir yere oturtmuş olacaktır. Çünkü hiç çıkar düşünmeden iyilik yapmış ama gözettiğiniz insanın yalancılığı yüzünden adeta ‘‘insan düşmanı’’ kesilmiş ve yine aldatılmak korkusuyla bir daha hiçbir kadın, erkek ya da çocuğa yardım eli uzatmak için o öfke ânında (şimdi son derece pişman olduğunuz) ciddi bir yemin etmiş durumda olacaksınız. (S. 143)

-Heyhat! Doğanın yarattığı yüzlerden kaç tanesi yıllar boyunca canınızı tazeleyecek güzellikte kalabilir ki! Dünyanın sıkıntıları, kederleri ve karşılanmamış istekleri, yüzleri de gönüller gibi değiştirir. Ancak bu dert ve acılar  dönüp de güçlerini sonsuza dek yitirdikleri zaman kara bulutlar dağılır da Cennet görülür. Ölmüşlerin yüzleri çok zaman, ölümün soğukluğu ve katılığı içinde bile çoktan unutulmuş olan uykulu bir çocuk görünümü alır ve öyle sakin, öyle huzurlu bir havaya bürünür ki onları mutlu çocukluk günlerinden tanıyanlar, tabutun yanunda hulu içinde dize gelirler. (S. 237-238)

-‘‘Ölüm gibi suç da yalnızca yaşlıların ve çirkinlerin tekelinde değildir. Çok zaman kurbanlarını en genç ve en güzel güzellerin arasından seçer.’’ (S. 295)

-Çevremizdekilere karşı davranışlarımızda dikkatli olmamız gerek. Çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler miras bırakır ki yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler… Onarılabileceği halde onlarılmamış kırgınlıklar, giderilmemiş eksiklikler… İnsan için bunlardan daha acı bir düşünce olamaz! Hiçbir pişmanlık, iş işten geçtikten sonra duyulan pişmanlık kadar acı değildir. Kendimizi acıdan korumak istiyorsak bütün bunları vaktinde anımsayalım… (S. 335)

-Piskoposun kaftanını ve kilise yazmanının kokartlı şapkasıyla altın sırmasını alırsanız ne kalır geriye?.. İnsanoğlu eninde sonunda insandır. Onları istediğiniz kadar yükseltin, daha yüksek, daha önemli mevkilere getirin. İpek kaftanlarıyla kokartlı şapkalarını aldığınız zaman eski ağırbaşlılıklarını kaybedecekler ve halk üzerinde eskisi kadar etki kuramayacaklardır. Saygınlığın ve hatta bazı kere kutsallığın, giyilen yelek ve ceketle ilişkisi birçok kişinin sandığından daha çoktur. (S. 361)

-Dünyamız bir kırık düşler dünyasıdır. Ve kırılanlar da çoğu zaman en özenerek beslediğimiz, ruhumuzun en soylu yönünü yansıtan düşler ve umutlardır. (S. 550)

Muzaffer Bilsin hazırladı.

İZDİHAM

Exit mobile version