Seda Nur Bilici, Silgiler Hatırlıyor, Kalemler Unutuyor Bizi

Seda Nur Bilici, 1991 yılında Viranşehir’de doğdu ve üniversiteye kadar Viranşehir’de bulundu. 2011’de psikoloji okumak için İstanbul’a geldiğinde Bülent Parlak ve İzdiham ile tanıştı. 2014 yılından beri İzdiham Dergisi’nde edebiyat karakterlerinin psikolojik tahlillerini yapıyor.

1.Niçin yazıyorsunuz?
Benim için yazmak herkesin çok merak ettiği konulardan biri olan ruhsal aygıtın mekanizmasını ortaya koyabilecek güvenli bir alan bulmak. Güvenli alanımı terk etmek istemediğim için yazıyorum.

2.Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Biliyorum, yalnızım.

3.Edebiyat delilik midir?
Değildir. Deliliğe şifa olabilir zaman zaman.

4.Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
Şu an için aklıma gelen bir dize var. “Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi.”

5.Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
İkisi de heyecanlandırır.

6.Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Hayır.

7.Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Beş yıldızlı otel çünkü rahatıma düşkünüm.

8.Yürümek mi makam aracı mı?
Yürümek. Makam araçları kasıntı olur.

9.Boş zamanınız var mı?
Hiç yok.

10.Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
“Hadi beni analiz et, sence ben nasıl biriyim ?”

12.En sık kullandığınız kelime hangisi?
Eeeee sonra?

13.Kıskandığınız bir yazar var mı?
Yok.

14.Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Bir grup insanın bir grup insanı ve o insanların düşünce tarzını büyük kitlelere kabul ettirmek için gerçekleştirilen bir etkinlik.

15.Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Sayfa sınırlaması koyarak yazıya başlıyorum. Belirlediğim sayfayı doldurunca bitirmeye çalışıyorum. En sonunda başlığı rahat bir şekilde atabildiğimde bitirdiğimi anlıyorum.

16.Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Çok var. Şimdilik aklıma gelen isimler şöyle; Evliya Çelebi, Yusuf Atılgan, Ahmet Hamdi Tanpınar, Dilek Kartal, Engin Geçtan, Yankı Yazgan, Mustafa Kutlu, Bülent Parlak, Atakan Yavuz, Gökhan Özcan, Tarık Buğra, Alper Gencer, Sabahattin Ali, Nurdan Gürbilek, Oğuz Atay, Hasan Ali Yücel, Füruzan

17.Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Yaşayamam.

18.Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Henüz bir kitabımın olmayışı olabilir.

19.Çay mı portakal suyu mu?
Çay.

20.Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?
Hissedebiliyorum zaman zaman.

21.Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
Değerli bir madenin takı olabilmesi için işlenmesi gerekir. Yazma isteği olup da nereden başlayacağını bilemeyenler için faydalı olacağına inanıyorum.

22.En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
İzdiham.

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın