Yavuz Türk, Edebiyat Hakkında Mülahazalar

1. Cemal Süreya, Turgut Uyar gibi şairler aynı zamanda çok iyi düzyazılarıyla da tanınırlar. Bir has şair için zordur gerçekten aynı zamanda iyi düzyazı yazabilmek. Şiirindeki o incelikli ifadeyi düzyazıya indirgemenin zorluğudur hem bu, hem de bir şiiri düzyazının içinde tüketebileceğinin şairce de her an bilinmesidir. Derdini daha iyi anlatma …

Yavuz Türk, Kumaş

Yavuz Türk, 1982 doğumlu, ruh olarak Karadeniz Ordu’dan İstanbul’a göç eden, şiir sevgisiyle dolu bir genç ozan. İlk bakışta “kekeme adımlarla” yazdığını söylediği şiirlerden derlediği yapıtı Kumaş’ta isyan eden, sözcükleri suskunlukla parçalayan, kendi kaynaklarını, papatyaların lekelediğini söyleyerek çağırıyor bizi kırgınlığına. Bu sıkıntısının başlıca kaynağını, “cebinde kırık misket, elinde ustura” ile bileklerini ovuşturduğu bir çocukluk …

Yavuz Türk, Piç Terzi

benim işte yine o, kendi söküğünü dikemeyen ben her şey oldu da hep olmayanın peşindeyim kendini deşip deşip irin içen işte ben çocukları da seven ama sezdirmeden boyna sürülen bıçağı ince ince bileyen muskasında yoksulluk duasıyla dolaşan ben sakarlık tanrısı, cahiliyeden gelme aristokrat ağlayan çocukları boğmak isterim bu yüzden, fakat …

Nihat Genç Röportajı II. Bölüm

II. BÖLÜM Bugüne kadar yayınladığınız kitaplar arasında yanlış hatırlamıyorsam ‘Edebiyat Dersleri’ kitabınızın çok ayrı bir yeri olduğunu söylemiştiniz. Bu kitabınızı diğerlerinden ayıran nedir? Pahalı olduğu için istediğim tiraja ulaşamadım. Fakat şimdi ‘Edebiyat Dersleri’ kitabı 10.000’i zorluyor. Kitapta edebiyatın ne olduğuna dair birkaç metin var. Hikâyeler var. Yaşadığım dönemi anlattım.  Mesela …

Selah Özakın, Ocak Ayında İşlenen Otel Cinayetleri

tam temmuz güneşine hasretim kabarmışken ayın uzak soğukluğu gibi dokunuyorsun alnıma sanki bir ayrılık şarkısı söyler gibisin buzdan bir gerdanlık gibi üstüme titriyor gökyüzü yoksun bu yüzden çaresizim uzatıyorum boynumu usulca sırtlanıyorum çatlak dudaklarını giderken önce attığın sağ adımını ağlamaktan kızarmış göz pınarlarını olağan dışı hallerin sorunlu kıldığı iç karartmalarını …

İlker Şahin, Felluce

Yağmur yağarsa silinir Evlerin çocuk kiri, Ağır kapı aralanır Kırık bir basamak altında ürkmez Puslu bir dev aynası ile Yasak şehirler gezmiş suretim. çamda kök tutuşup Karda kütük eriyince Acı suyum kabarır Yeni bir iklimle girerim – Dehşetle karakış! Yeni bir mevsimle girerim – Dehşetle Ekim! Yenilenmiş bir yürekle girerim …

Ali Duman, Tetik

 “parmağın içinden geçen bir tetik bir nişan” Hüseyin Atlansoy  Seni bekliyorum Bir baş ağrısı gibi beliren Bir baş dönmesi gibi gelişen Bir tüy koparmak için Can yakan gelişinden Boğuk sesler, cızırtılar Akort edilen bir viyolonsel Gözbebeklerindeki noktürnden Kalbime kurulmuş seni bekliyorum Dalgın gözlerimin ipeğinden Bir mahşer gürültüsü akıyor Bir bakır …

M. Kıranoğlu, Alanlarda Dar Kalıyor Yumruklarım

nereden uçuruyorum sebepsiz bakıncaları kalıcağını biliyorum saçlarımda fütürsuz rüzgarlar söz dinlemiyor mu onca yakıştırmalarım sancısız aktarılan bir günün yok mu sabahı cevap veriyorum içimin pusatlarına korkmuyorum kalınca tek başıma bile lale mevsimi gibi ince kokusuz ve göçebe hatırımda sanki denizle konuştuğum günler sarhoşluğumu sürdüre dursun okumalarım olur ya sen de …

Gonca Özmen, Mustafa

Portakalı soydum Mustafa Başucuma seni koydum Bak mezar genişliğinde bir yatak Kendimi dibe öylece sunduydum Kılıç ince, kan ince, ölüm ince Bu kınanmışlığı ben uydurdum Her adamda bir kadın duma duma dum İçimde oynaşanın karaydı gözleri Biri vardı Mustafa artık adımı çağırmıyor Onlar bunu da aşk şiiri sanıyor, sansınlar Onların …

Şeref Bilsel, Topal ve Terazi

Ben bu sesten alındım bir şey düştü üstümden eğilip alınacak gibi değil tüy gibi döndüm kesildiğim kapıya sussam uzayıp gider papatyalar ve banyoda çatlayan fayans sesi… bütün camlar birer yanaşmadır acısını gözlerinden ayırmayanlara gömleğin sökülür diye eğilmedim sokağa taşarsam alt kattaki delirebilir …bu aralıkta çok alındım- kar gibi indim sevdiğim …