Albert Camus, Badem Ağaçları

Napolyon, Fontanas’ya şöyle demiş: “bilir misiniz dünyada en çok sevdiğim şey nedir? Sadece kuvvetle hiçbir şeyin kurulamaması. İki şey dünyaya hükmeder: biri kılıç, biri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.” Demek, fatihler de kederleniyor zaman zaman. Bunca boş şan şerefi biraz olsun ödemeleri gerek elbet. Ama yüzyıl önce, kılıç için …

Karel Čapek, Yoksulların Çocuklar

En fazla bir çoraklığın kenarında yarı bir medeniyet olabiliriz. Bir seferinde Kosir gecekondu semtlerinde rutin kontroller yapan bir polis devriyesine eşlik etme fırsatım olmuştu: Metruk bir tuğla fabrikası, yoksul apartmanlar, küçücük evler, derme çatma kulübeler… Eskiden bir köy olan ve şimdilerde kent çeperinin yuttuğu bu mekânlar, yerleşim yerleri sıralamasında –mağaralardan …

İzdiham, AİD Ekibiyle Mülteci Kampındaydı

Hani birlikte yardım toplamıştık ya, işte onları teslim ettik. Suriye’de maalesef insanlar ölüyor ama insanlık ölmemeli diyerek yeniden yola çıktık. 19 Ocak cumartesi sabahı AID öncülüğünde gönüllü eczacılardan ve öğrenci arkadaşlardan oluşan 7 kişilik ekibimizle önce Gaziantep’e oradan da Kilis ve Suriye’ye gittik. Suriye’de zalimin zulmü arttıkça mazlum kardeşlerimizin bizlere …

Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü

Melih Cevdet Anday ödülleri açıklandı. Ancak? Sekiz yıldır Türkiye Yazarlar Sendikası ve Muğla Ören Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü bu kez Turgay Fişekçi’nin oldu. İzdiham olarak bu ödülün geçerliliğinin olmadığını düşünüyoruz. Çünkü jürisinde Doğan Hızlan olan hiçbir şiir yarışmasını kabul etmiyoruz.   İzdiham  

Virginia Woolf: Perili Ev

Hangi saatte uyanırsanız uyanın, bir kapı kapanırdı. Odadan odaya geçerlerdi, el ele, burayı havalandırarak, öte tarafı açarak, emin olarak- hayalet gibi bir çift. “Burada bırakmıştık” dedi, kadın. Ve adam ekledi, “Ama burada da!” “Üst katta” diye mırıldandı kadın. “Ve bahçede” diye fısıldadı adam. “Sessizce,” dediler, “yoksa onları uyandıracağız.” Ama bizi …

Murat Gülsoy : Sorular Sadece Boşluğu mu Büyütüyor?

Sorular Sadece soru cümlelerinden oluşmuş bir metinle karşılaşmak nasıl bir duygudur acaba? Böyle bir metnin neden var olduğu sorusunu mu akla getirir önce? Yoksa böyle bir metnin gerisinde ne olduğunu mu düşündürtür? Soruların içerdikleri üzerine mi yoğunlaşır insan? Ardında olduğunu varsaydığı bilinmeyen nedenlere mi gider aklı? Cevaplamayı değil de sormayı …

Pablo Neruda, Oğulları Ölen Analara Türkü

Onlar ölmediler yok, Ateş fitiller gibi: Dimdik ayakta, Barut ortasındalar! Karıştı, bakır tenli Çayır çimene, Karıştı, O canım hayalleri: Zırhlı bir rüzgar, Perdesi gibi; Bir set gibi: Kızgın çehreli, Göğüs gibi: Göğün görünmez göğsü gibi! Analar, onlar ayakta Buğday içindeler, onlar, Yücelerden yüce dururlar: Dünyayı doruktan seyreden, Bir öğle güneşi …

Ertuğrul Evyapar, Evler Aynıdır

her sabah aynı saatte aynı gök yüzüne aynı güneşi monte ederim, sokak aynı sokaktır ve ben aynı ben, gömleğim ,pantolonum ve ayakkabım değişir. evler aynı evlerdir. ancak her sabah aynı saatte bim marketin köşesinde, gördüğüm aynı insanların boyları kısalır gelir bana, sanki yaşayakalabilmek için, çalışırlar tekstil fabrikasında. tekstil fabrikası iplerini …

Ahmet Cora, Ülkede Belgesel İzler Gibi Yaşayanlar

Tembellik harikadır. “Biz o gün mavi hapı içecektik be Morfi” NEO Geçenlerde,  Pakistan’da iş için üç dört gün kalıp dönen bir arkadaşla konuşuyordum.Ülkeyi nasıl bulduğunu sorduğumda, çok geri kalmış ve insanlarının oldukça fakir olduğundan bahsetti. Bir de çok acayip bir şey söyledi; ülke içinde arabayla giderken, etrafı sanki televizyonda bir …

Trevinian, Katyanın Yazı

Uçuruma düşmek yasaktır!   Yolumuza devam ederken, her birimizin olaya nasıl kendimize uygun, farklı tepkiler gösterdiğimizi düşündüm. Ben açıkçası korkmuştum. Bay Treville’e yeni bir ilham gelmiş, taşımacılığın motorlaşmasından sonra eski kasaba geleneklerinin ne kadar bozulacağı konusunda bir söylence başlamıştı. Katya hemen ata şefkat göstermeye yönelmiş, Paul ise uzaklaşan arabanın arkasından …