Nizar Kabbani, Resim Dersi

1 Boya kutusunu önüme koyuyor oğlum Bir kuş çizmemi istiyor benden Kül rengine batırıyorum fırçayı Bir dörtgen çiziyorum, üstüne bir kilit ve çubuklar Oğlum, gözleri dehşet dolu, diyor ki bana: “Ama bu bir hapishane… Yoksa bilmiyor musun baba, kuş çizmeyi sen?” Oğlum, diyorum ona, ayıplama beni Kuşların biçimini unuttum inan. …

Ece Ayhan, Yort Savul

Arif Çağlar için 1. Atlasları getirin! Tarih atlaslarını! En geniş zamanlı bir şiir yazacağız 2. Harbi karşılık verecek ama herkes Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya: 3. Bir, Yeryüzünde nasıl dağılmıştır Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar? 4. İki, daha yavuz bir belge var mıdır ha Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış …

Ece Ayhan, Meçhul Öğrenci Anıtı

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında Bir teneffüs daha yaşasaydı, Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür Devlet dersinde öldürülmüştür. Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: – Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: – Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbinedir. Bu ölümü …

Ebû Osman Câhız

Ev geçiminde tutumluluğu benimseyen, israfa karşı çıkıp mal biriktirmeyi kendilerine şiar edinen birtakım insanlar, bazı mescitlerde toplanıyorlarmış. Bu eylem, aralarında anlaşma ve yardımlaşma zemini oluşturuyor, birbirleriyle dertleşmeleri sayesinde dışlanmışlık hissinden kurtuluyorlarmış. Daima iktisatlı davranmaktan bahsediyor, eli sıkılığın yararlarını araştırıyor, benzer fikirleri savunmanın tadını çıkararak keyifli kahkahalar atıyorlarmış. Bu zevkli cimri …

Nilgün Marmara, Tomorrow Will be Another Day

Belki ona gideriz yarın, Belleksiz sevgiliye, Poplin elli korkak çocuğa, Duyarlığı, unutkanlığının kanı anaya- Ona belki gideriz yarın, Gören gözlü kör güzele, Çılgın gülüşlü bebeğe, Yüreği, sızlanan ruhunun göğü yavrucağa- Yarın gideriz belki ona, Unutuşun türküsü, bekleyiş tortusunda, Esnek kokulu çiçeğe, Kaynak bakışlı Venüs’e- Nilgün Marmara İZDİHAM

Nilgün Marmara, Beden

onun bedeni bir tımarhane içinde çok işçi, deli ve çalışkan! onun bedeni bir kule. içinde çok basamak, karanlık ve nemli. güdürerek çıkarır merdivenlerden, ağlatarak indirir aşağı! onun bedeni bir küre yüzeyi çok giz, parlak ve akışkan. döndürdükçe gösterir çarpıtmaz, zamana saygılı ve acıyan Nilgün Marmara İZDİHAM

Nilgün Marmara, Kan Atlası

emel’e “ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım.” çolak mırıltılarla dövmelenen çocuk her gün her gece eğer adasında,gözü ağzı elinden alınmış, yosunlar sarmış bedenini çığlıklarken bunu su içinde… karada, hançer suratlı abinin rüzgarın uçar adımları. geçmiş ilmeğinde saklıdır arzusu içinden karanlık, tekrar ve ilenç sızdıran hayret taşında. ”soruyor hatırasında, sırtımda ve …

Nilgün Marmara, Pek Öncesi Ben

yontusal bir dinginlikle sıralarım sözcüklerimi vasat bir yere bu duyumlanmaz imgeleme – taşkınlıktan ırak mı ırak ah! ya benim ele geçirilemez coşkularım varolamamış henüz biçimleyemediğim neredesiniz siz ey bilinçsizliğin bilinçleri varılamaz yengisinden sonra ulaşılır esriklik alanları? bir uçuş diliyorum salt kanat gökyüzünün üçgen bir köşesinde, bir tozlaşma… miriabilis bir jalapa’da …

Nilgün Marmara, Manolya

1985. zaman da aynı karanlık aynı yarasaydı, Manolya delirmezden önce. Büyükannemizin kocaman bakla bir evi, Uzun pencereleri vardı, sedirinde ölü doğmuş fareler pembeliği. Okurduk leziz balgamlı gazetelerini büyükbabamızın, Okşarken ve korkarken erkek anamızdan, Babamız bir gılman, pir şefkat, Acımızın cümbüşünde sarsak bir kukla, O yokuşta onursuz müezzin kuşları, Sabaha karşılar, …

Nilgün Marmara, Düşü Ne Biliyorum

Kimdi o kedi, zamanın eşyayı örseleyen korkusunda eğerek kuşları yemlerine, bana ve suçlarıma dolanan? Gök kaçınca üzerimizden ve yıldız dengi çözüldüğünde neydi yaklaşan yanan yatağından aslanlar geçirmiş ve gömütünün kapağı hep açık olana? Yedi tül ardında yazgı uşağı, görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o ve bağlanmıştır körler örümcek salyası kablolarla birbirine …