Ali Karan, Saçmasapan Bir Şiir

-Ergin Günçe’ye- hep kaybedersem elimden bir şey gelmezse fazla kafir fazla kızlara göz dikip hep fazla ve memurlardan fazla kopuk asgari ücrete burun kıvıranlara yumruğumu dönüp ama ses çıkarmayıp, güzel müziklere kalbimi açıp ama bakışlarımı asla bakışlarımı açtığım kişilerden kalbimi saklayıp ve kafir etti bizi bu şehir bunu anlayıp ve …

Akgün Akova, Caz Çiçeği

bilinmez, belki son öpüşümdür bu seni bir kadına bir nehri son ekleyişim bilinmez, bahçene ektiğim son çiçek hırsızıdır bu bomba konmuş tren istasyonlarına arzunun titreyen yollarına son adım atışım, belki bu da bilinmez bilinmez, baharın ensesine bir kuşun ilk kurşun sıkışıdır bu bir kedinin yağmurda ilk yıkanışı bir kadını merdivene …

John Hawkes, Onun Şiiri

Michel Andre, sen ve Philippe’le aşkın üç oyununu paylaşacağım. Savunmanız gereken seçiminizi yapabilirsiniz. Bana hangi seçenek kalırsa kalsın memnun olacağım Ve onun sizinkilere üstün olduğunu ispatlayacağım: Üç aşık eşit derecede bir kadını severler Ve üçünün de onunla birlikte olduğu bir anda kadın başlar oyununu oynamaya. Aşk dolu bir bakışla bakar …

Lucretius Carus, Bunlar

Bunlar, ölüm korkusundan beslenen, büyüyen dirim Yaraları; birleşemez sıkıntıyla, iğrenç sövgülerle, Mutlu, güvenli bir varlık, görünüşe bakılırsa. Ölüm kapısında pusuya yatmak içindir bunlar. Bundan gelir ölüm korkusu, sakınmalar, kişilerde, Hepsi boş, kaçışmalar, varsıllığı çoğaltma tutkusu, Para biriktirme, toplumda kan dökme, can alma, Ölüm döşeğinde kıvranan kardeşten sevinç duyma, Kan kardeşin …

Gonca Özmen, Gölge

Bizim değil gölgelerindir dünya. Sarı bir sabıra bakar insan bazen Sarı bir sabır ne kadar insansa İnsan bazen zeytinlere gider Atları doyurur, perdeyi eller Bazen olur bir dilin de öldüğü Karıncanın güldüğü bazen olur Bir sözcük diğerini gider bulur Kabuğuna çekilir ceviz Bir böcek sesini birden unutur Akşam gizliden arka …

Carl Sandburg, Ben halkım, Ayaktakımı

Amerikalı şair. Yüzyıldan önce yaşamış dünyada. Nerede olduğu bilinmiyor.   Ben halkım, kalabalıklar, yığınlar, ayaktakımı. Bilir misin, dünyanın bütün büyük işlerini benim yaptığımı? İşçiyim ben, mucidim, dünyanın yiyeceği dünyanın giyeceği benim elimden çıkar. Benim, tarihe tanıklık eden seyirci. Napolyonlar benden çıkar ve Lincolnler. Ölürler. Ve sonra yeni Napolyonlar ve Lincolnler …

Naci Bahtiyar, Kendir İp

Eksiltili düşlerin zamansız tamircisiyim yoluna özrümü serdiğim yitik sevgili senin olsun uyuşmuş ayağımda soğuk kuyu çarıktan canik markaya geçen zincirin halkası Soğuk suya yatırılmış bir kendir sersemiydim güzünüzde bıraksan ipimi çekerim ömrümden, ne minnet size neye kısmetmiş ilmiğini dişlediğim mendebur zaman Göbeğinden ömre bağlanan hayat boynuma hem ölüm beni yaratan …

Semih Kâtipoğlu, Kavanoz Dibinden Yılmaz Özdil Okumak

İçinde pes geçen şiir. bu çağ güzel bir çağ bu çağ enfes bir çağ neden niçin enter’lar çağıdır bu çağ çünkü ben ve klavyem bir word üzerine istediğim her kelimeyi düşürebilirim enter bize yılmaz özdil’den kalma bir güzel alışkanlıktır vakt erişince, elbet attila ilhan da bize yetişir evet dostum, mirim …

İzdiham Dergisi 13. Sayı

  Dünyanın en en en güzel dergisi İzdiham çıktı.   Dünyanın en güzel dergisi İzdiham çıktı. Haftaya tüm NT Mağazalarında ve bizim de bilemediğimiz kitapçılarda olacak. Derginin zihinsel düşüncesi: 100 Dergideki konular : 100 Derginin tasarımı: 100 Dergideki şiirler: 100 Dergini fiyatı: 5 TL Dergideki iyilik hissi: 100 Derginin geleceği: 100 İzdiham  

Ercan Kesal, Yetimim Göğsüne Yasla

Derdimi gösterin Emekli olduktan sonra da hastanede çalışmaya devam eden bir personelimizin oğluydu Faruk. Otuzlu yaşlarında, dal gibi bir delikanlı. Sessiz, kendi halinde biri. Çocuğunun doğumu bizim hastanede olmuştu. Oradan hatırlıyorum. Karaciğer kanseriymiş. Geç fark etmişler. Metastaz yapmış. Dopleri yapan uzman arkadaş verdi önce tatsız haberi. Yine de ameliyata aldılar, …