Octavio Paz, Unutuş

Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında. Gömül vızıldayan sesin düşen sesin halkalarına ve uzaklarda yankılan dilsiz bir çağlayan gibi, davulların çalındığı yerde. Bırak kendini karanlığa, kendi etine gömül, kendi yüreğine; kemik, o mor şimşek, kamaştırsın gözlerini, kör etsin, mavi göğsünü göstersin akşam ışığı körfezler ve gölgeli koyaklar …

Octavia Paz, Bir Şair

“Müzik ve ekmek, süt ve şarap, aşk ve uyku. Bedava. Büyük ölümcül kucaklaşması birbirini seven iki düşmanın: Her yara bir çeşme. Arkadaşlar, zamanın sonuna dek sürecek sonul sohbet için silahlarını iyice bilerler. Aşıklar geçer gecenin içinden, birbirine geçmiş biçimde, yıldızların ve gövdelerin birliği. İnsandır insanın besini. Bilgi düş görmekten farklı …

Slvyia Plath, Gece Dansları

Bir gülücük düştü çimene telafisi olanaksız! Ama nasıl yitirecek kendilerini Gece dansların. Matematikte mi? O ne saf zıplayışlar öyle, o ne kıvrılışlar Elbette sonsuza değin. Dolaşırlar dünyayı; güzelliklerinden, Küçücük soluğunun armağanından, sırılsıklam çimen Kokulu uykularından, zambaklardan,zambaklardan Hepten yoksun oturmayacağım burda böyle Etleri hiç benzemez. Egonun soğuk kıvrımları, kallâ zambağı Ve …

Sylvia Plath, Boyunayım

Ama enine olmayı tercih ederdim. Ben kökünü toprağa batırmış bir ağaç değilim Taşları ve o ana sevgisini emen Bu yüzden büyüyemiyorum parlak yapraklara her nisan, Bir çiçek tarhının güzelliği de olamadım ne yazık ki Sanki özenle boyanmış ve kendi payına düşen hayranlarını kabul eder gibi, Pek yakında bütün yapraklarından birer …

Sylvia Plath ve Nilgün Marmara’nın Eserlerinin Karşılaştırılması

İntihar, kimine göre psikiyatrik bozuklukların yansıması bir edim, kimine göre tanrıya bir kurban… Kimine göre bir sanat, kimine göre muhalefet. Çağlar boyunca süregelen söz konusu edim, defalarca tanımlanmış, farklı disiplinler tarafından birçok kez konu alınmış, sanatçılara ilham vermiş. Esasen konunun fevkalade tekil olmasından ötürü, yapılacak olan çoğu tanım havada asılı …

Octavia Paz, İncir Ağacı

 Miksoak’ta, yanmış dudakların köyünde, yalnız incir ağacı bildirir, yıldaki değişmeleri. İncir ağacı, altı ay, ötümlü elbise giyinmiş ve diğer altı ay, yaz güneşinin kömürleşmiş harabesi. Yanıtsız iletiler yazıyordum, imzalandıktan az sonra yok edilen; dört duvarla çevrelenmiş (kuzey, bilmeyişin billuru, bulma memleketi; güney, dörde bölünmüş hatıra; doğu, ayna; batı, kireç ve …

Octavio Paz, Gitmekle Kalmak Arasında

Gitmekle kalmak arasında kıpırdamayan gün, katı bir saydamlık kalıbı. Hepsi görünüyor ve hiçbiri anlaşılamıyor, ufuk dokunulamayacak bir yakınlık. Masada kağıtlar, bir kitap, bir vazo: nesneler dinlenmekte adlarının gölgesinde. Damarlarımdaki kan giderek daha ağır yükseliyor ve yineliyor inatçı hecesini şakaklarımda. Işık kayıtsızca biçimini bozmakta donuk duvarın, tarihi olmayan bir zaman. Öğle …

Nurettin Topçu, Kalbin Emirleri

Bizde gizlenmiş bir Allah sesi var; ona kalp diyoruz. Onun yapısı ar­zu ve haset olan etle, zulüm ve kuvvet olan kemikten başkadır. Onla­ra büsbütün yabancı olan kalp, çok kere aşk ve hayranlıktır. Her adımda acılara ulaştırdığı için hayata dost olur. Bunca acının da yetmediğini, elemin elem doğurmasından sarhoş olduğunu söyler. …

Nurettin Topçu

“Bir ben vardır bende benden içeri” Yunus Emre Sırtımızda sanki ağır bir yükle dünyaya geliyoruz. Sanki adımlarımızı köstekleyen bir zincir var. Yolumuzun üstünde bir biri ardı sıra sıralanan hedeflere doğru içimizden itilirken belirsiz şüphelerimiz, korkularımız da var. İşte bu sırtımızdaki yük, ayaklarımızdaki zincir, bu şüpheler!. korkular, bizi dünyada karşılayan yaşamak …

Nizar Kabbani, Yasaklanmış Şiirler

Nasıl söyler türküsü o ağız, Dudakları dikilmişken, beyim? Bir Arap ozanı ölünce bugün Kim yakarır onun için? Benim şiirim el öpmez Şiirimin ellerini öpmek Sultanlara düşer! 1 Dostlarım Başkaldırmıyorsa, neye yarar şiir? Azgınları ve azgınlıkları yıkmıyorsa, neye yarar şiir? Zamanı ve mekânı Sarsmıyorsa, neye yarar şiir? Satrapların başındaki tacı Yere …