Ahmet Telli, Bu Kent Öldürüldü Diyorlar

Bu kent öldürüldü diyorlar Kurşuna dizildi bir gece yarısı Hayaletler geziniyormuş şimdi Sokak aralarında ve caddelerde Baykuş tüneği olmuş alanlar Ve yarasalar uçuşuyormuş… Silah ve esrar kaçakçıları Altın çağını yaşarlarken Artıyormuş bir yandan da Kumarhaneler,meyhaneler Borsa oyunları hileli iflaslar Birbirini kovalayıp dururken Nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor Yaygınmış şimdilerde rus ruleti …

Ahmet Telli, 81 Yılında Bir Fotoğraf

Göz değil bunlar kesinlikle değil irin gibi bir nefret akıyor sadece Dudaklar yok burun yok alın yok yüzü yok bu mumyalanmış yüzün Ölümün rengi gri midir ya da korkunun Gri midir insan hayvana benzetilirken Uzun ve pis bir sakal sarkıyor göğsüme iliştirilen rakamlara İşte 81 yılından fotğraf albümlere hiç girmeyecek …

Ahmet Telli, Belki Yine Gelirim

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler. Oysa …

Ömer Lekesiz, Bağımsızlık Siyaseti

Problemleri konuşmak münevverlerin işidir. Şiddete başvurmadan. Gezideki ağaçları koruma amacıyla başlayıp, daha ilk dakikalarında Taksim Darbe Komitacıları diye nitelenebilecek bir grubun denetimine giren Taksim merkezli eylemlerin bir savaşa hazırlanırcasına oluşturulmuş istihkam, iaşe temin, revir ve depolanmış sıhhi malzeme noktalarının faş olması, ölümlerin gerçekleşmesini temenni ile kalabalıkları bu yönde tahrik eden …

Ömer Lekesiz, Medeniyet Şurubu

 İsmet Özel’i yazınca herkes Hilmi Yavuz’u konuşuyor. Ayda bir yazarsa daha çok konuşulur. Hilmi Yavuz, son iki yazısında İsmet Özel’in medeniyetle ilgili bundan yaklaşık 35 yıl önce yazdığı yazılardan kimi cümleleri cımbızlamakla kalmayıp, onları -tıpkı namaz ayetini eksik okuyan Bektaşî tutumuyla- çarpıtarak yine kendinden söz ettirmeyi başardı. Hilmi Yavuz için …

Ahmet Muhip Dıranas, Titrek Bir Damladır

Titrek bir damladır aksi sevincin Yüzünün sararmış yapraklarında Ne zaman kederden taşarsa için Şarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgüler Bir çini vazodan dökülen güller Gibi hülyada fecirler güler Buruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün Süzülüp akasya dallarından gün Erir damla damla …

Ömer Lekesiz, Hem Şair, Hem Kalleş, Hem de Ahlaksız

Şiirle ilgili son iki yazımla, sanal ortamdaki ahlaksızlığa vurgu yapan “Evdeki Akrep” adlı yazılarıma verilen “ortak tepki”ler şiir hırsızlarıyla, isimsizliğe ya da kod isimlere sığınarak ahlaksızlık yapmayı maharet bilenlerin aynı kişiler (yani şairler) olduğunu açıkta ortaya koymuştur. Demek ki, cibilliyetsizliğini isimsizlikle perdelemek her zaman tam saklanmayı sağlamamakta, karanlıktan kurşun sıkmayı …

Ömer Hayyam’ dan Seçmeler

AŞK Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma… Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun Dünya esen yel üstüne kuruldu.. Varlığımız iki yokluk arasındadır Çevrendekilerde …

Ömer Hayyam, Rubailer

1. Ey özünün sırlarına akıl ermeyen; Suçumuza, duamıza önem vermeyen; Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık; Umudumu rahmetine bağlamışım ben. 4. Rahmetin var, günah işlemekten korkmam; Azığım senden, yolda çaresiz kalmam; Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam. 8. Her sabah yeni bir gün doğarken, Bir gün …

Ömer Hayyam, Şiirler

141. İnsan çeker çeker de sonra hür olur; İnci sedef zindanlarda yuğrulur. Paran pulun yoksa bugün, sağlık olsun: Bugün boş duran kadeh yarın doludur. 142. Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti; Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi. Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş? Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti? 143. Her …