Zeliha Yurdaer Yazıları

Zeliha Yurdaer: Jean Luc Godard, Çağın Anarşist Tanığı

Zeliha Yurdaer anarşist bir tanığı İzdiham için kaleme aldı.   Sinema tarihinin en önemli akımlarından biri de  klasik-gerçekçi anlatım sinemasının önemli kırılma noktalarından birini teşkil eden, Fransa’da ortaya çıkan Yeni Dalga akımıdır. Akımı adeta ismiyle bütünleştiren Jean Luc Godard, 1930 yılında Fransız doktor bir baba, İsviçreli zengin bir ailenin kızı …

Zeliha Yurdaer, Michelangelo Antonioni-Böyle Buyurdu İnsan

Yaşamakla aynı şeydi onun için film. Zeliha Yurdaer Antonioni’yi yazdı.   Yirminci yüzyıl insanı, koyacak bir yer bulamadığı benliğinin acısına çare olarak çoğu zaman sanata, bilhassa da sinemaya sarılmıştır. Çünkü değişen yaşam, insanın yalnızlığını arttırırken, kendini ifade edeceği, kısa bir an dahi olsa hayatındaki derin boşluğa kaybettiği anlamları yükleyebileceği bir …

Zeliha Yurdaer: Robert Bresson, Görüntüyü Hissettiren Yönetmen

Zeliha Yurdaer, Tarkovsky’nin “onu her zaman kıskanmışımdır, onun kadar sadeliğe ulaşmış kimse yok” dediği Robert Bresson’u kadraja aldı. “Kötülük, karanlığın ve çirkinliğin güçlerine karşı aklın sahip olabileceği en muazzam silahtır. Kötülük, bayım, eleştiri ruhudur, eleştiri ise ilerlemenin ve aydınlanmanın kaynağı”* Gerçekçi bir sanatçı için film, kötülüğü tüm açıklığı ile, iyiliği, …

Zeliha Yurdaer, Uçurtması Piç Olan Çocuklar

Zeliha Yurdaer, Uçurtması Piç Olan Çocuklar Uçurtmayı Vurmasınlar filminde Barış’ı da vurdular jandarmalar. İnsanların birbirini anlamadığı, anlamak için çaba sarfetmediği, düşüncelerin ifade edilmesinden korkulduğu, zihinlerin dört duvar arasına hapsedildiği dünyada, birbirinin kuyusunu kazıp, diğerinin düşüşüyle ayağa kalkan, diğerinin başarısızlığıyla kendi egosunu tatmin eden insanları sevmek gittikçe zorlaşıyor, insan üstü bir …

Zeliha Yurdaer, Susuz Yaz

“Askerin son defa memleketine baktığı Yüzünü çevirince bir bardak gibi düşüp kırılan memleket Ve gemilerin ağır ağır limanlardan çıktığı Ah sudur…”* Sudur insana hayat veren… Bazen devletleri düşürürken birbirine, bazen ardında saklı sebeplerle, dostu dosta, kardeşi kardeşe düşman edendir… Necati Cumalı’nın ölümsüz eserinden aynı adla sinemaya uyarlanan, bir Metin Erksan …

Zeliha Yurdaer, Tim Burton’dan Dünyanın En İyi Kötü Film Yapımcısı

Fantastik sinemanın muzip dahisi Tim Burton, sinema tarihinin en kötü yönetmeni olarak bilinen Edward D. Wood Jr.’nin hayatını beyazperdeye aktardığı, masalsı, dramatik bir biyografik klasik Ed Wood filminin girişinde Criswell karakterinin dilinden izleyiciyi bu şekilde uyarır. Ve devam eder: “Size bu çetin sınavda ayakta kalmayı başarabilmiş sefil ruhların tanıklığına dayanan …

Zeliha Yurdaer, Charlie Banks – Umudu Öldürmek En Büyük Cinayettir

“Her çocuk yatağının altında bir öcüyle büyür” Charlie Banks…1970’lerin New York’unda, kültürlü bir ailenin şanslı çocuğu olarak büyüyen on yaşında bir çocuk Charlie. Ve Charlie’nin yatağının altında korkuyla büyüttüğü çocukluk kabusu, kenar mahallelerin fakir çocuğu Mick Leary. Charlie ( Jesse Eisenberg ) üniversite okumuş ve saygın bir işi olan ebeveynlerinin …

Zeliha Yurdaer, Senin İnsanlığın Güzeldir

Zeliha Yurdaer, Senin İnsanlığın Güzeldir   “Tanrı olmasaydı O’nu icat etmek gerekirdi” der Voltaire. Buna karşılık Karamazov Kardeşler’in İvan’ı konunun başka bir noktasına temas eder ve der ki “asıl garip olan, hayranlık uyandıran şudur ki; insan gibi acımak bilmeyen vahşi bir hayvanın içinde Tanrı’nın var olması zorunlu bir şeydir düşüncesinin …

Sibel Atagün, Autumn Sonata; Yakından Bakmanın Tekinsizliği

Platon, çok eskilerdeki insan doğasını şöyle tanımlar: İnsanlar erkek ya da dişi olarak iki cinsiyetli değildi. Yusyuvarlak bir boyun üzerinde birbirinin tıpatıp benzeri ama zıt yönlere bakan iki yüze sahip dört elli ve dört ayaklı bir canlıydı. Bu ilkel varlığı tanrılar ikiye ayırdı. Platon’a göre insan bu ayrılıştan itibaren diğer …

Zeliha Yurdaer, Varolmanın Dayanılmaz Huzursuzluğu

 İnsanlığın varoluşundan beri vücut bulan “suç”, ilk  işlendiğinde Kabil tarafından, binlerce yıldır sürecek olan huzursuzluğun temeli atılmış oldu. İnsanın olduğu her yerde var olan hırs, kıskançlık gibi duyguların şiddetine göre yıkıcı etkiye sahip olan suç kavramı, insan eli olan her sanat dalında işlenegelmiştir. İnsanlığın şiddete meyyalinin son kertesi cinayet ise …