Yunus Meşe Yazıları

Ahmet Büke’nin Yüklük Kitabını Yunus Meşe Değerlendirdi

Öykücü kendisine bilgelik verilmiş insandır. O hayatın olağan akışı içerisinde tanık olunanları kendi gördüğü şekliyle yeniden sunar insanlara. Öykücü bunu yaparken bir mücevher ustası titizliğinde olmalıdır. Sözcükler yeterli sayıda ve yerli yerinde kullanılmalıdır. Ne bir eksik ne bir fazla. Öykünün yapısı öyküye müdahale edilmesine izin vermemelidir. Öyle ki öyküye bir …

Yaban Bir Aylak: Yusuf Atılgan

Bir fotoğraf: Alnı iyice açık bırakan geriye doğru taranmış, yılların yorgunluğunu bütün izlerini üzerinde taşıyan, beyaz dalgalı saçlar. Yolunda gitmeyen bir şeylere bakar gibi bakan yorgun, huzursuz, sorgulayan bakışlar. Mücadele ile geçen ömrün yükünü taşıyan, dudaklarının uçlarına doğru inen, iki derin çizgi. Bütün bu kent yalnızlığının, köyünde yabancı görülüşünün ve …

Bir Faşist Daire

Türk öykücülüğü, dilin sınırlarını zorlayan; öykünün uçlarında gezinen ve bu uç sınırları daha da genişleten, kült haline gelmiş birkaç öykücü dışında bir kısırdöngü yaşıyor son dönemlerde. Yayın dünyasını elinde tutan bazı yayınevlerinin, ödül kuruluşlarının ve bazı edebiyat dergilerinin edebiyata yön verme kaygısı ile taraflı olarak ödüller dağıtması piyasada birbirine oldukça …

Yunus Meşe, Cinayet Sözleşmesi

Anarşist olmaya gidiyordum Memur oldum.” Gözlerim, ellerim kadar soğuktu karşımdaki  bilgisayarın  beyaz  yüzüne dökülmüş kırmızı cansız ve küçük harfli cümlelere bakarken Öğretmen olduğumu söylüyorlar, beni tebrik ediyor ve mesleğimde başarılı olacağımdan emin olduklarını dile getiriyorlardı.  Birkaç masa ötede aynı ekrana bakan başka insanlar vardı ve çığlıklar atıp bulundukları yerde zıplayıp …

Yunus Meşe, Yunus Emre Şiirinde Ölüm ve Aşk

  “Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil” Yunus Emre’de ölüm bilinçli bir “bilmek” hali ile mevcuttur. İnsan ölümünün farklı tezahürlerini idrak ederek bilir. “külli nefsin zâikatü’l- mevt” ayeti ile başlayan bu “bilmek” hali şiirlerine de yansır. Bu bilinç onda korku yerine derin bir tevekkül ve teslimiyet hasıl olmasına sebep …

Füruzan Diye Bir Öykü Kitabını Yunus Meşe Değerlendirdi

Türkçe öykünün Türk edebiyatındaki yeri, öykücünün bahtsızlığına denk düşer. Her zaman sallantıdadır. Edebiyatın suskun kaldığı dönemlerde de ciddi atılımlarla yükselişe geçip parıldadığı dönemlerde de Türkçe öykünün bitip bitmediğine dair tartışmalar eksik olmamıştır. Bütün bunlara rağmen öykücü, ciddiyeti elden bırakmadan yazarak, üreterek Türkçe öykünün yürüyüşünü yavaşlatmasına ve durdurmasına müsaade etmemiştir. 70’li …

Sezai Karakoç’tan Yunus Meşe’nin Seçtikleri

*İslam, batı medeniyetinden ayrı bir medeniyet olarak ele alınmadıkça gerçeğine varılamayacak bir realitedir. Kavramları, tanımları,deneyleri yine kendinden çıkarılabilir. Batı sınırlamaları ve muhtevalarıyla İslam realitesinin üzerinde yapılacak  soyutlamalar,İslami değil,ancak,batı doktrinlerinin İslam’ı nasıl gördüğünü ve gösterdiğini tespite yarar. (sayfa10) *Batılı ve komünist iktisatçı ve yazarlar,İslam’ın kendine özgürlüğünü bilerek veya bilmeyerek hesaba katmıyorlar …

Yunus Meşe, Embesil

Bir çarşamba sabahı çıkageldi. Başında omuzlarının üstüne düşen işlemeli yeşil renk bir örtü. Ayağında siyah pantolon vardı. Ayakkabılarına bakamadım. Yüzünde keskin bir beyazlık… Sol yanağından şakaklarına doğru tırmanan ince mor damarlar gösteriyordu kendisini. Biriktirecek anısı olmayan yüzler bu kadar saydamlaşırlar. Yanında annesi vardı. Kızı ne kadar beyazsa annesi o kadar …

Yunus Meşe, Mor Karbasi Portresi

Gırtlağının gerildiğini hissettin.  Coğrafyalar boyu yol alırken en ufak rüzgârda dahi savrulan, savruldukça çingene topraklarının utangaç kokusunu dağıtan; bir yandan da acıyı toplayan eteklerinin ve ellerinin biriktirdiklerini söylemenin vakti gelmişti. Gırtlağının gerildiğini hissettin hüznü savunmak için. Gözlerin kısıldı. Dudakların büzüldü. Kaşların çatıldı, harfler birbiri ardına sıralanıp düşerken dudaklarından.  Ağlamanın eşiğindeydin. …

Yunus Meşe Öykümüzün İzinde Kitabını Değerlendirdi

ÖYKÜMÜZÜN İZİNDE/ Ertan Örgen Önce söz vardı, yazı sonra… Ertan Örgen 1969 yılında Konya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Aynı üniversitede yüksek lisans ve doktora yaptı. Milli Eğitim Bakanlığında ve Selçuk Üniversitesinde çalıştı. Halen Balıkesir Üniversitesinde öğretim üyesidir. Ertan Örgen Edebiyatımızda yaptığı araştırma çalışmalarıyla bilinen bir …