Yazarlar Yazıları

Nazım Hikmet Ran, Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin …

Nazım Hikmet Ran, Putları Niçin Kırıyoruz?

Her cemiyetin yaşadığı devre mahsus bir takım mefkureleri vardır. Bu mefkureleri insanlar mücerret bir şekilde kavrayamadıkları için onları bazı fertlerde temessül etmiş görmek isterler. Bu mefkureleri en iyi hazmeden, onu her mana-sile kendisinde aksettiren kimseler o mefkurenin mümessili olarak görülür. Biz o ferde baktığımız zaman onda kendi mefkurelerimizi, kendi hülyalarımızı, …

Salih Mirzabeyoğlu: Madde Nedir?

“Madde nedir?” sorusunu, davet ettiği meselelerin ilgisi içinde ve metafizik kavramının anlamına nisbetle “ne madde değildir?” sorusuyla birlikte ele alırsak, bu hususta serdedilenlerden bütün bir felsefe ve hikemiyat tarihi karşımıza çıkar ki, hem imkân ve fasıllandırma olarak mümkün değil… Peşin hükmümüz, hiçbir şeyin mücerredinin sonuna kadar halledilemeyeceğidir. Bunun böyle olması …

Salih Mirzabeyoğlu, Esatir ve Mitoloji

Einstein, kâinat’ın yaratılışı mevzuunda, “zamanın öncesinde ne olup bittiğini bilmiyoruz!” der. Hawking ise, kâinat’ın hep var kalacağını söyler. Başka bir fizikçi, insan ve muradı olmadan eşyanın hakikatinin anlaşılamayacağını, bu türlü bilginin insana marifet vermeyeceğini ve aslında eğlencelik seviyesinde kalacağına da misâl, şu hakikati belirtir: “Madde hakkında ne kadar çok şey …

Nazım Hikmet Ran, Ellerinize ve Yalana Dair

Bütün taşlar gibi vekarlı, hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli, bütün yük hayvanları gibi battal, ağır ve aç çocukların dargın yüzlerine benziyen elleriniz. Arılar gibi hünerli, hafif, sütlü memeler gibi yüklü, tabiat gibi cesur ve dost yumuşaklıklarını haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz. Bu dünya öküzün boynuzunda değil, bu dünya ellerinizin …

Nazım Hikmet Ran, Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. Iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin Fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz …

Nazım Hikmet Ran, Bulutlar Adam Öldürmesin

Analardır adam eden adamı aydınlıklardır önümüzde gider. Sizi de bir ana doğurmadı mı? Analara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman. Çocuklara kıymayın efendiler. Bulutlar adam öldürmesin. Gelinler aynada saçını tarar, aynanın içinde birini arar. Elbet böyle sizi …

Sait Faik Öyküleri, Kıskançlık

Köyün civarını, çiçek açmış şeftalilerin dibinde derileri pul pul çobanlarla dinlenerek, ekseriya, bahar güneşine sarılıp yürüyerek dolaştım. Dağlara türkü söyleyen ufacık çobana: “Karnım aç, yavru” dedim. Dağarcığından kumlu köy ekmeği ve suyu seli kaçmış Mihaliç peyniri çıkarıp verdi. Pınar buldum, su içtim. Köye akşama doğru ancak varabildim. Meydandan geçerken ağalar …

Sait Faik Abasıyanık, Öyle Bir Hikaye

sinemadan çıktığım zaman yağmur yine başlamıştı. ne yapacağım? küfrettim. ana avrat küfrettim. canım bir yürümek istiyordu ki… şöförün biri: – atikali, atikali! – diye bağırdı. gider miyim atikali’ye gecenin bu saatinde, giderim. atladım şöförün yanına. dere tepe düz gittik. otomobilin buğulu, damlalı camlarında kırmızı, sarı, yeşil, türlü ışıklar görerek, bir …

Sait Faik Abasıyanık, Haritada Bir Nokta

Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar. Robenson Kruzoe’yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada …