Felsefe Yazıları

Jacques Verges, Savunma Saldırıyor

Suçsuz toplum gülsüz gül fidanı gibidir: Tasavvur edilemez. Çelişki bizatihi varoluşunun önkoşuludur, suç da hayatın, değişmesi için kendisine çaktığı işaret. Uruffe papazının cinayeti gibi tek adi vaka Kilise mensuplarının çetin bekâret sorununu Konsillerden önce en acil ifadelerle ortaya atıyor, Liège’deki ötanazi davası tıp etiğine, eşzamanlı gelişim sergileyen bilim ve ticarete …

William Hasker, İnsanın Özgürlüğü ve Kötülük Problemi

Kötülük problemi, kötülüğün var olduğu gerçeğinin, bu âlemin kudret, hikmet ve iyilik açısından mükemmel olan bir yaratıcısı ve idare edicisi olamayacağına inanmak için iyi ve hatta zorlayıcı bir sebep temin ettiği iddiasından ortaya çıkmaktadır –yani, Tanrı’nın olmadığına inanmak için bir sebep olarak. Filozoflar arasında bu probleme, kötülük üzerine kurulmuş bir …

Bu Dünyadan Bir Hüsamettin Arslan Geçti

İzdiham Not: Hüsamettin Arslan’ın vefatı üzücü. O çok iyi bir aydındı. Paradigma Yayınları’ndan o kadar güzel kitaplar çıkardılar ki hala kitapları çok kıymetli. Allah rahmet etsin. Hayat tuhaf, hatta düpedüz saçma. İnsan kendi trajedisinin aktörü ve mağduru. Ve finalde her şeyi o kadar derinden ve geri döndürülemez bir şekilde değiştiren, …

Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma

Horkheımer— Her şeyin iyi olacağına inanmıyorum, ama her şeyin iyi olacağı fikri belirleyici bir önem taşıyor elbette. Adorno— Rasyonaliteyle bağlantılı bir şey bu. İnsanlar her konuda hayvanlardan çok daha dehşet verici; buna rağmen, her şeyin başka türlü olabileceğini de sadece insanlar düşünü­yor. Horkheımer— Tek tek insanlar, insanlık değil. Adorno—Aslında tesadüfi bir şey değil mi bu? Türün …

Arthur Schopenhauer, Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine

Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder: Okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir …

Sandra M. Lynch, Dostluk Üzerine

“Dostluk umuttur. Her dostluk girişimi dünya ile benlik arasında yaşamak adına girişilen çatışmaların ezici maliyetlerini biraz olsun hafifletme çabasını içerir. Hiçbir dış gücün dayatması olmaksızın, bir başkasına karşı duyduğumuz kendi içimizden gelen derin duygular, ona ilişkin gönüllü olarak edindiğimiz bilgiler, onunla paylaştığımız deneyimler, kısacası onun dünyasının tadı bizi bireyselliğimizin dar …

Ayhan Küflüoğlu, Metabilim: Sihrin Yapısı

Bilimsellik Felsefesi; başlangıçta yola çıkarken, aksiyom olarak doğru önvarsaydığı: “Evrende Tanrı’nın olmadığı; varsa bile işleyişe karışmadığı ve hiçbir şeyin nedeni ve faili olmadığı” inancıyla tutarlı olarak; Bilimsel İfade ve Yayınlarında, “Tanrısız (ve Tanrıya dair hiçbir işaret ve delil de olmayan)” evren tasvirleri inşa eder. Bilim’in bu seküler ve lâik, hakikâtte …

Jean-Paul Sartre, Varlık ve Hiçlik

Kendimizi açmazdan kurtarmak istiyorsak, kendini aldatma davranışlarını daha yakından incelemek ve buradan bir betimlemeye ulaşmaya çalışmak uygun olur. Bu betimleme, kendini aldatmanın imkânının koşullarını daha açıklıkla saptamamıza, yani başta sormuş olduğumuz soruya cevap vermeye imkân verecektir: “insan varlığı ne şekilde olmalıdır ki kendini aldatabilsin?” Örneğin, ilk randevusundaki bir kadını alalım. …

Dücane Cündioğlu, Daraltı

Kendiyle yüzleşmeyi kim göze alabilir?  Elbette sadece değişimi umabilen! Hiçbir şey değişmeyecekse kişi kendisiyle niçin yüzleşsin? Niçin yüzleşmenin o ağır yükünü taşısın? Gerçekliği belleğinde niçin saklasın? * * * “Sanki burnum değdi burnuna yokun / Kustum özağzımdan kafatasımı.” İnsanın kendiyle yüzleşmesini Necip Fazıl’ın bu mısralarından daha iyi ne anlatabilir, doğrusu …

A. Sait Aykut, Varlık, Benlik, Hatırlayış ve Unutuş Üzerine

Cehalet mutluluktur diyorsanız lütfen bu metni okumayın ve mutlu mutlu yaşamaya devam edin. -I- 1. Bu deneme, varlık, unutuş ve hatırlayış çevresinde kümelenen bazı kavramları önce açıklama sonra da İbn Arabî, Sühreverdî ve Heidegger üzerinden arama hedefini güder. Ancak amaç, birebir aynılıklar bulmak değil, daha çok, bağlam ve çağrışım açısından …