Edip Cansever Yazıları

Edip Cansever, İçinden Doğru Sevdim Seni

İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına daracık …

Edip Cansever, Uzak Yakınlık

Soruyordun İlkyaz işte Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda Kırıp dökük de olsa yanımda Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan Erkeğini iyi …

Edip Cansever, Gelmiş Bulundum

Ben mişim -neymiş- su sesiymiş Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan- Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan. Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan Ne kalmış bir …

Edip Cansever, Sona Kalsa

Usul usul konuşuyorlar aralarında Denize bakıyorlar bazen – çatalını gezdiriyor biri tabağında – Gölgesi bir kuş ölüsü Karşıda yeni budanmış ağacın – Olsa, başlangıçlar sona kalsa – Kolyesiyle oynuyor kadın – tabağımda soyulmuş elma – Saatime bakıyorum sık sık Kapıyı gözlüyorum arada Biraz soğum mu geliyor ne – kapatır mısın …

Edip Cansever, Seni Günlere Böldüm

Seni günlere böldüm, seni aylara Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi Minesi çatlamış bir diş gibi Durduracağım karşında. Şiirler söylenir, şiirler biter Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin Tam oradan mı kahverengi …

Edip Cansever, Turgut Uyar

Kocaman bir avlunun ortasında durdu durdu İçindeki bomboş avluya bakarak Gökyüzünden arada bir oraya Ölü bir kuş ya düşüyor ya düşmüyordu. Görseydi içinin olmadığını Çekip onca çelenkten bir sap karanfili Koymak ister miydi hiç Bu ikindi vaktinin hırçın vazosuna. Güzleri kullanırdı o kadar sevmese de Dünyayı kullanırdı açıp da penceresini …

Edip Cansever, Doğa Çeşnicisi

Hiçbir ses yakalayamaz beni Dağlarda küskün, küçük Bir ot parçasının yankısından başka.Hiçbir ses yakalayamaz beni Nar ağaçlarının çıngıraklarından başka Duyuyorum burukluğumun tadını Kendimden uzaklığımın da Bir şarap çeşnicisi gibi Parmağını dünyaya Tedirgin bir Tanrı gibi uzatmış da. Değil ki her gün bir giysi eskitiyorum Yaşama dadanmış da iğreti suratıyla Hayır,sığ …