Sinema Yazıları

EVET CHARLES MODERN ZAMANLAR!

Charles Chaplin çağının ötesini ne kadar görebiliyordu bilemiyorum ama kendi çağını kimsenin göremediği kadar iyi gördüğü muhakkak, gördüklerini de kendine has üslubuyla anlatması ve bu üslupla Dünya Sinema Tarihinde sağlam bir yer edinmesi şapka çıkartır cinsten. Evet Charles bu sefer şapkayı biz çıkartıyoruz sana, Modern Zamanlar için teşekkürler. Asri Zamanlar …

Gürkan Sabri Şakrak, 11e 10 Kala

Rantsal insan ilişkileri. Tüketim toplumu; günümüzde üzerinde bilimsel tartışmaların yapıldığı ve çoğu görüş sahiplerince çağımızın insan tipini tanımlayan kavram. Bu tanımlamanın derinlerine ve arka planına bakıldığında mevcut egemen sistemden doğan dürtülerle karşılaşırız. Sermaye sürekli yeni markalar ve alışkanlıklar tasarlamakta ve bunları süslü, harikulade gösterilerle pazarlamaktadır. Bunları adım attığı her yerde …

Yılmaz Güney, Ölüm Beni Çağırıyor

Beni niye öldürdün G. Seni sevmek için Yaşamak istiyorum. Çoktandır özlediğim yanık saman kokulu bu toprak üzerinde dalıp kalmışım. Uyuyor muyum; yoksa rüya mı görüyorum. Bilmiyorum.. Serin bir gölge. Kafamda 12 tonluk Bussinglerin korkunç gürültüsü. Bir şeyler düşünmek istiyorum. İki şeyi bir araya getiremiyorum bir türlü. Düşüncelerim hep uçuyor. Biri …

Hangi Kitaptan Sinemaya Uyarlanırdınız?

Sadece iyilik yapmakla yükümlü küçük makinedir insan…   Sinemaya uyarlanan dört roman. Dördü de birbirinden tekinsiz, ahlaksız, illegal ve tehlikeli… Tabii ki tırnak içinde. Tırnağın dışında ise gri bir gerçeklik içeri girebilmek için kapımızı çalıyor. Yaşamın kıyısı, uyuşturucunun damarı, şiddetin yanı, şizofreninin sınırı… Kitaplarda, beyazperdede ve işte şimdi de testimizde… …

Esma Koç, Şiirin Adı Mihca Olsun

Yaşlı bilgelerden döndü kalemim kırılgan, nazenin, bitmeyesice derdim ben sana sefil içimi bağışlasam, Reyya dağına çıksam da bağırsam, yine de arz edemem halimi Mihca. gözlerini kapatmasan da saçlarımı toplasam Mecusilerin bin yıllık ateşi gibi sönecek de olsam, belki de halimi anlatabilirdim Mihca. biraz konuş, biraz sukût, biraz şiir okusana, beni …

Mustafa Toprak, Paris’te Gece Yarısı filmini değerlendirdi

Yaşadığımız dönemde her geçen gün bir yeniliğe geç kalındığını telkin edenlerin arasında bir nevi kaçış oluyor geçmiş. Eski filmlere, kitaplara, belgelere, anılara ayrı bir heyecanla bakılıyor bu kaçışta. Woody Allen da bu dertten mustarip olanları fark etmiş olmalı ki senaryosunu kendi yazdığı Paris’te Gece Yarısı filmini çekmiş. Filmin başrol oyuncusu …

Zeki Demirkubuz, Yeraltı

Walter Benjamin “Hikâye Anlatıcısı” başlıklı denemesinde, Rus hikâyeci Nikolay Leskov’un yapıtlarından bahsederken hikâye anlatıcısının artık yaşamımızda çok işlevinin kalmadığından bahseder. Çünkü hikâye anlatıcılığı özünde ağızdan ağza aktarılan deneyimlerden oluşur (akt. Gürata,2012:27). Benjamin’in haklılığı geldiğimiz noktada kaçınılmazdır. Çünkü sözlü anlatıcılık döneminin kapanması bir yana, neredeyse yazılı anlatımın bile daha az işleve …

Kübra Nur Uzun, Takva: Muharrem Efendi’nin Psikanalitik Karakter Analizi

Ailesinden kalan evinde tekdüze, mütevazıbir hayat yaşıyor Muharrem Efendi. Ferdi tanımlarda öznelleşen mutluluk kavramı, Muharrem Efendi için değişmezliğini koruyan bir yaşam demek. Hayatın bütün boşluklarını dini vecibelerle meşgul olarak doldurma gayretinde. İşin aslı, hissedilen ve rahatsızlık yaratmaması adına telafisi için uğraşılan bir boşluk değil bu. Aksine farklı yaşam formlarını merak …

Mustafa Toprak, Böyle Şehirler Kimsesizliği Yokluk Sanıyor

Hikayesi bilinmeyen adamların tılsımından korkulur. İnsan bildiğiyle emindir, bilmediğini deşeler, yaklaşır öğrenmek için. Ürkekliğini bırakmadan sessizce adım adım gelir bilinmeyen hikayenin yanına. Herkesin açıkça söylediği, gösterdiği gizemin katmanlı versiyonu karşısındadır. İlkin soruyla başlar, cevabı kolayca alacağını umarak kulaklarını ferahlamak için salıverir. Tabi durum hiç de öyle olmaz. Ömür ilerledikçe sırları …

Deniz Binici, That Evening Sun (Akşam Güneşi) filmini değerlendirdi

Bu Köşe Benim Yaşlılığım Olsun Yaşlılığın ya da yaşlı bir insanın konu edinildiği sinema filmlerine rastlamak neredeyse bir şans! Toplum içerisinde ununu elemiş eleğini asmış olarak gördüğümüz ve bu doğrultuda hayatın kıyısında köşesinde konumlandırdığımız yaşlı insanları, gerçek hayatın bir yansıması olarak sinemada da az görmemiz bu dışlanmışlığın en belirgin göstergesidir. …