Şiirler Yazıları

Alper Çeker; Ölümün Arifesinde

benim parmaklarım, yüzümün devamıdır ellerimse Tanrı’nın varlığına delil hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, hiç yaşamamış gibi ölürüz bize ihanet edenlerden, ölerek intikam alırız ben ki her saniyemi, son anım gibi yaşıyorum yani muamma değil artık benim için ölüm eğer buraya sığamıyorsam ya göğe çekilir, ya toprağa gömülürüm ben öldüğümde sana verdiğim …

Emrah Çiftçi, Dilimizi Biliyor

Plazaların arasından geliyorum Kravatlı merkeplerin, arşa değen gökdelenlerin arasından Dünya arzusuyla sarmalanmış ruhumu kurtarmaktan geliyorum Şeytanı taşlamaktan Dilinizi biliyorum Demokrasiye, anayasaya, insan haklarına inandığınızı Gitmediğiniz namazın cumasını kısa mesajla kutladığınızı Yazın kışları, kışın yazları sevdiğinizi biliyorum Ağzımla kuş tutmaktan geliyorum Düştüğüm yerden kalkmaktan, tekrar başlamaktan Yalancının mumunu söndürmekten geliyorum Dokuzuncu …

Osman Konuk, Herhangibirine Çağrı

İhanetten bir alıntı sağlığınla gelirsin (gelirsen) Unutmabeni çiçekleriyle yaralarımı süslersin Utanılası birşeydir katıksız pembeliğin Bu yüzden kitaplardan yalnızca ıslık çalmasını öğrenebilirsin Tüm iyiliğin filmlerin iyi bitmesini istemek Ama bu kente gelirsen unutma beni ara Sana bir çay ve temiz yaralar ısmarlarım Öfkem geçer dinle yüzümü sevgiyle bakarım1 Kimse değil, seni …

Osman Konuk, Şiir Savaşlarım

ben yine buralardayım, siz burdasınız, ötekiler burda ötekiler çorap, kitap, nişan yüzüğü, gözlük kullananlar sevimli kafası çalışan iyi insanlar benim açlığımla beslenen hava durumuna göre din değiştiren boş zamanlarında acı çekenler çoğalan çoğala çoğala tükenenler yedekte beklettiğim duygular; işte, korkun hayırsever biriyim, bundan da korkun batıda yoksul, doğuda varsıl, turnuvalarda …

Osman Konuk, Aşırı Belki

  daha fazla beklenemez aşırıya kaçmak için patilerin gürültüsünden ibarettir kediler; çünkü… çiçeğimizi ve pastamızı alıp müsaitseniz biraz … öldürülmeye, bu akşam size… ya da söyleyin derinin dışına çıkınca edip cansever derisinin dışına çıkmadan yaşadı mesela kollar boşalınca eski bir sarılmadan, belki değil; iyice ama her belki aşırı demokrat, aşırı …

Bilal Can, Şizofren Kapı Kolundaki Made İn China

geçitte can veren otostopçular nihayetin akşamında salınıp durur med vakti şimdi evli adam evine köylü köyüne ya da cehennemin dibine demek kadar asabi değilim üstelik üzerimizden çok uçak geçti çok rüzgar çok kuş gecikmiş bir gizli öykünmeydik garip akımına sonra yas bağladık dilimize yenilmek düştü dilimize evet isyan dilimize susmak …

Edip Cansever, Turgut Uyar

Kocaman bir avlunun ortasında durdu durdu İçindeki bomboş avluya bakarak Gökyüzünden arada bir oraya Ölü bir kuş ya düşüyor ya düşmüyordu. Görseydi içinin olmadığını Çekip onca çelenkten bir sap karanfili Koymak ister miydi hiç Bu ikindi vaktinin hırçın vazosuna. Güzleri kullanırdı o kadar sevmese de Dünyayı kullanırdı açıp da penceresini …

Edip Cansever, Doğa Çeşnicisi

Hiçbir ses yakalayamaz beni Dağlarda küskün, küçük Bir ot parçasının yankısından başka.Hiçbir ses yakalayamaz beni Nar ağaçlarının çıngıraklarından başka Duyuyorum burukluğumun tadını Kendimden uzaklığımın da Bir şarap çeşnicisi gibi Parmağını dünyaya Tedirgin bir Tanrı gibi uzatmış da. Değil ki her gün bir giysi eskitiyorum Yaşama dadanmış da iğreti suratıyla Hayır,sığ …

Yalçın Ülker, Arasta

Bakkal kokusu sinmiş marketlere Ey hatıra Sadakte Ben önde koştururdum Babam ağır ağır Vakit uçarı gider Hatıra arkadan gelir Lezzetini bulur Hafızada bekletilmiş zaman Daha güzel kokar Eski zaman sakızları Yetişir Babam bana arastada Tutar ellerimden Cam şeker ışıltısında dünya Ey hatıra Sadakte Yalçın Ülker İZDİHAM

Bünyamin K:, Kırılır Korkuluk

İnsan otuz yaşadığında n’apar? Dili dişi ağrır; dindışı ağrır. Gençlik lekesi çıkmaya başlar ovuşturdukça bağrını… İnsan kırk yaşadığında n’apar? Karşı odada alıngan bir ceylan biblosu besler; yapayalnız porsuğu için./ Bugün sokağa çıkmış gibiyim Sokağa çıkmış gibi eve dönüyorum sığmaya sararmaya Hırkam vestiyere sığınıyor ben şu tekil pencereye halsiz kahveye uluyan …