Şiirler Yazıları

Esra Köse, Haklılık Payı

efendim, haklılar: kapımı çalmayan komşular, selam vermeyen cemaat bir kızı olduğunu unutan annem, olmaz öyle şey demeyin; unutturduğum haklılar, öyle çirkin öyle çirkinim ki yüzüm bendeki en güzel yer ona da ara sıra rastlansa yeter. şöyle söyleyeyim: güpegündüz ağlıyordu çocuk caddenin kenarına oturmuş tüm vaktini tüm sabrını tüm gücünü kullanırcasına …

Şehmus Ay, Zamanlar Sorular

Annem tuz almaya gönderdi beni O gün bugündür eve dönmedim sokakları çocuk adımlarıyla caddeleri suçlu telaşıyla geçtim zamana açılıyordu bütün pencerelerim anıya dönüşebilecek kelimelerle kurdum şiirlerimi kaybolduğum bütün dağlarda bulutlar annemin yüzüne benziyordu sokağa çıkmanın yasak olduğu günleri bıraktım uçurumların çekimine kapıldım dağların çağrısına uydum başka çağlara açılıyordu okuduğum kitaplar, …

Celal Fedai, Ben Karnında Annemin

Ateşe bak demek geçiyor nedense şimdi sana içimden erik ağaçları gene aldandı ve kar düştü üstlerine ben bu bahar da yetişemedim soğuk tutmalıydı diplerini ateşe bakarak delirebiliriz dalıp renklerine kuru odunların ateşe bak bu yeter sen orda bakarken beni burada oğul etmeye. Ben karnında annemin sen bir mermerle bir bir …

Özlem Tezcan Dertsiz, Sana yazdığım bir mektup olsam

yüzme bilmeyen bir kaptana vuruldum utanma mevsiminden kalan gül kırıkları suç işliyor kalbim ayıplanan limanda mendile bağlanmış üç lokum bu sevincim sevincim bir ikindi lokumları bölüşen elleri üç kardeşin kapı açmayı öğreniyorum sözle yeryüzünde unutulmuş son çilingirden lekedir kilitler evlere sürülen bahçe kapısındaki çıngıraklar söyledi yaşlanmış sorularla önünü kestiğim bilge …

Hilmi Yavuz, Doğunun Kadınları

Seni seven aşık neylesin malı. biz batan güne sahip çıktığımızda ay, Bitlis’te sarı tütün ya da bir akarsu imgesi gibi yiğit ve bütün bir ağıttı kadınlarımızda onlar hüznü bir çeyiz çileyi ince bir nergis ve gülerken bir dağ silsilesi taşırlar ve birer acıdan ibarettiler kayıtlarımızda kadınlar ki alınlarımızda doğuyu mavi …

Behçet Necatigil, Kirli Soru

Benim oralarda hiçbir işim yoktu Şeytana uydum, Aç ahtapotlar kaynaşırken dipte Kaypak kalabalıkta sürükleniyordum. İnce yüzünüzde üzgünce bir bakış Birden sizi gördüm, Açtı arı doruklarda bir safran Durdum. İlk sevgili güldü yitik anılardan Mutsuz, yalnız Sessiz kınamanızı, utançlarda küçülmüş Aldım, geri döndüm. Gelsem, Siz yine orada mısınız? Behçet Necatigil İZDİHAM

Mihrican Can, Uçmak Çare Değil

kuşlar uçuyor, Tanrım yaralılar var uzak değil deryadaki ayak izleri avcının ki barut gibi bir soğuk göğe takılı göğün tek avuntusu ceplerindekini boşaltmak ve sürmek şehrin en batık yüzüne kalan toprakların bağrı yanmasın diye. rengi tahtalarda kararmış bir sancı yerli yerinde durur ne sancısı bir dehlizin hangi yamaca açıldığını kıyıya …

İbrahim Varelci, Kaçış

karanlığa yumdum gözlerimi nefesini kolay işitirim diye yalnızlığın bağladım kendimi mahzun bir çocuğun uçurtmasına sonra oturdum dünyanın düzelmesini bekledim oysa rüzgârlı havalarda saçların başına belaydı rimelin akmasındı tamamdı bu iş, yağmurdan da nefret ederdin stiletto ve bilimum platform topuklu ayakkabılar şimdi beni dinler misiniz ben şehir dışına çıkıyorum, kendimin de …

William Butler Yeats, Politika

O kız orada dururken Ben nasıl bütün dikkatimle Roma’nın, yok Rusya’nın Ya da İspanya’nın Politikaları üzerinde durayım? Oysa gezmiş görmüş bir adam bu Ne söylediğini bilen. Öbürü de mürekkep yalamış Bir politikacı, Belki de söyledikleri doğru Savaş ve savaşın belalarıyla ilgili, Ama ah, genç olsaydım da yeniden Kollarıma alabilseydim o …

Hatice Ramazano, Uyumluluk Modu

“nereye gidiyor kahrımız böyle çarçabuk, bize bir kez bile “az iç, ölmeye mi niyetlisin?” demeden kaldı ki ceplerimiz kıyasıya dolu iddia kuponları ve yanmayan çakmaklarla “eve niye geç geldin?” diye sorma kimler kimler açıkladı, duymadın mı? evlilik aşkı öldürüyor ne sen, ne de ben kadromuza kuşları da dahil edersek unutalım …