Şiirler Yazıları

Bilal Can, Şizofren Kapı Kolundaki Made İn China

geçitte can veren otostopçular nihayetin akşamında salınıp durur med vakti şimdi evli adam evine köylü köyüne ya da cehennemin dibine demek kadar asabi değilim üstelik üzerimizden çok uçak geçti çok rüzgar çok kuş gecikmiş bir gizli öykünmeydik garip akımına sonra yas bağladık dilimize yenilmek düştü dilimize evet isyan dilimize susmak …

Edip Cansever, Doğa Çeşnicisi

Hiçbir ses yakalayamaz beni Dağlarda küskün, küçük Bir ot parçasının yankısından başka.Hiçbir ses yakalayamaz beni Nar ağaçlarının çıngıraklarından başka Duyuyorum burukluğumun tadını Kendimden uzaklığımın da Bir şarap çeşnicisi gibi Parmağını dünyaya Tedirgin bir Tanrı gibi uzatmış da. Değil ki her gün bir giysi eskitiyorum Yaşama dadanmış da iğreti suratıyla Hayır,sığ …

Edip Cansever, Turgut Uyar

Kocaman bir avlunun ortasında durdu durdu İçindeki bomboş avluya bakarak Gökyüzünden arada bir oraya Ölü bir kuş ya düşüyor ya düşmüyordu. Görseydi içinin olmadığını Çekip onca çelenkten bir sap karanfili Koymak ister miydi hiç Bu ikindi vaktinin hırçın vazosuna. Güzleri kullanırdı o kadar sevmese de Dünyayı kullanırdı açıp da penceresini …

Yalçın Ülker, Arasta

Bakkal kokusu sinmiş marketlere Ey hatıra Sadakte Ben önde koştururdum Babam ağır ağır Vakit uçarı gider Hatıra arkadan gelir Lezzetini bulur Hafızada bekletilmiş zaman Daha güzel kokar Eski zaman sakızları Yetişir Babam bana arastada Tutar ellerimden Cam şeker ışıltısında dünya Ey hatıra Sadakte Yalçın Ülker İZDİHAM

Bünyamin K:, Kırılır Korkuluk

İnsan otuz yaşadığında n’apar? Dili dişi ağrır; dindışı ağrır. Gençlik lekesi çıkmaya başlar ovuşturdukça bağrını… İnsan kırk yaşadığında n’apar? Karşı odada alıngan bir ceylan biblosu besler; yapayalnız porsuğu için./ Bugün sokağa çıkmış gibiyim Sokağa çıkmış gibi eve dönüyorum sığmaya sararmaya Hırkam vestiyere sığınıyor ben şu tekil pencereye halsiz kahveye uluyan …

Yavuz Türk, Sır Kâtibi

Bu şiir Arzu için. – karıma bendeki o tuhaf bilgi, o garip ruh hali gece gündüz duran ve durmakla mükellef olan eşya hangi sırrımızla zehirler kendini hikâye devam ettikçe bu böyle demek ki kendini kendiyle açıklayan doğru dürüst iki cümle çatamadım birbirine diyelim ben bunca zaman bir çivi gibi çakılıverdim …

Abdulhalik Aker, Modern İman Denemesi

Güneşle sevişmek bir hayal oldu ham sular yumadı yoz arzumuzu sözüm, parmağından sekip göğsüme değdiği zaman mı eritir buzu? Trenler ne kadar hızlanabilir süsleseler günlük kaygı ve kini? bundandır bir ömür kalamam dedim baksam ve görsem de sinendekini Buralar hiç bize göre değilmiş gel dedim kendime: son müslümanın yaptığı son …

Ayşe Kübra Gürel, Akideli

hep haziran gibi bir kere daha bir kere daha gölgemi öpüyorum bu altın yamaçlı kırmızı külahlı dağ bulutlarını da ben anamın mor nakışlı şalvarından istiyorum bir de kavun kokulu cikletlerinden çocukluğumun eskisi gibi durmuyor ki dünya dönüyor artık çocuk ancak annesi gidince olmuyor çocuk güneşe yakın olsun diye mi göğe …

Yunus Melih Özdağ, Aramızdaki Sessiz Harfler

Anne ben bugün evleniyorum. Biliyorum Konuşacak çok şey var aramızda Aramızdaki sessiz harfler, üç noktalar, boş sayfalar Anne kelimeler anne kelimeler yakamdan tutmuş anla Gün be gün anlıyorum kelimelere çıkmış falım Kaçış yok, isyana kanım ısınmadı, haksızlığa çarpmayacaksa Dostlarım var anne yalnızca birkaç kelime uzakta Birlikte öfkeleniyoruz birlikte yürüyoruz Oturup …

Ahmet Erhan, Oğul

Anne ben geldim, üstüm başım Uzak yolların tozlarıyla perişan Çoktan paralandı ördüğün kazak Üzerinde yeşil nakışlar olan Anne ben geldim, yoruldum artık Her yolağzında kendime rastlamaktan Hep acılı, sarhoş ve sarsak Şiirler çırpıştıran bir adam Kurumuş kuyunun suyu, incirin Sütü çoktan çekilmiş Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi Ayrık otları, dikenler …