izdiham Yazıları

İlhan Berk, Güneyde Bir Irmak

  Bir buğday büyüyorsa şimdi Türkiye’de Yeminle aşkla büyüyor. Yeminle lavanta çiçekleri, haşhaşlar, kekikler aşkla büyüyor. Koyunlar, keçiler, sığırlar Mısır, pirinç, yulaf Aşkla büyüyor dünyada. Binlerce senedir nehirler dünyayı görmeye çıkarlar Binlerce senedir böyle öğrendik dünyanın birçok yerinde akan ırmakları, büyüyen bitkileri. Bazı yosunlarla bazı eğreltiotlarıyla bazı balıklarla konuştum, Dünyayı …

Adolf Hitler, Kavgam

Nihayet on dört on beş yaşıma geldiğimde siyasetten bahsedildiği sıralarda Yahudi kelimesini duymaya başladım. Bu sözler ben de az da olsa bir itiraz etme duygusu uyandırıyordu. Mezhepler dolayısıyla çıkan kavga ve çekişmeleri gördüğüm vakit içimde nahoş hisler kabarıyordu. Bu hal de, beni bu hususta bazı itirazlara zorluyordu. Linz’deki Yahudi sayısı …

İlhami Çiçek’in Hayatı

Babasının dedesi 93 Harbi’nde Kafkasya’dan gelip Oltu’ya yerleşir . Çok küçük yaşlarda babasının dedesiyle ve diğer büyükleriyle ilgili destansı anıları coşkuyla dinler. Bu anıları zihninde hep idealize ederek kendi çevresinde de karşılığını görmek ister. Ne ki, bu has ve güzel ilişkilerin âdeta bıçakla kesilmiş gibi bitmiş olmasını bir türlü kabullenemez. …

İlhami Çiçek’in Biyografisi

‘İntiharlar her akşam ıslak – yapışkan saçlarıyla girip odama paniğimden pay toplarlar.’ İlhami Çiçek (1954-1983) Babasının dedesi 93 Harbi’nde Kafkasya’dan gelip Oltu’ya yerleşir. Çok küçük yaşlarda babasının dedesiyle ve diğer büyükleriyle ilgili destansı anıları coşkuyla dinler. Bu anıları zihninde hep idealize ederek kendi çevresinde de karşılığını görmek ister. Ne ki, …

İlhami Çiçek, Sorarak

yeryüzü kırlarında böyle yürekleri taşıtlardan yana çarpan yaramaz adamlardı sürücüler bakarlardı dikiz bir bencillikten boyuna yalnızdık aradan bunca dağ geçti. patikalar boyu iz sürüp taşradan bir başka taşraya ilerilere oradan ta nerelerine dağların çok taşıt değiştirdik böyle kent kent çok can kaybı. ve sağlar korkuyla sevinç arasında irkilerek daha çok …

Ertuğrul Tiryaki – Ters Mutluluk

Kör bir köpeğin köpek dişleri dişlerken düş kuran bir köpeği törpülenmiş bir dil kadardı bütün sesi piyano tuşlarına yapışmış notaların aynı manzaradan sıkılmayan çınar yerine para ağacına tırmanmıştı şüpheli bakışlı yaramaz çocuk ve para ağacının altında kare dünyalarında gölgelenen üç bıçaklı tırpana tapan sargılı beyinler sarmıştı etrafını akrobat tortular tıkamıştı …

İlhami Çiçek, Bir Huylanışın Öyküsü

kendini bildi bileli yalnız konumuyla ilgili yalnızlığında gerçekten yalnız olduğunu sanarak çıldıran korkunç kalabalık bir adamdı dünya süreli nöbetlerle köpükten giysiler biçip ağızlara çarpmalarla geliyordu sara ufaktı onun çok çakısı oldu o adamın çoğalan ağzını ilk gördüğünde bütün çakılarını kaldırıp atacaktı bir gece yeryüzünün en ağır baltasıyla en kuytulardaki ağaçtan …

İlhami Çiçek, Temalar

I bu tuvalde akşam bir kurdeladır gök çözük sevgili saçlarıyla anlatıldığından ayrıca ırmak yataklarına yer verilmemiş ressam diyor ki su düşlemek için vardır –aya gelince susuyor ressam, kurdeladan bir akşam bir tabutun yandan görünüşü sokak el ayak çekilmiş ama ev orda durmuyor istifham şu boş palto bir dolambaçsa eğer dolambaç …

İlhami Çiçek, Satranç Dersleri

uzun bir nehirdir satranç kıvrak ve uzatarak boynunu nice güneş batışını yerinde görmüş boynunu oysa veba tarihçileri bilmemişlerdir her karenin bir karşı veba girişimi olduğunu göğe bezgin bakanların bir türlü öğrenemediği bir oyundur satranç evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış artık dönüş yoktur kuşku bağışlanmasa da tedirginlik doğal …

Octavio Paz, Unutuş

Yum gözlerini, yitir kendini karanlıkta gözkapaklarının kırmızı yaprakları altında. Gömül vızıldayan sesin düşen sesin halkalarına ve uzaklarda yankılan dilsiz bir çağlayan gibi, davulların çalındığı yerde. Bırak kendini karanlığa, kendi etine gömül, kendi yüreğine; kemik, o mor şimşek, kamaştırsın gözlerini, kör etsin, mavi göğsünü göstersin akşam ışığı körfezler ve gölgeli koyaklar …