Monthly Archive: Ekim 2019

Abdullah Kasay’ın Perdenin Ötesine Bakmak Kitabı Çıktı

Çizgi Yayınları’nın 1000. kitabı olarak yayımlanan “Perdenin Ötesine Bakmak”, “Yazarın Sineması” alt başlığıyla Abdullah Kasay editörlüğünde çıktı. Çizgi Yayınları’nın 1000. kitabı olarak yayımlanan “Perdenin Ötesine Bakmak”, “Yazarın Sineması” alt başlığıyla Abdullah Kasay editörlüğünde çıktı. Esere yetmiş farklı yazar ve şair katkı sağladı. Mahalle Mektebi Dergisi’nin yazı işleri müdürlüğünü yürüten Abdullah …

George Orwell, Kitapçı Dükkanı

İkinci el kitap satan bir dükkanda çalıştığım zamanlar beni özellikle etkileyen şey, okumaya gerçekten düşkün insanların çok az sayıda olmasıydı. Eğer sevimli yaşlı beyefendilerin dana derisiyle ciltlenmiş kitaplar arasında cennet bahçesindeymiş gibi dolaştığı böyle bir yerde çalışmadıysanız, durumu bu kadar kolay resmedemezsiniz. Mağazamızın son derece ilginç bir stoğu vardı, müşterilerimizin …

Nuri Pakdil de Artık Bu Dünyadan Göçtü

 Nuri Pakdil, tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi’nde 85 yaşında hayatını kaybetti. Geçen 7 Haziran’da Kahramanmaraş’ta yürüyüş yaparken düşen ve kalça kemiğinde kırık olduğu tespit edilen yazar ve mütefekkir Nuri Pakdil, Ankara Şehir Hastanesinde tedavi altına alındı. Pakdil, burada yaklaşık 2 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Fakat önceki gün rahatsızlanan …

Bülent Parlak, Atını Elleriyle Öldüren

Aslında baban seni öldürmedi Gökhan! Kendini sana yeryüzünde bir ceset gibi hissettiren duygu, babanın intiharından sonra kendine muhkem bir yer bulamayışındı. Çünkü babası erkenden ölmüş bütün çocuklar gibi senin de veli toplantılarına gidecek kimse bulunamadı. Üniversite yıllarında herkes sana kuşkuyla baktı. Senin yanında gezdirdiğin ölü devrimcilerin hayaleti, sesi kısılmış koro …

Ferhat Toka, Fenomenliğin Tragedyası

Körlerle dolu bir dünyada bakışlarımızı elimizden aldılar. Karşı Pencere – Ferzan Özpetek 21. yüzyıl dünya tarih sahnesinin en çarpıcı dönemidir dersek, yanılmış ve yanıltmış olmayız. 60’lar, 70’ler, 80’ler ve 90’lardan sonra milenyum çağı ile gelişen teknoloji ve bu teknoloji ile birlikte internetin yaygın kullanımı ile birlikte sürekli tartışılan bir şey …

Atakan Yavuz, Orlando Dergisinin Temmuz-Ağustos 2019 Sayısından Mısralar Seçti

Bağlandığım ipleri ona sordum, pamuğa. Gece yürüyüşümü takip etti, yanıldı. Seni taşıyan şeyleri yitirdikçe, tepelere çıkacaksın. Sağdığım teri silebilirim. Atlılara masal anlatan ay düğümlerinde büyüdüm. Etrafında oturmana gerek yok ateşin, beni dinlerken. Nihat Özdal/ 39°46’55…, Orlando Dergisi Temmuz Ağustos fırtına. bismike rabbi. çelişik mantıkla üzerime geliyor duvarlar yanıyorlar duru değil …

İbrahim Varelci, Joker’in Kahkahasında Boğulan Kimdir?

“Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken, fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir.” “Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa elindeki de alınacak.”  “Tüm hayatım boyunca …

Aşk Konuşmak Değil, Mantık Hiç Değildir

“Yeryüzünde ne kötülük olacağını asla bilemezsin. Eğer bulutlar yağmur yüklüyse yeryüzüne boşalırlar. De ki bir ağaç devrildi, nereye devrilirse devrilsin ister güneye ister kuzeye orada kalır. Ne fayda? Ne gördüm? Neyi bildim? Tek bulduğum, Allah insanı doğru yarattı fakat onlar çok düzenler aradılar.” 2000’li yıllar gerek dünya sinemasında gerekse Türkiye …

Eray Canberk, Değişip Yok Olan Bir Kenti Anımsayarak

bu kent büyük bir ihaneti gizliyor sabahlara dek inlemesinden belli seni nasıl uzak kentlere götürsem nasıl uyutsam nasıl dinlendirsem bu kent gizliyor büyük bir ihaneti bu kent küçücük adamları büyütüyor utanmadan ışıl ışıl yanan lâmbaları pişman gözleridir pişman gözleridir pişman bir ölüyü suçlamak kadar anlamsız üstüme üstüme geliyor hiçbir şey …

Abilmuhsin Özsönmez, Güneşli Araf Takvimi

“Nebi (SAV), gölge ile güneş arasında oturmayı yasakladı” İbni Mace 3722 Biri gölgede diğeri güneşte iki ayak izi arasında unutulmaktan mıdır nedir yataklık etmiş onca keçiye bu taşın üzerinde çok başlı ejderhalar gibi konuştuk, görece kırk kelimeyle güneşe karşılıksız kara sevdalı taşları sıkıp avuçlarımızı izlemeye gittik sonra daha rahat gömülsün …