Monthly Archive: Eylül 2016

Leo Shestov, Genç Yazar İçin Kısa Bir Not

“Bir yazar, özellikle de genç ve tecrübesiz bir yazar, kendini okurlarına bütün muhtemel soruların tam bir cevabını verme mecburiyetinde hisseder. Vicdanı, gözlerini ıstırap veren meselelere kapatmasına izin vermez; o da evvel ve ahir hakkında konuşmaya başlar. Böyle konularda faydalı bir şeyler söyleyemediğinden –çünkü gencin işi değildir filozofça derin olmak- heyecanlanmaya başlar. …

Rainer Maria Rilke, Budur Benim Çabam

Budur benim çabam, bu: adanmak özlem çekerek dolaşmaya günler boyu. Güçlenip genişlemek derken, binlerce kök salarak kavramak hayatı derinden- ve ortasından geçerek acının olgunlaşmak hayatın ta ötesinde, ta ötesinde zamanın! Çeviren: A. Turan Oflazoğlu İZDİHAM

Nur Ener, İzdiham’ı da popüler sandım

Merhaba, Bugüne kadar popüler olan her şeye direndim, korktum ve kaçtım hatta… İzdiham kafe İstanbul’dayken önüne çok kez geldim, fırından taze bir ekmek alıp onu yiye yiye geri döndüm. Sona duydum ki gitmişsiniz galiba, fırıncı söyledi. İzdiham’ı da popüler sandım… Elime almadım, arada bir kaç tıkla sitede gezdim. Tadı damağımda …

Ali Suzi, Firuze’nin İstanbul’a Ne Faydası Var

Alelade bir iskeledir Hisar, Çengelköy, Üsküdar Tabi Firuze üstüne çıkana kadar. Adım atışı enjeksiyondur Tarih dolar İstanbul’un içine Ballanıverir binlerce yıllık meyve. Konstantin’in işçiliği, şehrin ihya tacı Fatih’in ellerinde şahesere dönüşür Kahkahasıyla karşılanır pırlanta ihtiyacı. Karaköy’de Karaylar hayata döner Abdülhamit Yıldız’da yeniden peyda olur – Adam Onu görse evhamından kurtulur …

Nurdal Durmuş, Bir Bayram Düşlemesi

Her insanın özlediği kadardı bayram. Doğduğumuz ev, tahtadan arabalar, çocukluk arkadaş­ları, düşe kalka büyüdüğümüz yollar, tırmandığımız kiraz ağaçları, korkusuz yürünen caddeler-sokaklar, uzak mahallelerden bile edindiğimiz arkadaşlar, çocukluk aşkları… Apartman kapılarından kovulmadığımız, sokaklardan kaçırılmadığımız, camilerden dışlanmadığımız, başımıza çorap örülmeyen o günler… Kötü nedir bilmeyen çocukların hep iyilerle karşılaştığı dünya… Kent nedir, kaos nedir, cinnet nedir, …

Ahmet Telli, Su Çürüdü

1 Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta. Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen. Şimdi ne …

Şükrü Erbaş, İnsanın insan olabilmesi için başka bir şansı da yok!

“Susmak insanın sözünü büyütüyorsa bir erdemdir. Bir yaprağı bile kıpırdatamaz yoksa suskunluk. Ne kadar cılız, ne kadar yanlış olursa olsun boşlukta iz bırakacak tek şey sözdür. Yağmur yağmazsa kim bilebilir bulutların yükünü. Kendi gerçeğini kendi sesiyle ışıtır insan. Başkasının evinde yanan ışıktan bize ancak gölge düşer. İnsan konuşarak tanır kendini, …

Peyami Sefa Mahallesi’nde Satılık Daire

Bu ilginç ilanı sizinle paylaşmak istedik.  Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Peyami Safa’nın adını taşıyan mahallede bulunan dairemiz. Kendisi burada yaşamamış olsa da, (ki yaşasa beğenirdi, renkli bir mahalle) üç sene kuran kursu olarak kullanıldığı için, dip, köşe, bucak okunmuş bir daire olduğundan, burada Yaşayacak olan ailenin mutsuz olma gibi …

Yunus Emre, Canlar Canını Buldum

Canlar canını buldum Bu canım yağma olsun Assı ziyandan geçtim Dükkânım yağma olsun Ben benliğimden geçtim Gözüm hicabın açtım Dost vaslına eriştim Gümanım yağma olsun İkilikten usandım Birlik hânına kandım Derdin şarabın içtim Dermanım yağma olsun Varlık çün sefer kıldı Andan dost bize geldi Viran gönül nur oldu Cihanım yağma …

İzdiham Okuma Hareketi: Kalbine Dönmek

Heyecanı anlaşılmayan insanın içinde olan sarsıntıların büyüklüğü Richter ölçeği ile ifade edilemiyor. Coğrafya derslerinde dünyadaki en hasarlı doğa olaylarının insanın içinde olduğu anlatılmıyor. Kaç kez yıkılıp kalıyor da insan yürüyüp gidiyor. Yol yürüdükçe uzuyor, uzuyor, uzuyor.  İnsan, bir şehrin bazen ne bir kaldırım taşı, ne bir sokak lambası, ne bir …