Zeynep Karaca, Dekont


Zeynep Karaca, Dekont
Gözyaşı, kitlesel iletişim aracı bu çağda

İlk damla her zaman daha etkili
ama yine de 
araçlar, amaçlara göredir
Fırçaya gelmekte direnen macun
Aslında masum
Kutu kutu ilaçlar, ilk okunduğunda 
Sanki bir oyun
Devlet hastaneleri, kutuplarda ki akrabalarımız gibi 
Yine de halk arasında memur olmak  
İmanın ilk şartı
İnsan kanının en değerli olduğu yer 
Kan alma odası
Dünyayı yurt edinenler iyi bilir aslında
Kader ancak şizofrenlerin başa çıktığı 
Bir eğlence
tekrara düşmektense
Allah’a sığınmak ister
Hırpalanmış bir zeka  
Yine de söylenmeli; alınan kan tüpte durmaz 
güne toki güneşi ile başlayalım ki 
tamah edilmiş bir dünya bize iyi davransın
eşitlik varsa aşk, maaştan daha çok şey katmaz hayata 
Her fatura şüpheli bir ölüm gibi 
Sürekli dekont talep ettirir
Kanıt, ispat, delil şart
Dekont, Dekart ve Kant
Devlet suçlusu olmaktansa
Dekont almalıyız
Çünkü dekont; Allah’ın bankayla aramızdaki elidir
Sistem eleştirisi
Yüzü fotoğraflarda net çıkmayanın cezasıdır
O halde,
Gözlerin boğuyor gecelerimi
Üzerine after affektli kurgular
Yapamadığım şiirsin sen
Sıkıntım, alın teri kadar anlamsız
İfratla düşmesin diye gözyaşım boynuma
İttihat ve Terakki’den casusluk faaliyeti öğrendim
Sen sanıyorsun ki;
Yarım kalan baştan yazılabilir
Bence de deliler; bir bakana 
Beyaz gömlek hediye edebilir
Zeynep Karaca
İZDİHAM

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın