Yeni Toprak Dergisi Çıktı

Yeni Toprak Dergisi Çıktı

 

Yağmur yağsın isterdim bu sabah. Merhaba sevgili vatan merhaba.

 

 

 

Hepimiz, dünya üzerinde herhangi bir sistem hakkına konuşacak ve bir şeyler karalayacak yaştayız. Pek azımız özgün olmakla birlikte hepimiz mükemmel derecede konuşkanız. Bilmediğimiz hiçbir şeyin olmadığı bir altın çağı yaşamaktayız.

Mükemmeliyetin doruklara ulaştığı şu günlerde, başımıza neler geleceğinden habersiz bir şekilde dünyanın 685. en zor işi olan dergiciliğe de merak saldık. Bizi diğer insanlardan ayıran en büyük özellik hiçbir şey bilmememiz ya da pek az şey biliyor olmamızdır. sanılanın aksine biz bir edebiyat dergisi değiliz. Sanata mesafeler kat ettirmek gibi bir gaye-i hayalimiz de yok açıkçası. Bizler cahiliz ve cahil olanı istememekteyiz.Söyleyecek şeylerimiz var evet. Başımıza neler geleceğini de bilmiyoruz neler yazacağımızı bilmediğimiz gibi. Açıkçası bu durum umurumuzda da değil.Sıradan öğrencilik yaşamanın bizi soktuğu sıkıntılı durumdan sıkıldığımız bir günün sabahında uyandık ve dergi çıkarmaya karar verdik. Hem de daha sabah kahvemizi bile içmemiştik. Gerçi bizler sabahları çay ve poğaçadan başka bir şey tüketmeyiz

Tüketmekten sıkıldığımız yaşanmışlıklarımızı anlatacak bir şeyler lazımdı bize. Edebiyatın en baba tartışmalarından birini bıçak gibi kestik ve edebiyatı emellerimize ulaşmak için bir araç olarak seçtik. Pişman değiliz. Öğrenci olduğumuzdan mütevellit bu derginin ömrü ve ya basım aralıkları konusunda net bir tarih konuşamıyoruz. Her an her şey olabilir. Canımız sıkılırsa kapatır yenisini açarız.

İnsan sevdiği işi yapmalı. Futbol oynamalı, uçak tasarlamalı ya da ülke kurtarmalı. Sevmediği işi yapmanın yürekte oluşturduğu sıkıntıyı henüz ölçemedik ama şiddetli olduğu yönünde ciddi duyumlar aldık.Sevmek kapsamlı bir kelimedir. Açılımı bir roman edebilir. Bakarsınız arkadaşlarımızdan birisi bir roman yazar, adını ‘’Sevmek’’ koyar. Biz de derginin bir eki olarak kuponla dağıtırız kim bilir? Sizler sevdikçe her şey mümkündür. Bunu bilmeniz yeterlidir.Hayal kurarız. Zamanın her diliminde. Mavi beyaz bir şehri ortadan ikiye ayıran kırmızı bir Mustang’le şehri terk etmeye yeltendiğiniz hayaller gibi. Hayal kurmak yarının meselesidir. Zihnimizde topladığımız o ‘’E peki şimdi n’olucak?’’ sorusunun olmasını istediğimiz şekilde yansımasıdır bekli de. Bilmiyoruz. Böyle düşündük, bu şekilde tanımladık. Hayır o iş öyle değil diyen varsa buyursun yazsın. Kapışmaya hazırız. Her daim, hiç çekinmeden.

Yazmayı sevecek yaştaysanız yazılarınızı yazarken içtiğiniz çayların ücreti kadar maaşla dergimizde yazabilirsiniz. Maaş konusunda son teklifimizdir. Takas zaten olmaz, pazarlık yoktur. Bazı torpilli yazarlarımız hariç akbil/ego ve yemek ilavemiz yoktur. Maaşlar her ayın yedisi sabaha karşı hesabınıza ulaşmış olur. İnsanlar bizim için önemlidir. İyi insanlar güzel atlara binip uzaklaşsa da içlerinde bir güzellik barındırdığına inandığımız insanları sevgiyle selamlıyoruz.

 

 

 

Yeni Toprak

İzdiham

 

 

KUYUCAKLI YUSUF KİTABI İÇİN TIKLAYINIZ LÜTFEN

 

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın