Yediiklim Dergisi’nin Kasım Sayısından Mısralar

Yediiklim Dergisi’nin Kasım Sayısından Mısralar

 

 

dokunduğunda kalbine sessizlik

sanki bir yetim eli

 

Şakir Kurtulmuş

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Beni biriyle tanıştırırken, şair deme

Diyeceksen haytanın biri de

Kaçak binmiş dünya trenine

Sabah işe giderken

Akşam dönerken şiirine

 

Beni biriyle. Mesela, şöyle de:

Parmaklardan düşen yüzüklerin

Sesiyle müzik yapan bir besteci

Kapıcı kılığında toplayan serseri

Çöplerle dışarı bırakılan düşleri

Bir elma kurdu, kelimelerin içinde

 

Cevdet Karal

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Oyuncağına alışamayan hayat

Ve yine kendinde kendisi olmayan uyku

Yakınlık gömleğine hangi rüyayı ilikler

 

Seyfettin Ünlü

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Anlaşıldı kalbim!

Yakamdaki gülün yanlışıyım

 

Hüseyin Alemdar

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

O söz güzellikten gerideydi, ensemde sürgün

Gönlümün sırrı açıldı sonra ses gelmedi hançeremden

 

Sessizce öptüm kederi, bir öfke edindim kendime

 

Ethem Erdoğan

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

-Ne zaman uykumdan öpsen

Güzelleşiyor rüyam, insanlık ve uzaklık

 

Ümit Zeynep Kayabaş

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

tebriz treninden bir şair sesi tüter

ve kent ki kabristandır şiire

koyaklardan sıçrar kelimeler keklik kanatlarına

ve dünya bir kabristan kiralar şairlere

 

İsmail Söylemez

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

işitiyor musun, söyle haminne,

meşum çıtırtılarını sen de,

senin yapraklarının,

benim kanatlarımın altını

kemiren kurtçukların?

 

Cahit Koytak

12 Mayıs 2009

‘Tarlakuşunun Doğaçlamaları’ Kitabı

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Ani bir ölüm haberi almış gibi

donakalırsın elinde telefonla

ve yalnız kalırsın üstüne üstlük

uyanması gibi bir bebeğin gece yarısı

karanlık bir odada

 

Ahmet Cora

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Ey ilmi bir noktaya sığdırmak için yoğunlaşan mimar

Kuyunun içi gümüş değil kenarları saf buhurdan

Aşk bütün cüzlerini yakmak suretiyle otursun rahlene

Ki Allah azze ve celle

Bana bir harf öğret; şiiri bitireyim

 

Metin Tonbul

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

susman dinmeyen uğultuyu beraberinde getirir

alnımda koyulaşan bir  leke susmasan

beni iki dünya arasında koyan ey

bir kalp çarpıntısı gibidir yaşamak buralarda

her türkü biraz Leylâ

bir göç

 

Sümeyye Şeker

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

yağmur

dindirebilir

içimdeki ağrıyı

yağmura doğru koşarsam

bu şiir dindirebilir

 

Abdurrahman Ekinci

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Yüzüme bak

En çok yüzünü yıkamalara saklandığın yaşlar

Bu gülün yılgınlığı hangi deminden hayatın

Hangi yanılgının sonrası, hangi yalanın öncesi

Eve dönünce anneni ara

Anneni arama öncesi.

Anne aranmaz anneye seslenilir

Anneye seslenme öncesi.

Kimse böyle bahçelerde yalnız oturmamalıdır

Bir zannöncesi.

Duy asansör karaya oturmuş

Kimsesizlik öncesi.

 

Melike Kılıç

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Yalan söyledim

uçurtmalar hakkında

çocuğun henüz yalanlarla

nasır tutmamış kulaklarına

 

Ertuğrul Tiryaki

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Sırtıma alıp gocuğumu, çıkmayacağım ektiğin karlara.

Aforoz edilmiş kıyılarımdan,

Erkek evlat yüceliğinden, kırmızı tülbent ülkesinden,

Gelmeyişliğinden öperim.

 

Cemile Ukba Dilber

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

cüzdanın ağzında büyüyen evin

hırsla bükülü bu taş devrinde

söyle beş vakitlerinde

ne yapıyordun

 

Vefa Lök

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Bilmez gibi kalbimin incecik hâllerini

Tutturmuş bir gayde;

“Lâle daha çok sevilir Gül’den”

 

Leyla Arsal

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Hariçten gazel okuyup

Kefen parasını düşünmezken

-ki o kadar paramız yokken-

Kaktüslerden balıkçılara kaçardık

Sonra yükümüzle birlikte

Denize gömülme umuduyla

Sana sunduğum bu kekik bu anason

İç geçirdiğimiz bu açlık

 

Ali Rıdvan Güngör

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Her gece  yeni bir serüven

Donkişot deyip imreniyoruz.

Ey güzel gözlü Rosinante

seni bekliyoruz

 

Yunus Taşdemir

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

işte kendini kendinden uzaklaştıramayan yalnızlık

yeryüzünün yığılmış öfkesinden kaçmak mı mümkün!

bak gör! buluşuyor karanlıkla karanlık

 

Hatice Algın Hatipoğlu

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

işte balkonuna bakıp kelimeler bekliyoruz

ve bir yağmur

gök hatırlayacak her şeyi, biliyoruz

sonra bu

toprak ko(r)kusudur

 

Yiğit Özel

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

 

 

Yükün dua olsun süzülsün vadilerden

 

Yunus Çolakoğlu

(Yedi İklim, Kasım 2014)

 

 

 

 

Hazırlayan: Fatma Şengil Süzer

İZDİHAM

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın