Yedi İklim Dergsi’nden mısraları Fatma Şengil Süzer seçti

Fatma Şengil Süzer hazırlamaktadır. O mısralar var ya

Hem Lâl hem Zülâl senin adın bundan böyle
benimki Hûseyin, bıçağa ve gelene geçene
de ki, aşktan ve ölümden benim çirkinliğim

İşte Ol’du: Kan ve taş nefreti benim güzelliğim!

Hüseyin Alemdar
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

İçindeki yangından cüret edip üstelik
Nereye gidebilir var mı bir yolu başka
Güneşin çekildiği gölgenin silindiği
Elimizden geleni yapalım görsün dünya.

Nurettin Durman
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

Herkes gitti sahi kimse yoktu değil mi
O tenha sokaktan geçerken sen
Bana benzeyen

Ah bilemedim önce
Senin gelişin şiirdi baharın gelişi gibi
Bir çocuğun düşü gibi
Uykulu zaman bahçelerinde

Uzat elini korkma ne kadar leke varsa silindi

Özcan Ünlü
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

Geçtin ne yana geçtiğine bakmadan
Eridi birer birer eteğindeki taşlar
Sanki bir ömür bakmıştın yağan kara

Seyfettin Ünlü
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

yine de buradayım
bir adım karşında
sen ve beni biz yapan
o kelimeyi bulma telâşında

Suavi Kemal Yazgıç
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

ve ölüm değil mi her yemişi çatlatan
can eriğini badem çiçeğini
hayatı yuyunca tütsüleyen kalbimizi
Birden köreliyoruz yine de koştururken
köprüler geçitler çarşılar
Demek ki kente aşkı okuyan
bir çoban gerekli

Gökhan Serter
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

Bir düşün, neden bize doğru akıyor yaprağın teri
Islandıkça daha girintili olur şehirde insan
Her hatıra bir rüyanın alfabesidir
Baktım; incelmiş ellerin dua yağdırmaktan

Metin Tonbul
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

Bir rüya gördüm ellerim bulaşıktı
Akşamdan kalmış çamaşırları seriyordum
Uykularımı bölen bir rüyaydı işte
Ağladığım için beni evden kovdular

Mehmet Baş
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 
of !
ama âlâ
rüzgâr önden esiyor
gayret çok kazanç az
yukarı bak
sabret, sığın, ağlama

a(a)h!…
ne âlâ
rüzgâr iki yandan esiyor
gayret az kazanç çok
arkana bak
iştah kabartmış bekliyor, sakın avlanma

Ahmet Tahsin Erdoğan
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

Ben senin hiç kimsenim
Hiç kimsen olmak ne acı
Bilsem alır da başımı giderim
İçimde kalp sesli bir sancı

Hatice Çay
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

neyin içine bak, ney içine baksın
ney gibi büküldükçe çıkmazsın
ey halkım, ihracatıyla artığının
ne silâhlar üretilirdi, bilsen
ki şimdi geçirmezdik panik atak
ötürü moskoftan, haçlıdan, yahudiden

Bilal Yavuz
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

yıkılsa şehir ardımız sıra
surlar dağınık minareler kırgın
bir çift beyaz güvercin gibi parçalanarak
sekiz köşeli taş levhalarda öykümüz
nece okunacak?

Berat Bıyıklı
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

çiseliyorsun
hüzün çiseliyorsun
inceden hüzün çiseliyorsun
asuman inceden hüzün çiseliyorsun
asuman sen hüzün çiselemesen keşke
yeryüzüne gelsen biraz kalsan
sonra istersen git geri
asuman

sana kırgınım

Raşit Ulaş Çetinkaya
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 
Söğüt ağaçları, menekşeler, gece çayı, karanfil
Başım dönüyor ey tanrım
Hepsi zihnimde

Gidemediğim ıslak sokaklar durmadan aklımda
Şiirin ve karanfilin kokusu
Yağmurun ıslattığı kaldırımlar ne soluk
Geceler ne uzun ne bitmez
Ey haydut heceler
Ey tanrım
Erimiyor hiçbiri
Hiçbiri erimiyor
Hiçbir hece

İbrahim Demir
(Yedi İklim, Nisan 2014)

 

Trenler ilkin seni götürür, bagajda ise derdin
Beni kim kurtarır bu yastıklı raydan her gece
Delirmeli miyim bir akıllılık edip, belki sonra
Önce gam dolmasın yüreğin, gözyaşın dinsin.

Erdem Arslan
(Yedi İklim, Nisan 2014)
 

ne güzel; döne döne hızlanan
hızlana hızlana dönen tennureler arasından
örttün üzerimize bembeyaz özrümüzü
rahmetine sığınırken gazabından

ne iyi; duaya yatkın eller yaratmışsın
katına açmaya biraz derman ver
ses avuntu, gözler sımsıkı kapalı
ardına kadar açık kapılar, pencereler.

İdris Mahfi Erenler
(Yedi İklim, Nisan 2014)

Fatma Şengil Süzer hazırlamıştır.
İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın