Yedi İklim Dergisi Şubat 2014

http://www.izdiham.com/uploads/yazi/FXIMoVTKt6.jpg

Fatma Şengil Süzer, O mısralar var ya
 
 
Kıyısında durmuş denize bakar gibi
Derin nefesler alıp derin sözler ile
Güzelleştirebilir elbet
Güzel bakmasını bilenler.
 
Nurettin Durman
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
işte bir başka kapı kendimize kapalı
yokluğun odalarında kim açar adımızı
 
Seyfettin Ünlü
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
çok geç! geç
ilk adımlar atıldı 
ve son adımlar
geç! kapandı tövbe geç!
çok geç
git bütün ağırlığınla
 
Suavi Kemal Yazgıç
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
üç vakte kadar 
üç vakte daha var
dünya bir mezar yeri 
sığmıyor ölüsüne kimse geri
 
Serdar Kacır
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
Unuttum gitti, karanlıktı her yer kimse görmedi
Annem görmedi onu ne kadar yalnız bıraktığımı
Bir savaş göster bana, içimde tutuşan bir şarkı ya da
Annemi göster, kaybolduğumu bilmesin yeter
 
İçimde eskimeyen ne varsa kaldırıyorum
Duymuyor ellerimin sancısını kimseler
Biraz misafir olmak lazım devrik cümleler gibi 
Hayat uzak, dönüp bakma, yatılıyız hepimiz
 
Mustafa Uçurum
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
kırıldık kırılıyoruz
tutturamadık takip mesafesini
yollar buzlu ve şoförleri acemi hayatın
tutmuyor kimsenin gönlünün freni
bütün işaret taşlarını kaldırmış birileri
 
bir ağaca tutunmak daha güvenli belki
tutunmaktan bir insana 
 
Mehmet Özger
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
 
âh, dolunaysın sen ve hep güzel
gece geç vakit, sabah erken
azalmasın, çok kalsın…
ezberleri sevmem
 
Serkan Doğan
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
bir kandil gibi huşuyla yağmurlarla 
gel kuşat benliğimi ilk ve son defa
 
kontrol edelim her şey yerli yerinde mi
kapanmış mı musluklar ocak sönmüş mü
bir ruh arkamızdan ah üfürmüş mü
perdeler sımsıkı örtülmüş mü
karanlık duvarların sıvası dökülmüş mü
 
Hatice Çay
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
bütün çocuklukları yakabiliriz.
sen yangınken nasıl yanabilirsin?
 
Bilal Yavuz
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
çocuk gülüşlerinden bir sabahtım eskiden
sonra sessizlik nasıl da yakıştı
bir tül arkası sen kokmayan bu oda
dünya dar düşen yaprakta kaç kişinin göz izi
 
Sümeyye Şeker
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
 
 
Yorgunum 
Açım 
Ölmekliyim
Bir yanan izmariti söndürmüşüm karnımda
 
Feyza Hilal Topçu
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
 
Bir soruyu çözmek için sorular sorarak
Tekrar tekrar sorgulayarak hayatı
Uyuşan parmaklarıma aldırmadan
Bıraktım ruhumu o dingin, telâşsız ırmaklara
 
…..
Keşke 
Bilseydim hangi suda sekeceğimi hem de kaç defa
İzin vermezdim bir el tutmuş
Fırlatılmaya hazır.
Her an derine inme telâşıyla geçtim denizleri ırmakları
Belki dedim bir limana ulaşırım
Anlarım kaygı duymadan yaşamayı
Yeniden bir el tutar gibi
Eski iklimlerden uzakta ama.
 
N.Cihan Taşan
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
söyle ey metruk 
neşesi için dünyanın
mezarlara acıyan tasasız kalabalık
güneşi yuvasında kanla bulmadan
çocuk niçin dua etmesin?
 
Berat Bıyıklı
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
korkuyordum
ya şarjım biterse
hepimizin hayatta en çok duyduğu cümle
-sabri ve aut-
……
 
o yoldan saptım çıkmaz değildi
cehenneme gidiyordu
ben arafa razı oldum
kıymık gibi bir şeydi
 
Raşit Ulaş Çetinkaya
(Yedi İklim, Şubat 2014)
 
 
 
 
 
 
 
Fatma Şengil Süzer  
İZDİHAM
 
 
 
 
 
 
 
 
 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın