Yasemin Batur, İhanetin Niyetine

Yasemin Batur şiiri.

Firuze bir sükut kaplar ortalığı,
Yırtar yeri göğü bilirsin sessizce öldüğünü,
Ram olan kaderde.

Hangi ölümümün sesini duydun da öldürdün beni yüreğinde
Teneşirde yıkarken kendi bedenimi,
Kubbesinde çınlayan hazin çığlıklarım sela makamında.
Haydi, sevgili al abdestini, gel de kıl,
Ölen aşkının cenaze namazını,

İhanetinin niyetine.

Siyah bir kefen koydum çeyiz sandığıma.
Bir de bana hediye ettiğin firuze kolye,
Ne çok yakışacak kefenim boynuna.
Aşkına tövbe ettiğim son şahadetimde,
Yürek kafesinde sakladığım aşk güvercinlerim.
Safları sıklaştırdı gökyüzünde,
İmamın sesiyle.

Çerağlar mı söndü gök/yüzünde anne!
Neden göremiyorum seni.
Kollarım, kollarımı kaldıramıyorum
Anne bir ağırlık var üzerimde,
Neden dar/aldın, yatağımı böyle tabut şeklinde.

Bu ahlar bu feryat-ı figanlar, bu sesler karanlık,
Çok karanlık yoksa ben öldümmü anne!
Üzerime toprak atıyorlar.

İnsana ar/tar, toprak at/maz dedikleri bu mu anne.
Fatihalar karışıyor ruhuma,Toprağıma!
Bir ağırlık var sol yanımda,

Ben ölüyüm artık anne!

 

 

Yasemin Batur

İzdiham

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın