Yasemin Batur, İhanetin Niyetine

Firuze bir sükut kaplar ortalığı,
Yırtar yeri göğü bilirsin sessizce öldüğünü,
Ram olan kaderde.

Hangi ölümümün sesini duydun da öldürdün beni yüreğinde
Teneşirde yıkarken kendi bedenimi,
Kubbesinde çınlayan hazin çığlıklarım sela makamında.
Haydi, sevgili al abdestini, gel de kıl,
Ölen aşkının cenaze namazını,

İhanetinin niyetine.

Siyah bir kefen koydum çeyiz sandığıma.
Bir de bana hediye ettiğin firuze kolye,
Ne çok yakışacak kefenim boynuna.
Aşkına tövbe ettiğim son şahadetimde,
Yürek kafesinde sakladığım aşk güvercinlerim.
Safları sıklaştırdı gökyüzünde,
İmamın sesiyle.

Çerağlar mı söndü gök/yüzünde anne!
Neden göremiyorum seni.
Kollarım, kollarımı kaldıramıyorum
Anne bir ağırlık var üzerimde,
Neden dar/aldın, yatağımı böyle tabut şeklinde.

Bu ahlar bu feryat-ı figanlar, bu sesler karanlık,
Çok karanlık yoksa ben öldümmü anne!
Üzerime toprak atıyorlar.

İnsana ar/tar, toprak at/maz dedikleri bu mu anne.
Fatihalar karışıyor ruhuma,Toprağıma!
Bir ağırlık var sol yanımda,

Ben ölüyüm artık anne!

Yasemin Batur
İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın