Yahya Kurtkaya, Müzede Hapsolan Çanta

bu rüyayı gördüğümde sarhoşluktan nasibime
düşen kedi yavruları gibi yatıp yuvarlanmak yoktu
gördüğümde iki kaşın çatılması
gökle yerin sevişmesi
gerili bir yay.

ışıkları bekçi kapatacak alıp çıkmalısın çantanı
sevgilin koluna girmeyecek elinden tutmayacak
o aslında gerçekten sevgilin de olmayacak
ben de olmayacağım.

sen annem misin böyle gözlerime bakarken
ablam mısın gizliden ağlarken
kaşlarını çatarken babam
kavga ederken kardeşim misin.

ben miyim eline uzandığım müzeler kararırken
kalabalık ellerinde meşalelerle geldiğinde
yakıp yıkılacakken müze ben değil miyim
ahretlik dostu tazecik ellerinin.

kıymet bilmeyecek aşağılık yer diyor dünya için
müze yıkılsa birlikte ölsek diyemeyeceğiz
aşağılık da olsa heves bağlıyor insan
bir kez çıktık sahneye bu oyun oynanacak.

çantanı alıp kaçışın gözlerimin içinde
ben orda bir sahnenin en trajik müsveddesi
suflörü sen orada bu karmaşık rüyanın
biz orda birbirini kıran ayna.

 

Yahya Kurtkaya
İZDİHAM

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın