Yağız Gönüler, Yayınevlerine Söylüyorum Kimse Anlamasın

1. Yayınevleri kitaplarını tasarlarken yolda okuyanları da mutlaka dikkate almalı. Özellikle kitap boyutu ve yazı tipi çok önemli bir mevzu.

2. Sadece kitap boyutu alışılmışın dışında ve yazı tipi okunması güç olduğu için alınmayan/okunmayan birçok kitap raflarda tozlanıyor.

3. Kitap kapakları önemsiz değildir. Akademik kariyeri olan, saygın ilim insanlarına pembeli allı güllü çiçekli kapaklar hiç yakışmıyor.

4. Birçok yayınevi, sosyal medyayı nasıl kullanması gerektiğini ve doğru bültenin nasıl yazılacağını hâlâ bilmiyor. Öğrenmek de istemiyor.

5. Satışın ve pazarlamanın önemi elbette ortada ama gerçek bir kitap okuyucusu o “yüzyılın kitabı” patlangaçlarını asla yutmuyor bilesiniz.

6. Tüm yayınevlerinin her şeyden önce şunu kendilerine sorması gerekiyor: “Ben Türkiye’nin ve okuyucusunun düşünce seviyesine ne katıyorum?”

7. Sırf “para getirmediği için” şiir kitabı basmayan, basınca doğru düzgün dağıtmayan yayınevlerinin hakiki okuyucunun kalbinde yeri yoktur.

8. Yayınevlerinin ekseriyeti belediye zihniyetinde. Tasarımdan satışa kadar işi ehline değil eşe dosta hemşehriye veriyor. Sonra da ağlıyor.

9. Birçok okuyucunun kitap paylaşımı o kadar doğal, samimi, kaliteli ki yayınevinin paylaşımları bunların yanında yapay, niteliksiz kalıyor.

10. Yayınevlerinin internet siteleri tam bir fecaat. Arama motorları kötü, kitap görselleri kötü, detaylı bilgi yok, siteler güncel değil.

11. Mesela kitap kapağına tarihi bir fotoğraf yahut resim konuyor ama ne olduğu belirtilmiyor. İndeks ve kaynakça ise itibar görmüyor.

12. Son olarak, yayınevleri edebiyat dergilerini, kitap bloglarını takip etmiyor. Bunun için istihdamları da yok. En büyük eksiklikleri bu.

 

 

Yağız Gönüler

İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın