Yağız Gönüler, Bunları Bil

Bir yazı daha yumrukluyor buzdan ellerim
Sönen lalelerden ve aradığım şeyhten
Payıma düşen baş ağrıtan bir lodos oldu, kesilmedi ama sesim
Çünkü bilirim sonbaharın sakladığı ılık yeniden doğuşları
Çünkü bilirim karnında nefes bulanın kıymetini
Bilirim dedim, bunları bil

Bakarsın balkonu sever çocuk şiirlere inat
Toprağa işer ilkin ve yeni gübreler yeni sebzeler demek
Oradan soframıza biniverir hikmet bu ya
Döşümü tırnaklar öğleyin, akşamleyin gözlüğümü çizer
Çoraplarım delinir, bilgisayarım bozulur, kapımız çalınır
Bakarsın şeyhim çıkar gelir, bizim salonda zikir çekilir

Ben zemherileri severim bilirsin, o dinç saldırı sabahlarını
Kuvvetli bir sözlükten bizim için unutulan kelimeler devşiririm
Bizim için diyorum sen, ben, gelirse o, belki bir de şeyhimiz
Pekmez acısı gırtlağımdaki, bal değil şerbet değil
İçimi yakan şeyler var içimde uçuşan şeyhler
Kuş değil kanat değil nasıl desem iyice hiçleşsem

Her günüm tırnak gibi uzuyor katı bir beyazlıkta
Hayatımın en sabırlı günlerinin sana çok selamı var
Biraz neşen varsa getir bana ona iyi bakarım
Patron beni kovarken kahkaha falan atarım
Tam dizimde bir diş izi var onu görmüştün sen
Sinirimi sevdiğim günlerden armağan bana dövüşlerden

Gözlerin
Yakın dövüş eğitimi almış gibi
Gözlerin
Yağız Gönüler, Mahalle Mektebi, 23
İZDİHAM

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın