Xavier Villaurrutia, Noktürn

 

Behlül Dündar çevirisiyle Xavier Villaurrutia şiiri.

 

 

Sonunda  uzun sessizliğiyle çöker gece

O büyük gölgesiyle her şeyi örten.

İncecik bir ses yükselir ansızın

Sonra acıyla yitip giden.

 

Kulak, dikkat kesilir uzak bir yankıya

Ya da gelip geçen birilerinin sözlerine

bir dizi sestir sadece geride kalan.

 

Sonunda gelir gece izmaritlerin delik deşik ettiği

Örtüleri sererek, söndürüp ışıkları

Kapatır son pencereyi de.

 

Ağır, gölgeden ellerini uzatır sessizlik

Gölge sessizliktir. Ve biz hiç bilemeyiz

Nerede başlayıp nerede bittiğini

Hatta başlar mı biter mi.

 

Faydasızdır yanı başımdaki lambayı yakmak

Kıpırdamaksızın kendimden inerken

Sessizlik kuyusunu daha da derine kazır çünkü ışık.

 

Sonunda gelir gece başka insanların

Sözlerini uyandırır; kurumuş, eskimiş

Sararmış sözleri: Kalp, gizem, dolunay, karanlık…

 

Sonunda hepsi çöker: gece, umut, yalnızlık.

 

Gece eski bir düşün denizidir hep

Soğuk, boş bir düş. Batık bir unutuştan başka

Denizinde geriye bir şeyin kalmadığı.

 

Gecenin dalgaları sürükler

Keder veren anıları, soğuk korkuları

Bir şeye susayışı… Ve titreyerek

 

Bitiririz işte bir günü daha

Artık hatırlayamadığımız bir şeyin acısıyla.

 

Sonunda çöker gece başımı iterek

Sessiz, bilinmeyen bir dalganın içine.

Ölü kirpiklerle örtüp gözlerimi

Boş bir not bırakır ellerime.

 

 

Çeviren: Behlül Dündar

İZDİHAM

 

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın