Veysel Çolak Şiiri

Hep birlikteyiz, ama sen gene de hatırlat
İçinde dinlendir deli akan suları
Bir dağ seç, ellerimi ondan yont
Unutma bir sardunyadan doğduğumuzu.

Ölüm sevişmeyi öneriyor
ama heceleterek yaşatıyor aşktı
yalnızlık çoğalarak dünyaya dönüşüyor.

Gecede işçilerin yorgunluğu
geçmişin ince sızısı
uykusuzluk ve cıvıl cıvıl acılar

Uzaklığın kışı bu
sabahlar kemirilmiş ansızın
korkudan kuşların sesi bozulmuş
beklenirken, hızla geçilememiş taşın içinden.

Seni düşünmenin serinliği örterken beni
bir çağlayan olup öyle gömüldüm.

Kürt ile bakır, Türk ile kalay
Oyulup çıkartılmış bir kızıl karanfilden
Biri gelişen orman,
Öbürü ateşe taşınan su
Biri dağ, biri ova
Birinin düşü eski, birinin günü gergin.

Geç kalanları bir bir işaretlemiş hayat
Eğri zaman, yalancı tarih
Pramitlerde kölelerin iri gözleri
Mermerde dinmeyen çekiç sesi
Neresi kazılsa keskin soğan kokusu

Anı dolu bir ceviz sandık, ihtiyar toprak
saklamanın anımsayışı, o sessiz tanık
çırılçıplak konuşurken dil yanmasa
tunca dönüşecek iki nehir, iki halk

Veysel Çolak
İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın