Vay ben ölem atın toprak üstüme

Neden bu kadar etkiledi diyordum ki, demedim ve sürekli dinledim.

Emri Olur, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza’yı Uhud Savaşı’nda öldüren Hz. Vahşi’nin dilinden Efendimiz’e hitaben yazılmış bir parça. Hz. Vahşi, savaştan sonra Müslüman olmaya karar veriyor ve Peygamberimizin yanına geliyor. Efendimiz onu affediyor ama görmek istemediğini söylüyor. Nihayetinde çok sevdiği amcası öldürülmüş, acısı taze, hatıraları capcanlı. Hz. Vahşi, yıllarca Efendimizin sohbetlerine katılamıyor, O’nu uzaktan, gözüne görünmeden, ağlayarak dinliyor. Hasretinden yanıp tutuşuyor.

Emri Olur’un sözü ve bestesi, Mustafa Cihat’a ait. Sanatçı parçaya 2007’de çıkardığı Mahcubuz albümünde yer verdi. Yani neredeyse on yıllık bir şarkı. Parçayı Mustafa Ceceli’den önce keşfedenler var. Karadenizli dört arkadaştan oluşan Grup İmera’nın, geçen sene kemençe ile yaptığı harika yorum çok sevildi.  Mustafa Cihat, ezgileriyle biliniyor ama bu şarkı klasik ezgi formatının dışında. Başka bir havası var.

Geceye katran çal, acıya hüzzam
Ah edersem tutmasın elim
tutulsun dilim

Ey kemankeş durma vur
Nasılsa bu sine vurgun

Nuru düşsün düşlerin kor olsun
Seni görmesin kör olsun

Taş bassın yerime dedi, gönlüne
Emri olur başım gözüm üstüne

Bakmasın demiş bir daha yüzüme
Emri olur inansın bu sözüme

Almasın demiş adımı diline
Vay ben ölem, atın toprak üstüme

Hem Grup İmera hem de Mustafa Ceceli şarkının ilk kıtasını söylemiyor. Mustafa Cihat ise ilk kıtayı ezgi olmadan, şiir şeklinde yorumluyor.

 

Kaynak: Derleme

İZDİHAM

 

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın