Umberto Eco’nun Kitabını 1 TL’ye Almak

Yukarıdaki yer Pendik Bit Pazarı. Kurtköy-Pendik bağlantısı üzerinde Sabiha Gökçen Havalananına gelmeden sağda kalıyor. Bit Pazarı’nın ne olduğunu az çok biliyoruz zaten. Aradığınız her şeyi bulmanız mümkün. Kırık bir gitar, eski bir bisiklet, bir çay bardağı, eski bir plak, kitap, defter, ajanda, eski ama çok eski ayakkabıların yanı sıra daha neler neler ve nihayetinde kitaplar.

Bit pazarından pek bir beklentim yok ama aradığım tek bir şey var kitap. Eşya ile anlamlım münasebetim burada devreye giriyor değerli okur. Kitapları kişileştiriyorum. Yerdeki soğuk tezgahlarda dururken, güzel bir kitaplıkta yer almak için can atıyor gibi geliyor bana. Bit pazarındaki tüm kitap tezgahlarını dolaşıyorum. Her kitabı alamam elbette. Titizlikle seçiyorum onları. Bana gönül koyanlar olabilir ama her kitabı okumam ve zengin olmanın yollarını anlatan bir kitabı asla kütüphanemde barındırmam. Onların bana verebileceği bir şey yok. Çünkü zengin olmaya niyetim yok.

Geçen Pazar, ( 01.05.2016) titizlikle tezgahları gezdikten sonra iyi kitaplarla karşılaştım. Rene Descartes‘in Yöntem Üzerine Konuşma, Leiniz‘in Metafizik Üzerine Konuşma, Falih Rıfkı Atay‘ın,Zeytindağı, Orhan Kemal‘in Cemile, Y. K. Karaosmanoğlu‘nun Yaban, Umberto Eco Baudolino,Ahmet Altan‘ın İsyan Günlerinde Aşk, Buket Uzuner‘in Kumral Ada Mavi Tuna kitaplarını kütüphaneme kazandırdım. Aslında Ahmet Altan’ı hiç sevmem ama konusu itibariyle romanı önemsedim.

umberto eco pendik

Bundan önce bir yazımda ikinci el kitaplarının alınması yönünde düşüncelerimi belirtmiştim. Bu yazarların kitaplarının ikinci el olarak alınmasında bir bahis görmüyorum açıkçası. Zira bu yazarların artık böyle bir kaygılarının -kimilerinin de hayatta- olmadığını biliyorum. Bu yüzden ikinci el olarak alınması gayet normal. Ama internetten 126,78 TL’ye getireceğiniz bu kitapları, bit pazarından yüzde doksan iki indirimli almak da ayrı bir heyecan kimse kusura bakmasın. Şubat ayında hayata gözlerini yuman değerli Eco’nun yasal varislerine kazandırmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Eğer bir gün yazar olursam, kitaplarımın soğuk yer tezgahlarından kitaba değer veren bir okurun, piyasa fiyatından çok ucuza kitabımı almasından dolayı duyduğu heyecan bana sadece ve sadece gurur verir. Ben de aynı şekilde eğer beni duyuyorsa Eco’nun da aynı gururu duyacağını düşünüyorum.

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın