Ufuk Akbal, Dilbilgisi ve Aşk

Ufuk Akbal ise saçlarını ortadan ikiye bile tarayamıyor.

 

Çünkü ayrılıkların da sevdaya dahil olduğu durumu; bizi noktalı virgülün de, iki nokta üst üstenin de, es’lerin de, de ve ki’leri ayırmanın ve ayırmamanın da varlığına ikna ediyor.

Ulus Baker’in konuşma ritmindeki tutarsızlık bize aşkın mümkünâtını ıspatlıyor. Tıpkı, Blanchot’nun Nietzsche’yi nitelerken kullandığı deyimle; bir “parçalı söz”. Sözü parçalamak, söze es verdirmek, anlatanı bir masal değil, bir yaşayış dinlediğine; dinlemenin de yetmeyeceğine, o yaşayışı iki ucundan sallamasının elzem olduğuna, bir bahar temizliğine ma-aile girişileceğine iknâ ediyor. İknâ ile imkân arasında etimolojik bir tutunuş olmalı. İkisinin arasında bir köprü; bir parçalı söz dayanışması.

 

Bu imkân, bu mümkünât, modernizmin prezentasyon ve diksiyon algısına doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Prezentasyon, hakikatin tam temsilini iddia etmektir. Bu temsile bizi diksiyonun, yani kelimelere hükmetmenin yoluyla ikna etmektir. Dolayısıyla, Şirk koşmaktır. Hakikatte ve dilde. Bunu bilmem ne bankasının veznedarı nasıl bilebilir ki?

 

Diyalektiği seviyorum. Bana, iktidarın dilinin tuzağına düştüğümü de, bizatihi kendisi hatırlatıyor. Çünkü, aslında, belki de o veznedarın o hakikate en yakın adam olabilme ihtimâlini ona teslim etmeliydim. Doğrusu, teslim ile temsil arasında bir etimolojik tutunuşu aradığımız andayım. Dilbigisi, dünyanın kuru bilgisi değildir. Sentaks; parçalandığında davetkâr oluyor. Parçanın etrafında dolaşıp, ondan kendine doğru onarmak – ahlâka daha yatkın? Bütünün kuşatıcı tavrı bir ideal – bir kendi kendine “ergenlik” hâli, kendi sorgulanamazlığını ortaya koyuyor.

 

Parçada, başarısız girişimin duyuşu var. Ulus Baker’deki, Blanchot’daki, Blanchot’nun Nietzschesindeki bu aksak ritm, sevgilisi tarafından terk edilmek üzere olan aşığın omuzlarındaki acılı sıvıyı, göğüs kafesine doğru harekete geçiriyor.

 

Ufuk Akbal

İZDİHAM

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: