Türkiye Hepimizin, Hepimiz Türkiye’yiz

Sevgili arkadaşlar, 

Ülkemiz maalesef bir savaş döneminden geçiyor.

Kimin bu işlerde parmağı var, biz, siz, hepimiz zaten biliyoruz.

Bildiğimiz bir şey daha var ki sonları iyi olmayacak. Çünkü iyiler kazanır.

Ülkemizde ve dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara zulmeden zalimlere, fitnecilere, kan emicilere, emperyalistlere lanet olsun.

Dün Gaziantep’te onlarca insanımız maalesef katil, adi, alçak, rezil İŞİD terör örgütü tarafından katledildi, öldürüldü; şehit oldular.

Birkaç gün önce ağzından barışı, kaleşnikofundan öldürmeyi eksik etmeyen PKK terör örgütü Elazığ’da, ondan önce Van’da polislerimizi, vatandaşlarımızı şehit etti.

Bir ay Fetö ve işbirlikçileri üstümüze kendi vergilerimizle alıp düşmana kullanmak için verdiğimiz tankları üstümüze sürdüler.

Her gün içimizden birileri maalesef terörün kurbanı oluyor.

Çünkü terör örgütlerinin tek amacı masumu öldürmek ve kargaşa çıkarmaktır.

Allah şehitlerimize, hayatını kaybedenlere, tüm terör mağduru insanlarımıza rahmet etsin. Ailelerine ve ülkemize sabır versin.

Biz bir edebiyat dergisiyiz. İşimizin çoğu vaktini edebiyat meşgul ediyor.

Bir de ülkemizin düştüğü bu me’şum günler.

Ne olur, lütfen sizler, bizler, hepimiz, bu coğrafyada yaşayan kim varsa bilsin ki birimizin burnu kanadığında hepimiz üzülüyoruz.

Ne olur, lütfen sizler, bizler, hepimiz bu zor günlerde birbirimize karşı daha saygılı, daha ölçülü, kendi kızgınlıklarımızı değil vatanımızı ve bütün memleketimizi, bütün insanlarımızı düşünerek konuşalım.

Dikkatli olmalıyız.

Bin yıldır Anadolu’da birlikte yaşadık, birlikte şiirler okuduk, birlikte savaştık, birlikte öldük, üzüldük, halaylar çektik. Hayata dair ne varsa birlikteydik.

Bugünler elbet geçecek. Güzel günleri hep birlikte göreceğiz.

Bize düşen bu zor günlerde, fitnenin, ayrımcılığın, kardeşi kardeşe kırdırma heveslerinin ve cinayetlerin cirit attığı bu çetin günlerde ne olur biraz daha dikkatli olalım. Sözlerimizle, davranışlarımızla, dostluklarımızla, arkadaşlıklarımızla.

Birini kaybetmek çok kolaydır. Birini kırmak, küstürmek, incitmek en kolay olanı. Derdi Türkiye olan en yakınına, kardeşine, en uzaktaki arkadaşına, en uzaktaki dostuna onu sevdiğini söylesin. Dost olduğunu, kardeş olduğunu, birlikte aynı ülkede yaşadığı için mutlu olduğunu.

Kötülük ne kadar hızlı yayılıyorsa, iyiliği de o kadar hızlı yaymalıyız.

Oyun büyükse bu millet de büyük.

Oyun büyükse Allah da büyük.

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın