Turgay Demir, Vapurlar Ah

nasıl yazılıyordu güzelce zulüm, gündüz gözü saydam karanlık
travmalar ve bürokrasiden teneşire
doğru seyreden tramvaylar yolcusuyum.
beni esirge yine bir gece vakti krizantem çiçeklerinden,
hiçbir kehanette geçmiyor adım.

değil mi ki ellerin, bu terk ediliş nezaretinin en güzel köşesidir
korkuyorum uğultusundan sokağın
ve aleyhime tıkırdadıkça o marka saat
şiire kıyamet, şarkıya hüzün ve namluya katarlar sürülür
bahsi geçen kervanda, ben vasıtasız tahsilli yoksul;
yalnızlık aslı gibidir sinkaflı bir diplomanın.

ahmakça boşluk, aortta kapı duvar ve güzelim cinnet trafik
bir kaç molekül miktarınca muhteşem yüzün
kıyısı kompliman, kokusu fantastik bir ağıt parçası bulanık deniz
aşk değil bu bir çözünürlük meselesidir, kurgusal faşizan fiil
vuruldum sana şakağımın neoliberal yerinden,
mahzun bakma matruşka ütopyalar anlamsız.
döngü kısır bile değil hiç bir şeyin döndüğü yok
dedemle çocukluğum, geçirgen kusursuz bütün.
vapurlar filmin sonuna taşır dağınık saçlı aktrisleri
uyanırken, ölürken ve dönerken mütemadiyen düşük bütçeli jeneriklerden
vapurlar sevgilim,
ortalık yerinde yürür, rıhtımda beklerken seni; yorgun kalbimin.

vapurlar, ah !
vapurlar, ah !
vapurlar, ah !

 

Turgay Demir, Kültür Mafyası

İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın