Turgay Demir, Kimyevi Ayrılıklar

Dedim ki:
Lütfet
Diz kapaklarıma dokun
Okyanusları yeniden keşfedeyim.

doğmuş bulunmakla hüzne bulaştım
insanlar, evet onlar ki hep tanış oldukların
beni ne kadar da anlamamışlar
oysa bir sıcacık soluğuma tutundu dünya
Kederimden okunuyor yüzüm
Yarı silik, yarı parçalı hüzünkâr.

ey benim ağrıyan yerim,
bugün göğümün gövdesi yaralı
yansız bir mühletin kaldıysa bağışla
kimyevi ayrılıklar ve
bir pahalı kahramanlığım var
kasketimin yırtığında sakladım zamanı
yenilirken rastlıyorum yanağındaki bene
sevdiğin şarkıları ciğerime sapladım
gel etme yağmurun arkadaşı
koş ve gitmekten vazgeç.

Kalbim,
kaburgasına yakın olmadığı kadar
kalbine yakın
Ve benim Sevgili
kalbinden öptüğüm kadın;
Senin yalnızlığın güneşin ağrına gider
Benimse sensizliğim âyan beyan kıyamet.

Sen biliyorsun, en güzeli
Maviliği martılarla,
Seni kendimle düşünmek.

Bu filmin icabı böyleymiş demek
Sahici beyaz parmakların ve
Bir parlak namlunun cazibesine şahidim
Bir fotoğrafta adamakıllı ölmek demek bu
Yaşayabilmişliğimiz hiç olmadıysa zaten
Sevgilim,
Baştan ayağa mutsuz sonlara kestim
Film bitiyor, uzat elini.

 

 

 

Turgay Demir

İzdiham

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın