Turgay Demir, Güvercin Güzergâhı

Keşke şiir yazmasaydın, fotoromana başlasaydın.

göz ucuyla yüzdüm dünyanın derisini
ömrüm kısaladursun bir başka kıtaya, kutbuna yıldızların
kırlangıçların süzüldüğüdür yaşamak dediğin, yerde.
sıtmaya tutulmuş siyah, bu matem, bu mavi…
bir örnek giyinen kadınlar yani, varsın lavanta koksunlar
ölüm etajer üstlerinde, öylece annesizlerin
ve ciğerim tükenir sıcak asfaltta biten, renginde menekşenin.

nehirler latince bilmiyorlar doktorum,
yalnızlaşıyorum içimden ateşin bulunuşuna doğru.
balkonum güvercin güzergâhı,
banyomda kabilesinden kovulmuş örümcekler
biraz önce yaratılmadı kombine aldanışlarım
gidecek gibi değil bütün bu davetsiz rivayetler.

adım geçiyor koyu renk, boğuk ve derinden
bir soruşturma evrakında değil belediye hoparlöründe
gözleri mürekkep mavisi, gözleri giyotin ağrısı celladım tamam
betonarme düşlerimle ben kerpiç evlerde
masal başka masal, sen küt saçlı kızıl rapunzel
üstelik kuleyle irtibatı koparmış en talihsiz pilotum
yere çakılırsam işimden olur muyum?

hışırtıyı duyuyor musunuz?
yalnızlığın frekansında kırıldı kadranı bu radyo
artık iş görmez elleri gibi rahmetli dedemin.

 

Turgay Demir
İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın