Turgay Anar, Mekândan Taşan Edebiyat

İstanbul’un bütün edebiyatçı mekânları bu kitapta anlatılıyor.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Turgay Anar’ın uzun yıllar çalışarak yazdığı ve İstanbul’un hemen bütün edebiyat mahfillerini ve edebiyatçı mekânlarını bir araya getirdiği önemli eseri Mekândan Taşan Edebiyat isimli kitabı Kapı Yayınları tarafından çok kısa süre önce yayımlandı. İstanbul’da 1860’lı yıllardan itibaren ortaya çıkan edebiyat mahfillerini bir arada görebileceğimiz ilk ciddi eser olan bu çalışmanın birinci bölümünde “Kanon” kavramı ve kanonun edebiyat mahfilleriyle olan irtibatını açıklayan yazar, daha sonra sırasıyla eserin çerçevesinin doğru çizilmesi için şu önemli konulara yer vermiş: “Sanatkâr hamiliği”, “salon edebiyatı”, “encümen ve encümen-i şuaralar”, “mahfil ve edebiyat mahfili”.

Bu kavramları Türk edebiyatında ilk kez derinlikli bir biçimde kritik eden yazarın özellikle “mahfil ve edebiyat mahfili” kavramlarıyla ilgili verdiği bilgiler dikkat çekici. Eserin ikinci bölümü “Tanzimat’tan Günümüze Edebiyat Mahfilleri” başlığını taşımakta. Bu başlık altında “paşa, bey, zengin insanlar, edebiyatçı ve edebiyat meraklıların evlerini”, “kahve, kıraathane ve çay bahçelerini”, “pastaneleri”, “bar- meyhaneleri”, “lokanta ve restoranları”, “otelleri”, “matbaa, dergi idare yerleri, kitabevleri” ve “sanat galerileri”ni inceleyen yazar, eserin üçüncü bölümünde ise haklarında ayrıntılı bilgiler bulunmayan diğer edebiyat ortamlarını ortaya çıkarmış, buradaki edebî faaliyetleri açıklamış, bu tür mekânların müdavimleri hakkında da detaylı bilgiler vermiş.

Eserin dikkat çekici bir özelliği de çalışmanın nasıl bir titizlikle yapıldığını gösteren bibliyografyasını incelediğimizde ortaya çıkmaktadır. Eserin bibliyografyası bile yaklaşık elli sayfa tutmaktadır.
Türkçe sözlükler mahfil kelimesini, “Konuşup görüşmek için bir araya gelinen yer, toplantı yeri; toplanmış heyet, meclis; oturulacak yer, görüşülecek yer” şeklinde açıklar. Edebiyat mahfilleri de birden fazla edebiyatçının bir mekânda buluşup sanat-edebiyat ile ilgili çok çeşitli konularda konuşma ve sohbetler yapması, edebiyat ve sanatla ilişkilendirilebilecek konu, kavram, eser, şekil, tür vb. üzerinde, bu türden “toplantı yerlerinde” bir araya gelerek görüş ve fikir alışverişinde bulunmasıyla ortaya çıkar.

Hafıza, “hatırlanması imkânsız olan şeylerin heybetli ve baş döndürücü stoğudur.” Edebiyat mahfilleri de edebiyatçıların diğer edebiyatçılar ve edebiyat meraklılarıyla iletişime geçtiği, bazen çeşitli konu, eser, tür vb. üzerinde mutabakata vardığı bazen de tartışılan konulara önemli şerhler koydukları bir “edebî hafızanın merkezi”dir. Mahfillerdeki hemen her türlü konuşma, sohbet, eleştiri, tenkit, sanat ve edebiyat için hayati öneme sahiptir. Bu tür faaliyetlerle çok sık karşılaşmamızın mümkün olduğu edebiyat mahfilleri, edebiyatın “capcanlı” olduğu, sanat ve edebiyat merkezli tartışma, tenkit veya tekliflerin yapılabildiği, bu tür etkinlikler sayesinde toplantı yeri ve odağının sürekli canlı kalabildiği bir yer ve aynı zamanda yaşayan edebiyatın, kültürün, sanatın “atardamarı”dır.

Mekândan Taşan Edebiyat kitabında, 19. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar olan zaman aralığında İstanbul’daki edebiyat mahfilleri ortaya çıkarılmış ve buradaki edebî faaliyetler çeşitli açılardan incelenmiştir. İstanbul’un sanat ve edebiyatın merkezindeki yerini belgeleriyle ve ilmî bir titizlikle ortaya çıkaran bu eser, “edebî hafızanın mayalandığı” yerleri göstermesi bakımından da zevkli okumalar sunmaktadır. Bu tür titiz ve ciddi eserlerin ortaya çıkması, edebiyata ilgi duyan insanları heyecanlandırmaktadır.

 

Tahsin Yıldırım değerlendirdi.
İzdiham

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın