Trainspotting’den 15 Alıntı

1. “Hayatı seçin. İş bulun. İşinizde ilerleyin. Aile kurun. Büyük ekran bir televizyon alın…”
“…Çamaşır makinesi, araba, cd player, elektrikli konserve açacağı alın. Sağlığınıza dikkat edin. Kolesterolünüzü düşük tutun ve kendinize diş sigortası yaptırın. İpotekle ev alın. İyi bir ev için çalışın. Arkadaşlarınızı seçin. Hobileriniz için ayrı giysiler ve uyumlu çanta kullanın. Doğru dürüst bir çatısı olan, üç odalı pahalı bir daire kiralayın. D.I.Y’e gidin ve Pazar sabahı orada ne işiniz olduğunu düşünün. Kanepenizde oturun, televizyonun beyninizi yıkamasına izin verin, ruhunuzu o salak yarışmalara satın ve bir şeyler tıkının. edin. Ürettiğiniz o sersem bebelerin ortalığa işemesini izleyin. Geleceğinizi seçin. Hayatı seçin.
Ama neden böyle bir şey yapayım ki? Ben hayatı seçmemeyi seçtim. Ben başka bir şey seçtim.
Neden mi?
Hiçbir nedeni yok.”
2. “Acı merkezlerim zamanın geldiğini söylüyor. Ne kadar çabuk. Tanrım, hayat kolaylaşmıyor.”
3. “Bazı kadınlar, psikopat karakterlere ilgi duyarlar. Genellikle bu kusurlarının bedelini korkunç bir hayat yaşayarak öderler.”
4. “Benim sorunum şu: ne zaman sahip olmayı çok istediğim bir şeye sahip olma olasılığı karşıma çıksa; kız arkadaş, ev, iş, eğitim, para filan, birden o şey bana çok aptalca ve anlamsız geliyor…”
“O kadar ki artık onu istemiyorum zaten!”
5. “İstatistiksel olarak insanın kendi ailesinden biri ya da arkadaşı tarafından öldürülmesi, yabancı biri tarafından öldürülmesinden çok daha yüksektir.”
6. “Kendinden ödün vermeden, iğrenç iki yüzlülüğe fazla bulaşmadan ve bu çürümüşlüğe kendini fazla kaptırmadan bir topluluğu tatmin etmenin en iyi yolu klişelere sadık kalmaktır…”
“…İnsanlar böyle zamanlarda klişeleri severler. Çünkü gerçek görünürler ve bir anlamları vardır.”
8. “Tanrım, beni bana yardım etmek isteyenlerden koru!”
9. “Toplum, davranışları kendi normlarının dışında kalan insanları emebilmek için yapay ve dolambaçlı bir mantık icat eder.”
10. “Annemi seviyorum, onu çok seviyorum, ama tanımlaması zor olan bir biçimde, ona anlatması zor olan, neredeyse olanaksız olan bir biçimde…”
“…Ama yine de onu seviyorum. O kadar ki artık benim gibi bir oğlu olmasını istemiyorum. Keşke kendi yerime ona daha iyi bir oğul bulabilseydim. Bunu istiyorum, çünkü değişimin bizim elimizde olan bir şey olmadığını düşünüyorum.”
11. “Hayat sıkıcı ve boş. Büyük umutlarla başlıyoruz, sonra…”
“…Sonra gerçek yanıtları bulamadan geberip gideceğimizi fark ediyoruz. Varlığımızı gerçekten değerli bir bilgiye, gerçek şeyler hakkındaki o bilgiye tam eriştiremeden, hayatımızı sadece farklı biçimlerde yorumlayan bütün o büyük fikirleri geliştiriyoruz. Aslında, sadece kısa ve hayal kırıklığı dolu bi hayat yaşıyoruz, sonra da geberiyoruz.
12. “C vitamini yasa dışı olsaydı, onu da kullanırdık.”
13. “Kendimin ve hayatın sınırlarıyla yüzleşemediğim için kendimden nefret ediyordum…”
“…İnsanın kendini hayal kırıklığına uğratan sınırları kabullenmesi akıl sağlığına ya da normal davranış biçimine işaret ediyordu öyleyse.”
14. “Bir zamanlar diğerlerini eğlendirmeye yönelik bir oyundan ibaret olan husumetleri, oynana oynana sıradan bir gerçeğe dönüşmüştü.”
15. “Hayat daha basit olsa gerekti, bu kadar karmaşık olamazdı. Daha çok acı, sonra daha çok uyku/acı.”
İZDİHAM
“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın