Tomas Tranströmer, Solitude

Neredeyse ölüyordum burada
Şubat ayı, bir gece vakti
arabam şeridinden çıktı
buzlar üzerine devrildi
Trafiğin karmaşası, ışıklarıyla
üzerime üzerime geldi.

Adım, kızlarım, işim, hepsi
özgürce savruldu ve geride kaldılar
küçüldükçe küçüldü,
uzaklaştıkça uzaklaştılar
Artık bir hiç kimseydim
bir çocuktum
çocuk parkında mahsur kalmış

Yaklaşan arabaların güçlü farları vardı
Üzerime dogru parlıyorlardı
Saf bir korkuyla  çevirdim hep direksiyonu
kaygan yumurta akı gibi,
aktı gitti ellerimden…
Saniyeler uzadıkça uzadı,
daha fazla boşluklar oluşturarak bende
büyüdüler, devleştiler
büyük hastane binaları gibi

Halbuki biraz olsun dinlenebileceğimi
nefes alabileceğimi düşünmüştüm
bu kaza olmazdan önce

Sonra hissettim,
Kum taneleri gibi uçuşuyordu kar
esiyordu şiddetli bir rüzgar
Arabanın sürüklenmesi sonunda durdu
Bir trafik levhası koptu fırladı yerinden
büyük bir tangırtıyla uzaklara savruldu
koyu karanlığa doğru

Ve sessizlik…Emniyet kemerime geri döndüm
Birinin gezişini gördüm
uçuşan kar taneleri arasında
benden ne kaldığını görmek için

İZDİHAM 15. Sayıda yayınlandı.

 

 

Tomas Tranströmer  
Çeviren: Ahmet Cora

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: