Thomas Mann, Çürüme

 

Birkaç dakika sonra, artık bedeni görüntüye kapanmış olan Joachim giyinirken kendisi gök gürültüsünün ortasındaki teşhir direğine bağlandı. Başhekim yeniden süt rengindeki ekrana bakmaya başladı ama bu kez baktığı Hans Castorp’un içiydi ve mırıldanmalarından -ağzından kaçan küfürler ve sözler- beklediğinin çıktığı anlaşılıyordu.

Uzun yalvarışlardan sonra hastasının kendi elini görmesine izin verme nezaketini gösterdi ve Hans Castorp hiçbir insanın görmeye niyetlenmediği, kendisinin de görebileceğini hiç düşünmediği ama ne göreceğini de çok iyi bildiği bir şeyi: Kendi mezarını gördü. Işığın gücüyle, daha sonraları gerçekleşecek olan çürümeyi, içinde hareket ettiği etin çözüldüğünü, parçalandığını ve bir hiçlik sisinin içinde eriyip yittiğini gördü; içeriden sağ elinin narin iskeleti görülüyor ve bu iskeletin yüzükparmağında büyükbabasından kalan mühürlü yüzük kapkara ve gevşek sallanıp duruyordu.

Yeryüzüne ait bu sert şey, özgür kalıp başka bir et onu bir süre daha taşısın diye bir süre, altında erimeye yazgılı bir bedeni süslemek için takılmıştı. Tienappellerin merhum akrabasının delici kahin gözleriyle bedeninin bildiği bir parçasına baktı ve yaşamında ilk kez öleceğinin bilincine vardı.

 

 

 

Thomas Mann

İZDİHAM

 

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın